Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » DİSK ve Liberal Reformistlerin Sınıfla İmtihanı

DİSK ve Liberal Reformistlerin Sınıfla İmtihanı

DİSK’in 47. kuruluş etkinliğine işçi sınıfı damgasını vurdu.

Yıllardır DİSK’in başına çöreklenen sendika bürokratları DİSK’in mücadeleci tarihinden ekmek yeme gecesinde DİSK’i yaratan işçi sınıfı ile bir imtihana giriştiler ve kaybeden sendika bürokrasisi oldu. Her şey onlara göre güzel başlamıştı. Işıltılı bir salon, Kardeş Türküler sahnedeydi. Biraz sonra salon kapıları açıldı. İçeriye takım elbiseli DİSK bürokratları, Süleyman Çelebi gibi işçi düşmanlığı kanıtlanmış milletvekilleri ve patron Sarıgül‘den oluşan bir protokol doluverdi. Salonda gözlerimiz taşeronluğa karşı mücadele eden enerji işçilerini aradı. Kazova işçilerini, Hey Tekstil işçilerini ve taşeronluğa karşı işçi sınıfının belki de en güçlü sesi olmaya doğru yürüyen Greif işçilerini; ama salonda bunların hiçbiri yoktu. Bir sendika etkinliğinden çok bir iş kokteyli havasındaydı.

Etkinlik saygı duruşu ve Arzu Çerkezoğlu‘nun konuşmasıyla başladı. Çerkezoğlu konuşmasında DİSK’in mücadelesinden bahsederken Denizleri, Mahirleri ve İbrahimleri anmış ancak aklına direnişte olan işçiler gelmemişti. Konuşmanın ardından sinevizyon gösterimi başladı. Yine DİSK’in tarihi  slaytlarla anlatılırken hala süren ve yakın tarihe ışık tutan direnişler ortada yoktu. Slayt gösterisi sürerken salona sloganlarıyla Greif işçileri girdi. Daha işçiler girer girmez sendika bürokrasisi işçilerin sloganlarını keserek salonun sağ tarafına işçileri almıştı. Greif işçileri pankartlarını açarak salonun sağında beklemeye başladılar.

Işıklar açıldığında DİSK adına salondaki konuklar selamlanırken gecenin “onur” konuğu Sarıgül üstüne vurgu yapılarak anons edilmiş ama işgal eylemini sürdüren 1500 kişilik Greif işçileri yine unutulmuştu. Bu selamlama bile aslında DİSK’in geldiği durumu özetlemeye yeter. DİSK Genel Başkanı Kani Beko sahneye çıkar çıkmaz ise Devrimci İşçi Hareketi pankartlarıyla kürsüye çıktı ve Av.Taylan Tanay‘ın burjuvazinin kullandığı bahanelerle Genel-İş‘teki görevinden atılmasını protesto etti. Salon bir anda karışmıştı. Sendika bürokratlarının yüzü asılmıştı. Kürsüden salonu daha da geren açıklamalar ile kürsüdeki eylem DİH üyesi işçilere saldırı boyutuna ulaşmıştı. İşte tam bu noktada taşeronluk sistemine karşı sınıfın yeni ve güçlü soluğu olan Greif işçileri kürsüye çıktı. İşçiler kürsüden sürekli şunu söylüyorlardı “DİSK bize gelmedi o zaman biz ona gelelim dedik.” 5 gündür İstanbul’da iki büyük fabrikayı işgal eden ve taşeronluk sistemine karşı mücadele yürüten DİSK’e bağlı Tekstil Sendikası üyesi işçileri DİSK bürokratları görmezden geliyordu. Sınıf devrimcileri olarak Greif fabrikasına yaptığımız ziyaretlerde de işçiler DİSK’in kendilerine sahip çıkmadığını, sadece şube başkanının gelip bir saat durup gittiğini, DİSK yönetiminin direnişi görmezden geldiğini söylüyorlardı.

Greif işçileri kürsüden “İşgal grev direniş“, “Greif işçisi direnişin simgesi” sloganlarını atıyorlardı. DİSK bürokratları emeğin yumruğunun kürsüde yüzlerine inmesiyle bir anda şaşkına döndüler. Greif işçileri kürsüden konuşma taleplerini iletmişler ve tamam sözü almışlardı. Bunun üzerine Greif işçileri kürsüden inerek kürsünün sağında beklemeye başladılar. Ancak kürsüde mikrofonu elinde bulunduran DİSK bürokratı işçileri provoke  etmeye devam ediyordu. “İşte DİSK işte sendika” sloganını DİSK üyesi işçilere karşı salona attırmaya çalışıyorlardı. Greif işçileri bu aymazlığa “işçiler burada DİSK nerede” diye en güzel cevabı vermişti. Müziğin sesi açılıyor, salon apar topar boşaltılmaya çalışılıyordu. Bu da yetmezmiş gibi kürsüden “işçileri kışkırtıyorlar” demagojisi yapılıyordu. Bu söylem nasıl da burjuvaziye ait bir söylem; işçi sınıfı ile sınıf devrimcilerinin arasını açmak için utanmadan bu yalana başvuruyorlardı. Greif işçilerinin kendi iradesi hiçe sayılıyordu. DİSK bürokratları bu yalan söylemi açıklamak zorundalar.

