Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Duvarları delip diyaloğa dönüşecek “Monologlar”

Duvarları delip diyaloğa dönüşecek “Monologlar”

Sincan F Tipi Cezaevi‘ndeki Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği davası tutsağı müebbet hükümlü Ercan Akpınar, tek başına çıkardığı “Monologlar” dergisinin ilk sayısını “yayınladı”. “Nevi şahsına münhasır dergi” alt başlığıyla çıkan dergide, rejimin neoliberal burjuva demokrasisine çözülüşünün ele alındığı “Panorama”nın yanı sıra, “İdeolojik yaklaşım”, “Kapitalizm öldürür”, “Emekçi kadının özgürlüğü”, “Sıradan bir gün” ve “Hedef” başlıklı yazılar yer alıyor.

“Monologlar”ın “Başlarken” başlıklı yazısı ise şöyle:

Doğumun ve direnişlerin canlanıp kabardığı baharın karşılayıcısı olarak ilk merhabasını iletiyor Monologlar. Bu ilk merhabanın heyecanı ve yeninin dayanılmaz çekiciliği ile çıkıyoruz yola. Yola çıkarken oluşturulan bir mottosu olsa da Monologların kervanı biraz da yolda düzülecek. İçinden geçeceğimiz yol yürüyüşümüze de etki edecek. Hedefimiz baki olsa da yürüyüşümüzün temposu değişebilir. Yolcu yolunu kendi seçebilir, ancak yola çıktıkan sonra yol da kendi karakterini yolcuya hissettirmekte gecikmeyecektir. Düz bir asfaltta yürüyenle sarp bir dağ patikasında zorlukla ilerleyen yolcu aynı şeyleri düşünmeyecektir. Yol neyi, nasıl düşüneceği üzerinde de etkiyecektir. Monologlar da yolun karakterine uygun olarak, nev-i şahsına münhasır bir yolcu olduğunu unutmadan yürüyecek. Yolun bir parçası değil, üzerinde yürüyen olduğunu…

Her yürüyüş bir ilk adımla başlarmış; yürüyelim…

İçinde bulunduğumuz tecrit ortamının ruhuna uygun olsun diye Monologlar dedik adına. Tecrit diyalogu, çok taraflılığı değil, monologu zorunluyor. Çoğulu değil, tekili dayatıyor. Yaşamımızı daraltarak, toplumsal bütünlüğümüzü bozup insani kimliğimizi darbelemek istiyor. O da biliyor ki, insan toplumsal ilişkilerin bütünüdür. Toplumsal ilişkileri en asgari düzeye düşürmek bu bütünlüğü yıkıma uğratmak içindir. Fakat birilerinin bunun böyle olmasını istemesi öyle olacağı anlamına gelmiyor. Karşıtlıklar burada da devreye giriyor. Direniş olası tüm biçimlerini kullanarak hasmını geriletmeye çalışıyor. İşte bu karşıtlık içerisinde Monologlar’ın mütevazı bir yeri olacak. Tutsağın tüm engellemelere rağmen kendini yeniden üretebildiğinin, yıkıma uğratılmak istenen kimliğinin ve kişiliğinin, ideolojik duruşunun korunup geliştirilebileceğinin ifadesi olacak. Monoloğa zorlananların, daraltılmış koşulların içerisinden diyaloğu yaratmak için bir aracı olacak.

Monologlar belli bir peryodda olmayacak olsa da, bir ayı aşmayan periyodlarla sesini duyurmaya çalışacak. Engellemeleri aştığı oranda da buluşacak okuyucusuyla.

Engel ve tüm kısıtları aşma iradesini kuşananların coşkusuyla selamlarımızı iletiyor, bir dahaki sayıda buluşmak üzere diyoruz.

Monologlar

Ercan Akpınar’la yazışma adresi:
Sincan 1 nolu F Tipi Cezaevi B/1 – 37 Sincan ANKARA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*