Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » DKB’den anma etkinliği

DKB’den anma etkinliği

Devrimci Komünist Birlik, 18 Mayıs Pazar günü Üretim Sokağı Kültür Merkezi lokalinde gerçekleştirdiği bir etkinlikle, 1958 yılında Kıbrıs’ta ortak sendikal mücadeleyi yürütürken TMT tarafından katledilen Fazıl Önder’i, Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’yı ve Soma’da ki iş cinayetinde kaybettiğimiz maden işçilerini andı.

Üretim Sokağı Müzik Atölyesi’nin türkülerle ve marşlarla katkı sunduğu anma etkinliği doğal ve sıcak bir ortamda gerçekleşti.

Fazıl Önder’in anılması üzerinden başlanan konuşmalar, Kıbrıs sınıf mücadelesi tarihi ile ilgili bilinmeyen ve arka planda kalan yönleri açığa çıkardı. Mevcut sendikal mücadelenin “geçmişin” anlayışından uzak davrandığının belirtildiği konuşmada, Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde örülmesi gereken ortak mücadelenin önemine vurgu yapıldı. Fazıl Önder ile birlikte “yeraltı” örgütleri tarafından katledilen diğer sendikacılar da anıldı.

Konuşmalara İbrahim Kaypakkaya’nın hayatı ve mücadelesinin anlatılması ile devam edildi. 68 hareketinin de ele alındığı konuşmada, o dönemin hareketi değerlendirilirken üzerinden atlanan ‘71 devrimci kopuşu’ ve bu kopuşun ne ifade ettiğinden bahsedildi. Kaypakkaya’nın politik yönelimi ve üretiminin kısa bir şekilde ele alındığı konuşmada, devrimci örgütün nihayetinde siyasal, politik bir örgütlenme olduğundan, dönemin devrimci önderlerinin bu anlayışı farklı zeminlere “yaslanmış” olsalar da hayata geçirme çabalarının değerli bulunduğundan bahsedildi. Hareketin başlangıç evresi ile vardığı gelişim noktasının irdelenmesi gerektiği söylendi.

Ayrıca ‘71 devrimci kopuşu’nun bıraktığı siyasal boyutun, kapsadığı “devrimci dayanışma” pratiği ile beraber ele alınması gerektiği dile getirilirken, günümüz “rekabetçi ve dar-grupçu” anlayışı da eleştirildi. “Devrimci hareketi devrimci yapan, başkalarının ne kadar az devrimci olduğu değil, Marksist siyasal, politik yönelimi ve eylemsel çizgisidir” denildi. Aynı zamanda konuşma sırasında 18 Mayıs 1982 yılında Diyarbakır Cezaevi’nde bedenlerini cezaevindeki baskılara karşı tutuşturan “4’ler” de anıldı.

Başka bir katılımcı ise Soma’da yaşanan işçi katliamına değinirken, sosyalist hareketin “normal zamanlar”da sınıf içinde güç biriktirmesinin böylesi zamanlarda ne kadar da önemli olduğunun altı çizildi. Soma’daki katliamın akabinde gösterilen sokak eylemsellikleri ile Haziran Direnişi’nin yaratmış olduğu politik ortamında tartışıldığı konuşmada, Türkiye’deki sınıf mücadelesi ve sosyalist hareketin durumu tartışıldı. Haziran sürecinde Türkiye’de bulunan katılımcılar ise deneyimlerini ve gözlemlerini diğer katılımcılarla paylaştılar.

Konuşmaların ardından kısa bir ara verilen etkinlik, bu tür toplantıların bir ihtiyaç olduğu vurgulanarak, düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi kanısı ile başladı ve Üretim Merkezi Müzik Atölyesi’nin türküleri, marşları ile devam etti.

Üretim Merkezi Tiyatro Atölyesi ise şiirler okuyarak etkinliğe katkı koydu.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*