Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Diyarbakır’da kapitalist işbirliği

Diyarbakır’da kapitalist işbirliği

Bir süredir Anayasa tartışmalarının gölgesinde kalmış görünen neoliberal Kürt açılımı, biraz daha sessiz sedasız, fakat asıl temelini oluşturan Kürdistan’daki ekonomik yeniden yapılanmaya dönük düzenlemelerle sürüyor.

Bunun son örneği, Diyarbakır Valiliği, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, KOSGEB, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve Karacadağ Kalkınma Ajansı arasında imzalanan işbirliği protokolü oldu. Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende ortak bildiriyi Diyarbakır Valisi Hüseyin Mutlu okudu.

Vali, “İletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler, ekonomideki küreselleşme olgusu ülkemizdeki ve ülkemizin komşu ülkelerle ilişkilerindeki yaşanan olumlu siyasi ve ekonomik gelişmeler, Diyarbakır’ın sahip olduğu potansiyelin harekete geçmesi ve yeni fırsatlara dönüştürülmesi için uygun bir ortam oluşturmaktadır” dedi. Kürt burjuvazisi adına konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu ise, “dünyanın ve Türkiye’nin Diyarbakır gibi dinamik bir kente, canlı bir ekonomiye ihtiyacı var. Komşu ülkelerle ilişkilerde yaşanan olumlu siyasi ve ekonomik gelişmeler, Diyarbakır’ın sahip olduğu potansiyelin harekete geçmesi için bir fırsattır” diyerek Valinin sözlerini yankıladı. Diyarbakır Belediyesi, Dicle Üniversitesi, Kalkınma Ajansı, KOSGEB adına yapılan tüm konuşmalarda “Diyarbakır’ın potensiyellerinin açığa çıkarılması” vurgusu tekrar tekrar yapıldı. Türk ve Kürt burjuvazisinin Kürdistan’a dönük yeni sloganı da bu olsa gerek: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun potansiyeli!”

Vali’nin ve diğerlerinin sözleri, en başta neoliberal burjuva demokrasisi ve Kürt açılımının bölge ve Ortadoğu kapsamındaki neoliberal-stratejik yeniden yapılandırmanın bir parçası olduğunu, ve Kürdistan’a bu temelde biçilen yeni ekonomik-siyasal-kültürel rolü bir kez daha ortaya koyuyor. “Diyarbakır’ın”, emperyalist ve bağımlı kapitalizm açısından “sahip olduğu potansiyelin” ne olduğunu, bunun nasıl bir kamçılı ucuz işçi sömürüsü ile “harekete geçirileceğini” ve azami kar ve Ortadoğu pazarlarına giriş açısından hangi “yeni fırsatlara” dönüştürüleceğini ayrıca belirtmeye gerek var mı?

Vali, Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dicle Üniversitesi, KOSGEB, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından ortaklaşa 24-26 Mayıs 2010 tarihlerinde I. Uluslararası Katılımlı Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Sempozyumu ve Mermercilik Şurası’nın düzenleneceği müjdesini de veriyor. Sempozyumun temel amacının, sahip olduğu doğal kaynaklara ve stratejik konumuna rağmen, Türkiye’nin sanayi üretiminde arzu edilen düzeyde bir paya sahip olamayan Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve özellikle Diyarbakır’ın sanayi potansiyelini (yani ucuz hammedde ve ucuz işçilik!) öne çıkarmak olduğunu kaydeden Vali, devam ediyor: “Dicle Üniversitesi, Bölgedeki kamu kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğini en üst düzeye çıkararak sanayinin gelişmesine katkıda bulunmayı hedeflenmektedir.”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kentin “varlık içinde yokluk yaşadığını” belirterek, “Bugün uluslararası katılımlı, kamu, üniversite, sanayi işbiriliği şurası bunu değiştirmenin çok ciddi bir adımıdır. Bana göre bu çok değerli bir fotoğraftır, bu birliktelik çok değerli bir birlikteliktir. Belki de bugüne kadar kentimiz ve bölgemiz açısından sanayi devrimini yaşamamış olmamızı bir avantaj haline dönüştürebiliriz” dedi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*