Anasayfa » GÜNDEM » Dilek Özçelik: Bir büyük insanlık ve onur simgesi…

Dilek Özçelik: Bir büyük insanlık ve onur simgesi…

Dilek Özçelik yaşamını yitirdi. Dilek, Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği öğrencisiydi. Lenf kanseriydi. Kanser ilaçlarının temininde büyük zorluk yaşıyordu. 2013’te, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın geldiği Edirne’de, Bakanla konuşup derdini anlatmaya çalışmış, kanser ilaçlarının yurtdışından ucuz teminini istemişti.

Bakan efendi, bunu “hayırsever kapitalizm” kılığında bir reklam ve şov piyasası fırsatçılığı olarak görmüştü. Dilek’in avucuna bahşiş gibi 100 lira sıkıştırmaya kalkışmış, ama Dilek’in onurlu tepkisi karşısında rezil olmuştu.

Dilek Özçelik, Bakanın verdiği parayı, “Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda” diyerek parayı geri iade etmiş ve ağlayarak uzaklaşmıştı.

Dilek yardım değil, hakkını istiyordu. Devletin ilaç tekellerinin azami karları için bir ölüm piyasasına çevirdiği ilaç sorununu çözmesini istiyordu. Çünkü ya emperyalist kapitalist ilaç tekelleri Türkiye’deki ilaç fiyatlarını düşük bularak satış yapmıyor ve bulunamayan ilaçlar karaborsada daha fahiş fiyatlara çıkıyor, ya kamu hastaneleri ödeneklerinin kısılmış olması nedeniyle pahalı ilaçları alamıyorlar, veya kanser ilaçlarının soğuk hava zincirinde tutulması gereği ve bunun için gerekli ekipman ve uzman personel maliyetlerini düşürmek için ecza depoları bu tür ilaçları bulundurmuyorlardı.

Gazetede çıkan haberlerin ardından, Sağlık Bakanlığı, Dilek’in bulamadığı ilaçları temin etmek durumunda kalmış, Dilek hastaneye yatırılarak tedavi görmeye başlamıştı.

Dilek, ağır kanser hastalığı nedeniyle eğitimini sürdüremedi, yıllardır kanserle mücadelesini sürdürdü. Durumu ağırlaşınca tekrar hastaneye kaldırıldı. Ancak ne yazık ki kurtarılamadı.

Bir büyük insanlık ve onur simgesi olarak sonsuzluğa uğurlandı.

Kapitalist ilaç tekelleri: “Biz bu ilaçları fakirler için değil zenginler için üretiyoruz!”

Ancak ilaçları sorunu çözülmüş değil, tekelci kapitalist ilaç piyasası ve karaborsaya bırakılmış durumda. 2014 yılında Bayer firmasının CEO’su Marijn Dekkers, Hindistan hükümetinin, firmanın geliştirdiği kanser ilacının patentsiz üretimine onay vermesine karşılık 67 bin dolarlık kanser ilacı için “Biz bu ilacı fakirler için değil zenginler için ürettik” demişti! Ve işte kanser hastalarının durumu:

Kanser hastası çocuğu için yıllardır uğraşan Firdevs Yalçıntaş, çocukların maddi kaygılarla ölüme sürüklendiğini belirterek şunları söylüyor: “Çocuğumun çoğu ilacını yurtdışından getirtiyoruz. Bu hastalıktan çok ölen oluyor. Bunları bir gelip hastanede görmeleri gerekir, bu ilaçları temin etmeleri gerekir. Zaten ben 7.5 senedir evladımın hastalığıyla uğraşıyorum. Yani o kadar ölenler oldu ki çocuklara niye bu kadar duyarsız kalıyorlar. Her yönden zaten bitiyoruz; maddi, manevi, psikolojik olarak bitiyoruz. Ne diyeyim ki başka ben. Bizim durumumuz iyi değil. Benim çocuğum bir şey istiyor alamıyorum. Bir şey canı istiyor yapmak zorundayız ama yapamıyoruz, alamıyoruz. Bekleyelim ölsünler o zaman çocuklar, ilaçları da vermesinler. Daha niye o zaman çocukları dünyaya getiriyoruz.”

Kanser hastası oğlu için 5 yıl mücadele veren ancak oğlunu kaybeden Sultan Ayaz ise asgari ücretle çok zor geçindiklerini ve üstüne hastane masraflarını karşılamaya çalıştıklarını belirterek, “Biz 5 sene bu hastalıkla mücadele ettik. İlaçları bulamıyorduk, yüzdeliğini veremiyordum. Bazen uzman doktorlar acıyorlardı ve ödüyorlardı o paraları. Ödeyemiyorduk, yol parasını bile bulamıyorduk. Çocuğun her istediğini yapamıyorduk. Kredi kartına çekerek nereye kadar. Bilmiyorum çok çektik biz, herkes de öyle bütün hastalar öyle ama. Çocuğumu 8 ay önce kaybettim. Nakil olacaktı Almanya’dan ilik bulunmuştu ama yetişemedi çocuğum. Nakil için bile para isteniyor. Her şeye para isteniyor” diyor.

250’den fazla onkoloji ilacı bulunamıyor ve kamu hastaneleri tarafından hastalara verilemiyor. En son meme kanseri tedavisinden sonra hastayı kanserin tekrar nüksetmesinden koruyacak Traksofin ilacı bulunamadığından, çok sayıda hasta ağır risk altında bulunmaya devam ediyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*