1903096_658697447524135_1971980111_n

Birkaç dakika önce işçilere söz hakkı vereceğini söyleyenler şimdi de etkinliği bitirdiklerini söylüyorlardı. Bu aldatmacanın üzerine  Greif işçileri yeniden kürsüye çıkarak DİH ile birlikte bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. İşçiler açıklamada dertlerinin seslerini duyurmak olduğunu ve DİSK bürokratlarının görmezden geldiği direnişlerinin sesini duyurmak istediklerini söyledi. Zaten o kürsü o bürokratların değil işçi sınıfının kürsüsüdür. İşçi sınıfı yerine kendini koyan bu sakat anlayış dün gece yine işçi sınıfının iradesini çiğneme cüretini göstermiş, ancak işçi sınıfı bu oyunu bozmuştur.

DİSK’i görev başına çağırmıyoruz, DİSK bürokratlarına karşı en güzel cevabı veren işçi sınıfının bu eylemi ekseninde işçi sınıfının tüm bölüklerini bu bürokratları tam anlamıyla defetmeye çağırıyoruz. Greif işçileri milyonlarca taşeron işçiyi ilgilendiren bu görkemli direnişe bir de sendika bürokratlarına karşı mücadele dinamiğini ekleyerek tarih yazıyorlar. Eldeki tarihten yemeye devam eden sendika bürokratları ise tarihin çöplüğüne doğru hızlı adımlarla yürümeye devam ediyorlar.

Yaşanan olaylar ve liberal reformist tutum 

DİSK gecesinde DİSK bürokratlarına karşı gösterilen haklı ve doğru tepkinin ardından liberal reformistler bu bürokratları aklama ve bu çarka su taşıma görevini üstlenmişlerdir. sendika.org sitesi yaptığı haberle Greif işçilerini görmezden gelmiş ve sendika bürokrasisini aklamaya çalışmıştır. İşte sendika.org sitesinin haberinden aktarımlar.

Haberin başlığı bile bu sitenin geldiği durumu gözler önüne sermeye yeter “DİSK gecesi bir tuhaf eylem nedeniyle iptal” sendika.org tuhaf diyerek neyi kastetmek istiyor? Sarıgül’ün onur konuğu olması mı tuhaf olan? yoksa direnişteki Greif işçilerinin seslerini görmezden gelen sendika bürokrasisinden hesap sorması mı? Acilen sendika.org bu sorumuza cevap vermeli. Zaten sendika.org haberinde ne hikmetse Greif işçilerinden bahsedilmiyor. Sanki işçiler salonda yokmuş gibi davranılıyor. “Daha sonra DİSK Genel Başkanı Kani Beko kürsüye çıktı. Beko’nun konuşması henüz başlamışken sahneye çıkan DİH üyesi 6-7 kişilik bir grup pankart açarak slogan atmaya başladı.” Bakın sendika.org nasıl da burjuva basın gibi konuşuyor. “Eylemci grup, halen tutuklu bulunan Avukat Taylan Tanay’ın işe geri alınmasını istediklerini söyledi.” Şimdi burjuva iş sözleşmelerini bahane ederek Av. Taylan Tanay‘ın işten atılması tuhaflık değil de, bunun hesabını sormak mı tuhaflık? sendika.org haberinde DİSK savunmasına geçerek DİSK adına açıklama yapıyor. Ancak haberin hiçbir yerinde Greif işçisinden bahsedilmiyor. Hatta uyanık sendika.org kürsüde sadece DİH üyesi işçilerin olduğu fotoğrafı kullanarak bir aymazlığa oynuyor. sendika.org’un her fırsatta videolarına yer verdiği Çapul.tv de salondaydı ve çekim yaptı. Madem eylem tuhaf, neden o videoları yayınlamıyorsunuz?

sendika.org’un ne amaçla yaptığı belli olmayan bu haberin arkasından sosyal medyadan tepkiler de gecikmedi. sendika.org haberi kaldırmaya davet edildi ama uyanıklıkla gece yarısı bir anda onlarca haber girilerek haber arka sıralara düşürülerek sendika.org’a göre kaldırılmış mı oldu? sendika.org’a sınıf devrimcileri olarak bu haberi kaldırması ve işçi sınıfından özür dilemesi çağrısını yapıyoruz.

