Anasayfa » GENÇLİK » Erdoğan hedef gösterdi: Boğaziçi Üniversitesine ikinci operasyon, 6 öğrenci gözaltında!

Erdoğan hedef gösterdi: Boğaziçi Üniversitesine ikinci operasyon, 6 öğrenci gözaltında!

Erdoğan’ın “komünist, terörist, vatan haini”, “okuldan atılacaklar” diye hedef gösterdiği Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, bu sabah bir kez daha ev ve yurt baskınlarına uğradı. Çevik Kuvvet polisi üniversiteye akreplerle girdi, yurt ve etüd salonlarında terör estirdi, kimlik kontrolü yaptı. Dördü Marksist Fikir Topluluğu’ndan olmak üzere 6 öğrenci ev ve yurtlarından gözaltına alındı.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, 19 Mart’ta okullarında BİSAK gerici-faşistlerinin açtığı “Afrin işgal ve katliamını kutlama ve lokum dağıtma masası”nı kitlesel olarak yürüyüş ve sloganlarla protesto etmişler, faşist katliam sevicilerin masasının kapatılmasını sağlamışlardı.

22 Mart’ta AkTrollerin hedef göstermesi üzerine 7 BÜ öğrencisi gözaltına alınmış, 3 gün tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı.

Öğrencilerin serbest bırakılmasına sinirlenen Akfaşist Troller Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini ve Marksist Fikir Topluluğunu hedef göstermeye devam ettiler. Erdoğan iki kez konuşmalarında, faşist katliam ve işgalcilik masasının kaldırılmasını sağlayan ve barış eylemi yapan öğrencileri, hocalarına ve üniversiteye varana kadar hedef gösterdi, tehditler savurdu, cezalandırılacaklarını vb söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, Erdoğan’ın hedef gösterdiği öğrencilerle dayanışma açıklaması yaptılar ve düşünce ve barışçıl eylem hak ve özgürlüklerini savundular.

Bu sabah, faşist devlet polisi, Boğaziçi Üniversitesine yurt ve öğrencilere ikinci kez operasyon yaparak, 6 öğrenciyi gözaltına aldı.

Bu ülke, onyıllar ve onyıllar boyunca biri gidip diğeri gelen burjuva anti-komünist, faşist, işçi düşmanı, halk düşmanı, kürt düşmanı, kadın düşmanı, aydın düşmanı, öğrenci düşmanı, sol düşmanı, ilericilik düşmanı, insanlık düşmanı, doğa düşmanı rejimleri çok gördü. Her türlü sol, demokratlık, sosyalistlik, komünistlik -vatan hainliğidir” kodlamasını, provokasyonlarını, operasyonlarını, çok gördü.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 ağustos 1929 yılında dönemin yargıtay başkanı, bir grup işçi ve aydına eskişehir tren garında yaptığı konuşma:

“Hâkim efendiler! Siz, kanun adamlarısınız. Ellerinize milletin, vatanın her türlü hak ve menfaatlerini vikaye eden kanunlar tevdi edilmiştir. işaret ettiğim noktaları işitiniz. Türk milletinin büyük haklarını müdafaa ederken, bu noktalar hatırda tutulmalıdır.

Bu memleketteki komünistler sadece bizim tevkif ve hapsettiklerimizden ibaret değildir. Bu işlerle bizzat yakından alâkadar olacağım.

Şurası unutulmamalıdır ki, Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Şubat 1973 yılında “Komünistler İşçilerimizi Nasıl Aldatıyorlar” anti-komünist kara propaganda broşüründe (“Genelkurmay Başkanlığı, 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı, Selimiye – İstanbul”) aynen şöyle yazar:

“Komünizm, Allah’ı bulamayan, mülkiyet tanımayan ve tatbikatıyla insanları köle gibi kullanan ilkel bir rejimdir. Komünizmi bir rejim olarak sistemleştiren Karl Marks bile, ölümünden az önce: “Pireler ektim, ejderhalar biçtim. Ben marksist değilim. Ben marksist değilim.” demek suretiyle bu vahşet örneğini suçlamak zorunda kalmıştır.”

