Anasayfa » GÜNDEM » Eğitim İşçileri Yeni Döneme “Savaş”‘ın Gölgesinde Başladı

Eğitim İşçileri Yeni Döneme “Savaş”‘ın Gölgesinde Başladı

Eğitim İşçileri Yeni Döneme “Savaş”‘ın Gölgesinde Başladı

Eğitim işçileri; 2017 – 2018 eğitim öğretim yılının birinci dönemini ,savaş gölsesinde ve eğitim alanında yaşanan sorunlarla kapattı.

Geçtiğimiz yıla da eğitimdeki yaşanan sorunlar ve belirsizlikler damgasını vurmuştu.

Kapitalizmin dünyada yaşadığı kriz ve bunun yansımalarını eğitim işçileri olarak bizler okullarımızda, öğrencilerimiz sınavlarda, veliler ise günlük yaşamlarında can yakıcı şekilde hissettiler.
Yaşadıklarımızın ne anlam ifade ettiğini çok iyi bilmekteyiz. Peki eğitim alanında yaşananlar, sorunlarımız ve geride bıraktıklarımız neydi? Niçin bunlar yapıldı?

2012 yılından, hatta daha da öncesinden bu yana, burjuva devlet ve hükümeti AKP, sermayenin çıkarları doğrultusunda eğitim alanında kendince ‘’REFORM’’ adını verdiği uygulamaları hayata geçirmeye başladı. İlk adım olarak 4+4+4 düzenlemeleriyle işe koyulmuştu. Bu değişimle hedefledikleri sermayeye ucuz işgücü sağlamaktı. Bunlara karşı cılızda olsa karşı bir direniş sergilendi ancak eğitim işçilerinin örgütlülüğünün dağınık oluşu saldırının püskürtülmesinde yetersiz kalarak sermayenin ve uygulayıcısı burjuva-faşist AKP hükümetinin meydanı boş bulurcasına pervasızca adımlar atmasını ,patronları tarafından istenilenleri yapmasını kolaylaştırdı.

Bunların üzerine 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin yaşanması ve sonucunda OHAL ‘in ilan edilmesi ile birlikte çıkarılan KHK’lerle yeni bir döneme de geçilmiş oldu. Kendisine lütuf olarak gördüğü bu dönemde çıkarılan KHK’ lerle birçok eğitim işçisi ihraç edildi. Kimimiz açığa alındık, soruşturmalar geçirdik. Hatta Nuriye ve Semih’in başlatmış olduğu açlık grevi sürecini yaşadık/yaşamaktayız.

Bu yaşananların yanında; MEB ‘in yapmış olduğu müfredat değişiklikleri ile biyoloji ders saatleri azaltılarak din kültürü ve ahlak bilgisi ders saatleri artırıldı.’’Evrim teorisi’’ müfredattan çıkarıldı. Din dersi kitaplarında cihat konususunda bilgilendirmeler yapılarak bunların işletilmesi sağlandı. Hatta ders kitaplarında cinsiyetçi-mezhepçi-milliyetçi söylemlere fazlasıyla yer verilmeye başlandı.
İmam hatip liselerinin daha da yaygınlaştırılması için birçok düzenlemeler yapıldı. Hatta çalıştığım okula abdesthane ve kadın ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı mescitler açıldı.
ENSAR VAKFI ve TÜGVA gibi tecavüzcü vakıfalarla ( sayısını daha da artırabiliriz) eğitim alanında MEB eliyle (Halk Eğitim Merkezleri üzerinden milyon avroluk paraların harcanarak) protokoller imzalanarak eğitimde yaşanan sorunlar katlanarak devam etti.
Bir gece ansızın “tek” adamın’’ talimatıyla’’ liseye geçiş sınavı olan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) kaldırılarak yerine sözde ‘’ Veli tercihine bağlı Serbest Kayıt Sistemi ‘’ getiriliverdi.Tabii ki sınava kadar bir değişiklik olmazsa.

Üniversitelerde akademisyenler ihraç edilirken ,YGS-LYS kaldırılıp, yerine TYT-YKS sistemi getirildi.
Meslek Liseli öğrencilerin staj sömürüsüyle birlikte işçileşmesine tanıklık ediyoruz.
Burada eğitim alanında yaşadıklarımızın sayısını daha da çoğaltabiliriz. Türkiye’de tekelci burjuvazinin icraatları ve hedefleri açık açık ortada dururken biz eğitim işçilerinin yapması gereken nedir?
Topyekün yapılan saldırılara karşı örgütlülüğümüzü gözden geçirip temel sorunumuzun sınıfsal bir sorun olduğunun bilinciyle, kapitalizmi hedefe koyarak bu çürümüş sistemi yıkmayı hedefleyip,yeni bir eğitim sistemi ve yeni bir yaşamın ancak ve ancak SOSYALİZM’ le kurulacağının bilinciyle..!

Burjuvazi eğitim işçilerini savaşa davet etmiştir. DAVETLERİ KABULÜMÜZDÜR..

Niğde’den Devrimci Proletarya Okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*