Tuhaf, Olaylı, Gergin gece…

sendika.org mu sadece bu borazana katılan, başkaları yok mu? Evrensel ve sol.org sitesi de aynı tarzda haber yaparak Greif işçilerini görmezden gelmişler ve sendika bürokratlarına çanak tutmaya devam etmişlerdir. İşte Evrensel’in haber başlığı “DİSK 47. yılını kutlayamadı!” İşçi sınıfına düşmanlık yapan ve her fırsatta satan sendika bürokratları olduğu müddetçe de kutlayamaz. Bakın Evrensel olayları nasıl aktarıyor: “Konuşma sırası DİSK Genel Başkanı Kani Beko’ya geldiği zaman sahneye atlayan 6-7 kişilik Devrimci İşçi Hareketi isimli grubun üyeleri, “Genel İş tarafından işten atılan devrimci Avukat Taylan Tanay işe geri alınsın” yazılı bir pankart açtılar.

Yapılan uyarılara, müdahalelere rağmen sahneden inmeyen grup, DİSK ve Genel-İş Genel Başkanı Kani Beko’yu konuşturmayacaklarını belirterek “O adam buradan inecek, DİSK’ten bunları süpüreceğiz” dediler. Bazı DİSK’lilerin “İşten atılmadılar. İmzalanan toplu sözleşme ve kanunlar gereği 6 aydan uzun süre cezaevinde bulunduğu için iş sözleşmeleri askıya alındı. Cezaevinden çıktıkları zaman işlerine başlayabilirler” diye açıklama girişimlerine de kulak asmayan grup, yaklaşık 35 dakika sahne işgalini sürdürdü. Etkinliğe gelenlerin tepkilerini de umursamayan grup sahneden inmedi. Bu eylem nedeniyle DİSK Yönetim Kurulunun etkinliği iptal ettiğini duyurması ile salon boşaldı. Devrimci İşçi Hareketi isimli grup eğer etkinliği iptal ettirmeseydi, DİSK Genel Başkanı Kani Beko DİSK’in başlatacağı örgütlenme kampanyasının ayrıntılarını da kamuoyu ile paylaşacaktı. Bu eylem nedeniyle DİSK’in kampanyayı önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyurması bekleniyor.”

Evrensel “bir an izin verseydiniz örgütlenecektik” diyor. Buna kargalar bile güler, DİSK bürokratlarının ortamı gerdiği, işçilere saldırdığını nasıl da unutuveriyor. Yoksa Evrensel çizgisinin milletvekili Levent Tüzel‘in işçilerin kafasını bulandırmasına işçilerin izin vermemesi mi kızdırdı Evrensel’i? Evrensel Greif işçilerini de ufacık bir pasajla unutmamış gibi yapıyor. “Toplu Sözleşme görüşmelerinde talepleri karşılanmadığı için fabrika işgali yapan Greif Çuval işçileri de DİSK’in kuruluş etkinliğine katıldı. Sloganlarla salondan içeri giren Greif işçileri, alkışlarla karşılandı. İşgal eylemi boyunca sendikaları DİSK/Tekstil’in kendilerine sahip çıkmadığını ifade eden işçiler, “Kahrolsun sendika ağaları”, “İşçiler burada sendika nerede?” sloganları attı.” İşçilerin konuşturulmaması, DİSK’in direnişi satması hiç ilgilendirmiyor sanırız bu reformistleri. Greif işçilerinin kürsü işgali ve ardından yapılan basın açıklaması ise haberde görünmüyor.

sol.org sitesi de haberi “DİSK’in 47’inci kuruluş yıldönümünde gerilim” başlığıyla veriyor. Haber şu şekilde devam ediyor: “Kardeş Türküler’in konser vereceği, emek mücadelesinin önemli aydınlarından birisi olan Korkut Boratav’ın ise ödüllendirileceği gece, “Devrimci İşçi Hareketi” grubunun kürsüyü işgal etmesinin ardından yaşanan tartışmalarla sürdü. Kürsü işgali ve programın sürdürülememesi sonucunda salon boşaltıldı ve etkinliğe son verildi.”

Aynı yelpazede bulunan bu liberal reformistlerin dün gece yaşananlara tepkileri aşağı yukarı aynı, işçi sınıfının yanında olmak yerine sendika bürokratlarını savunma durumunu tercih eden bu anlayışlara işçi sınıfı anladığı dilden cevap vermesini bilecektir. Bu aymazlar Greif işçisinin bu tepkisini görmezden gelseler de sınıf devrimcileri Greif direnişinin sesi olmaya devam edeceklerdir.

Bir yorum

  1. içeriden canlı bir haber yapılmış. ayrıca reformist solun kepazeliği de çok iyi yansıtılmış, teşhir edilmiş. ancak sanırım yazı sıcağı sıcağına salondan çekildiği veya hızlıca yazıldığı için oldukça fazla tashih barındırıyor. hızlıca elden geçirseniz…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*