Anasayfa » GENÇLİK » AB raporu eğitimin şifresini veriyor

AB raporu eğitimin şifresini veriyor

Avrupalı emperyalist tekelci devletlerin örgütü olan Avrupa Birliği, 2020’ye kadar izleyeceği eğitim planını ve kıstaslarını yayınladı. Birlik yayınladığı bu raporda 2020’ye kadar Avrupalı kapitalist toplumsal yapının sahip olduğu ve gelecekte hedeflediği işgücünün niteliğini tanımlamış oldu.

Kapitalist toplumda toplumsal hayatın tüm birimleri, bireyden en karmaşık kurumlara kadar artıdeğer sömürüsünün optimum ölçülerde yükselen bir grafik olarak garanti edilmesini koşullar. Bu olmadan ne tekelci rekabet olabilir, ne de kapitalist toplumsal yapı yaşayabilir. Rekabet edemeyenler safdışı kalır. Rekabet edebilirliğin en önemli bileşenlerinden biri de kapitalist eğitim sistemidir. Kapitalistler nitelikli işgücü dediklerinde bu kavramı biz, işgücünün niteliğinin toplumsal ihtiyaçlardan hareket edilerek değil, kapitalist şirketlerin rekabet güdülerinden hareketle tanımladıkları nitelikli işgücünün artan oranda sömürülmesi olarak algılarız.

Yayınlanan raporda Türkiye, eğitim terk oranı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitime yatırım ve erkek-kadın öğrenci farkında AB’ye üye ve aday ülkelere göre son sıralarda yer alıyor. Türkiye’nin gayrısafi yurtiçi hasılasının sadece yüzde 2.86’sının eğitime ayrılıyor. Bu oran Belçika’da yüzde 6,02, İzlanda’da yüzde 7. 18-24 yaş arasında eğitimi terkedenlerin oranı yüzde 44,3. AB ortalaması ise yüzde 14,4. AB, bu rakamı 2020 yılında yüzde 10’a çekmeyi hedefliyor. Türkiye’de yüksek eğitimli kesimin nüfusa oranı yüzde 14,7. AB ortalaması ise yüzde 40. Erkeklerin yüzde 37’si eğitimi yarıda bırakırken, bu oran kadınlarda yüzde 50,2. İlk ve ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 60’ından fazlası mesleki açıdan yetersiz öğretmenler tarafından eğitiliyor. Rapora göre, Türkiye “öğretmenlerin kendisini geliştirmesi” açısından da son sırada.

Basında raporun popüler yorumu denilebilecek karşılaştırmalı değerlendirmeden ülkedeki eğitim sisteminin diğerlerine göre tam bir felaket olduğu, ya da Türkiye’deki eğitime bütçeden ayrılan payla savunma harcamalarına ayrılan arasında inanılmaz bir uçurum olduğu sonuçlarına ulaşabiliriz.

Türkiyedeki kapitalist düzenin toplumsal yapıyı yeniden üretirken, ihtiyaçlar listesinde eğitimin diğer kapitalist devletlere göre bu kadar geriden gelmesi, yine diğerlerine göre daha fazla emek yoğun işgücü sömürüsüne sahip bir düzlemde olunmasından kaynaklanır. Emek-sermaye çelişkisinin derin boyutlar taşıdığı Türkiye kapitalist düzeninde, burjuvazi işçi sınıfından kendini sürekli işçi olarak yeniden üretmesini yani çoğalmasını salık verir. İşçi kuşaklarının çocukları, onların çocukları kapitalist toplumun istemleri ve işbölümü çerçevesinde kalmalıdırlar. Karşılaştırma yaptığımız diğer kapitalist toplumlarda da işçi sınıfına burjuvazi tarafından aynı istemler salık verilir. şçilerin çocukları temel mesleki eğitimden sonra bir an önce işgücünü satmaya teşvik edilir. Bu sorun ancak işçilerin kendi kuracakları iktidarda çözülebilecek bir sorundur.Yani işçi sınıfının gerçek iktidarı sosyalist devrimle kurulacak bir iktidarla.

Devrimci Proletarya/İsviçre

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*