31 Temmuz 2014 | 10:22

Eti Krom madenlerinde grev sürüyor

Alacakaya ilçesinde bulunan Eti Krom madenlerinde çalışan 400′ü aşkın işçi, özlük haklarının verilmemesi, çalışma koşullarının ve maaşlarının düzeltilmemesinden kaynaklı 16 gündür iş bırakma eylemi yapıyor.

Elazığ’ın Alacakaya (Gûlaman) ilçesinde bulunan Eti Krom madenleri 2005 yılında özelleştirilerek Yıldırımlar Holding A.Ş’ye ihale ile devredildi. Yıldırımlar A.Ş’ye bağlı Denson, Karaca ve Erözsoy Maden A.Ş’ye ait ocaklarda çalışan yaklaşık 400′e yakın işçi, 16 gündür özlük haklarını verilmesi, çalışma koşullarının ve maaşlarının düzeltilmesi talebiyle iş bırakma eylemi yapıyor.

Sahada bulunan 50 maden ocağında, krom madeni çıkarılıyor. Maden ocağının özelleşmesi ile birlikte işçilerin sorunları yıllar içerisinde bir hayli arttı. Anlatımlarına göre, maden çıkarmak için yüzlerce metre yerin altına inen işçilere, şirket tarafından hiç bir koruyucu elbise verilmiyor. Yine, dinamit patlatmak için gerekli olan “Ateşleme belgesi” olmayan işçiler, mecburiyetten dinamit patlatmak zorunda kalıyor. Haliyle de bu patlatmayı yapan işçiler, tecrübesiz oldukları için de zaman zaman can kayıpları yaşanabiliyor. Yine haftalık izinlerini de kullanamayan işçiler, bayram izinlerini dahi kullanmakta büyük zorluk yaşadıklarını belirtiyor. İşveren tarafından maaşlarının asgari ücret kadar olan kısmının bankadan ödenmesinin dışında kalan meblağın işçilere elden ödeniyor olması kimi zaman bu maaşın zamanında ödenmemesi gibi sorunlara neden oluyor.

Çalıştıkları şirketlerin her yıl iflaslarını vererek, başka bir isimle ihaleye yeniden girmesi nedeniyle özlük haklarında da yine ciddi derecede mağdur edildiklerini ifade eden işçiler, yaşadıkları sıkıntılara rağmen seslerini kimseye duyuramadıklarını belirtiyor.

Bizden habersiz giriş-çıkışımızı yapıyorlar

7 yıldır maden ocağında çalışan Ahmet Biçer adlı işçi, maden ocaklarında can güvenliklerinin olmadığını kaydetti. Kendilerinden habersiz şirkete giriş çıkışlarının yapıldığını ifade eden Biçer, yaşadıkları sıkıntıları “Maaşlarımızın direk bankadan ödenmesi için burada eylem yapıyoruz. Maaşlarımıza zam yapılmasını istiyoruz. Bu isteklerimize şirket yetkilileri ise yanaşmıyor. Bunlar düzelirse her şey düzelir. Çalıştığımız yerde iş güvenliğimiz yok. Biz çalışırken hemen yanımızda iş makineleri çalışıyor. Bu da herhangi bir göçüğün oluşması durumunda sesin gelmemesine neden oluyor. Koruyucu elbise verilmiyor. Tazminat hakkımızı vermiyorlar. Bunlar hep bizden habersiz oluyor. Her yıl şirket değiştiriyorlar” diye anlattı.

Her yıl zorla sözleşme imzalatılıyor

Saden ocağında 8 yıldır çalışan Mehmet Nuri Orman isimli işçi de, haklarının verilmemesi durumunda eylemlerini devam ettireceklerini ifade etti. Kendilerine her yıl zorla sözleşme imzalatıldığını aktaran Orman, “Bize her yıl zorla sözleşme imzalatıyorlar. Sözleşme imzalamadığımız zaman ‘İşten çıkarırız’ diye tehdit ediyorlar. Ayrıca biz tüm paramızı bankadan almak istiyoruz. Yarın emekli olduğumuz zaman maaşımızın bankaya yatırılan üzerinden hesaplanılıyor. Biz bunu istemiyoruz. İş güvenliğimiz yok, hiç bir korucu malzememiz yok. Sağlıklı koşullarda çalışmıyoruz. En ufak bir şeyde çıkışımızı veriyorlar” diye konuştu.

Hakkımı istedim, 2 yıl işsiz kaldım

Mehmet Zülfü Biçer isimli işçi ise, işçilerin aleyhine taşeron firmaların kendi aralarından anlaşmalarından şikayet etti. Biçer, “Bu şirketten önce başka bir taşeron firmada 4 yıl kadar çalıştım. 4 yılın sonunda işten ayrılmak zorunda kaldım. Sırf bu firmayı hakkımızı almak için mahkemeye verdik diye, diğer firmalar seni çalıştırmıyor. Ben bunları mahkemeye verdim diye 2 yıl buradan uzaklaştırıldım” dedi.

İşyerinde alınan önlemlerin hepsi göstermelik

Yine çalışma sahasında alınan önlemlerin formalite olduğunu ifade eden 8 yıllık maden işçisi Aziz Güler, çalışma alanına getirilen sağlık araçlarının arızalı olduğunu belirtti. Herhangi bir göçük yaşandığında yaralanan işçilerin servis araçları ile hastaneye götürüldüğünü aktaran Güler, “Sağlık ekiplerine haber verilmiyor. Sağlık ekipleri önceleri hiç sahada yoktu ama sonradan kazalar artınca getirildi. Ama hepsi sadece formalite icabı burada. Ambulansın kapısı açılmıyor, sedye açılmıyor. Bizler iş makineleri içerde çalıştığından kaynaklı sesten ve tozdan göçükleri fark edemiyoruz dediğimizde de bize yalan söylüyorsunuz” şeklinde yaklaşıldığını ifade etti.

Bundan sonra başka işçilerin mağrur olmaması için greve çıktıklarını söyleyen Güler, bundan sonra bu iş yerinde kimsenin sakatlanmaması, mağdur olmaması ve yaşamını yitirmemesi için mücadele edeceklerini ve 16 gündür devam ettirdikleri iş bırakma eyleminden sonuç alıncaya kadar işlerine dönmeyeceklerini dile getirdi.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. İşaretli alanların doldurulması zorunludur.

*
*