12 Eylül askeri faşist darbesinin cunta şefi Kenan Evren ise şöyle demişti:

“… Müdahaleye karar vermek çok zor bir olaydı… Düşününüz biz sonra ortaya atıldık, ‘Ya herru ya merru’ dedik. Başarılı olmasaydık biz gidecektik, yerimize onlar gelecekti. İktidarda komünistler olacaktı.” »

“Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.

Ama tüm o burjuva-faşist, anti-komünist, işçi düşmanı, kürt düşmanı, öğrenci ve aydın düşmanı rejimler, tüm o hedef göstermelerine, hapishanelerine, operasyonlarına, işkencelerine, katliamlarına karşın bu ülkeden komünistleri, sosyalistleri, devrimcileri, sosyalist ve ilerici işçi ve öğrencileri, yani bu toplumun biricik geleceğini ve umudunu mücadelelerinde ve bunun için ödedikleri bedellerinde temsil edenleri, bu ülkeden kazıyamadı!

Kazıyamazsınız! Tüm fabrikaları, işyerlerini, üniversiteleri, okulları, stadyumları, hastaneleri, kitlelerin işçi ve emekçilerin bulunduğu her yeri hapishaneye çevirseniz de yok edemezsiniz.

Saldırın kırmızı görmüş boğa gibi işçilere, kürtlere, kadınlara, lgbtilere, hekimlere, öğrencilere, aydınlara, solculara, sosyalistlere, istediğiniz kadar, yok edemezsiniz.

Biz, bu yeni çağın çocukları,
kopuyoruz babalarımızın boyunduruğundan,
savaşmak ve kazanmak için kaldırdık yumruklarımızı,
başlatmak için özgürce yaşamı.

Biz, bu yeni çağın çocukları,
bu öfkeli topraklarda yetişenler,
kırbaç ve boyunduruk altında çalışanlar,
bize artık zincirlerle boğulmak yok.

Biz, bu yeni çağın çocukları,
acılar içinde doğmuş kardeşler,
yöneldik haklı, doğru bir amaca,
babalarımızın yasalarından daha soylu.

Bu kanlı dünya savaşında
Zafer ezilenlerden yana,
güçlü, sımsıcak zafer,
özgür yürek, özgür kafa.

Gençlik kızgın, güçlü, atılgan,
köle gibi yaşayamaz bundan böyle,
hıçkırığa, gözyaşına, didinmeye paydos,
paydos bu toprağın çocuklarına.

Biz, bu yeni çağın çocukları,
atılacağız yeni kavgalara,
sevgiyle yeşeren yaşamımızla
ödeyeceğiz bedelini özgürlüğün.

Komünizm bu ülkeyi ve dünyayı çürümeden, kokuşmuşluktan, sömürüden, baskıdan, gericilikten, kölelikten, efendilerden temizleyecek biricik geleceğimiz ve mücadele amacımızdır.

“Berlin’de düzen hüküm sürüyor!” Sizi budala zaptiyeler! Kum üzerine kurulu sizin “düzeniniz” Devrim daha yarın olmadan, “Zincir şakırtıları içinde yine doğrulacaktır!” sizleri dehşet içinde bırakıp, trampet sesleri arasında şunu bildirecektir:

“Vardım, Varım, Varolacağım!”(Rosa Luxemburg/Die Rote Fahne/14 Ocak 1919)

“Sıkı durun. Kaçmadık. Yenilmedik. Çünkü Spartaküs, ateş ve ruh demektir, yürek ve can demektir, proleter devrimin iradesi ve eylemi demektir. Çünkü Spartaküs zafer özlemini, sınıf-bilinçli proletaryanın mücadele azmini temsil etmektedir… Bunlar elde edildiği zaman, biz ister yaşayalım, ister yaşamayalım, programımız yaşayacaktır ve kurtulan halkların dünyasına egemen olacaktır. Herşeye rağmen!”(Karl Liebknecht/Die Rote Fahne/15 Ocak 1919)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*