Anasayfa » GENÇLİK » “Direnişin içinde yol olup akmak lazım”

“Direnişin içinde yol olup akmak lazım”

Ankara Devrimci Proleter Gençlik okurları TEKEL direnişini aktarıyor;
Türk-İş’in TEKEL işçileri üzerindeki grevi bitirme yönündeki baskıları eylemin başından beri devam ederken, bugün açlık grevini bitirme kararı alındı.

TEKEL işçileri bugün (23.01.10) sendikanın aldığı karar doğrultusunda açlık grevini bitirdiler. Saat 11.00 gibi açlık grevi eylemini bitiren işçilere, 3 günlük açlık grevi sonrası nasıl beslenecekleri sağlıkçılar tarafından anlatıldı. Bugün bir kaç kişi dışında rahatsızlanan olmadı ve revir koşullarında aldıkları tedaviyle kendilerini toparladılar.

Dün üst üste yaşanan sağlık sorunları sonucunda hastaneye giden işçiler, acil sorumluları tarafından ”Şov yapıyorsunuz” diye karşılanmaları üzerine hastaneye gitmeyi redettiler. Bu olay önemli bir sorumluluk taşıyan sağlık emekçilerindeki yabancılaşmayı da gösterdi. Ama bu yabancılaşmaya inat sağlık emekçileri 39 gündür işçilere verdiği sağlık hizmetiyle TEKEL direnişini güçlendirmeye devam ediyor.

Dün akşam açlık grevine katılan Genç-Senlilerin de durumu biraz kötüleşti. Arkadaşlarımızdan biri tansiyonuyla ilgili problem yaşadı. Ama onun dışında bir problem yok. Genç-Senlilerin de sağlık durumu iyi.

Bugün açlık grevinin bitirilmesi kararına üzüldük. Sendika başından beri önüne aldığı kararları ya yarım yamalak uyguladı ya da uygulamadı. İşçilerin bir çoğu da bu konuya aynı şekilde yaklaştı. Bir tarafta arkadaşları, kendi deyişleriyle ‘yoldaşları’ için duydukları endişe sona erdi.

Açlık grevi ciddi bir basınç yaratmışken bu şekilde bitirilmesi sendikanın baştan beri olan tavrına aslında çokta ters düşmedi. Yine direnişin 3. gününde işçilerden biri, sivil polislerin bina içerisinde olmasına tepki göstermiş bunun üzerine Mustafa Türker “Beğenmiyorsan gidersin” diye üstüne hakaretler ederek işçilerin değimiyle ’satılmış’ tavrını göstermişti.

Baştan beri sloganlarla başlayan -Türk-İş göreve genel greve- sonraki günlerde kendini iyice belli eden sendikaya karşı yoğunlaşan işçi tepkilerinin artarak örgütlü bir biçim alması bu direnişin yönünü tayin edecektir. Yoksa baştan beri yaşananlar tekrar edecek, 26 Ocak‘tan sonra da bir şeyler değişmeyecektir. Sendikanın koltuk ağaları sürekli İşçilerin basıncını almaya çalışacak, işçiler de buna yer yer tepkiler gösterecektir. Mitingde de kendini iyice gösterdiği gibi direnişin ilk günlerdekine göre bugün de sendikaya karşı ciddi bir tepki var.

İşçiler açlık grevi sırasında ciddi bir direniş gösterdiler. Ölüm orucunda olan bir işçi B vitamini kullanmayı bile kabul etmedi. Türkülerimiz, sloganlarımız, şiirlerimiz açlık grevini sürdürdüğümüz salonda yankılandı.

İşçiler açlık grevine ellerinde kitaplarıyla gelmişlerdi. Açlık grevinde öğrenmek / öğretmek istedikleri çok şey vardı ve bize kitaplar okuyarak öğrenemeyeceğimiz pek çok şeyi yaşayarak öğretiyorlar. “Yaşasın açlık grevi eylemimiz”, “Haklıyız biz kazanacağız” solaganları hiç eksik olmadı. Tarihi bir ana şahit oluyoruz. Ama bir köşede durmayarak, direnişin içinde pişerek, direnişle birlikte yol bularak…

TEKEL direnişi için en iyi söyleyeceğimiz söz belki de bu olacak “direnişin içinde yol olup akmak lazım”.

Ankara DPG

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*