Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Dev Sağlık-İş’ten Asgari Ücret Çalıştayı

Dev Sağlık-İş’ten Asgari Ücret Çalıştayı

DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık-İş, asgari ücret görüşmeleri öncesinde 24 Kasım günü İstanbul’da bir Asgari Ücret Çalıştayı düzenledi.

Galatasaray’daki İstanbul Eczacı Odası’nın toplantı salonunda gerçekleştirilen çalıştaya DİSK Genel Sekereteri Adnan Serdaroğlu, TÜMTİS, Dev Sağlık-İş, Politeknik üyeleri, ataması yapılmayan öğretmenler, Yrd. Doç. Dr. Hakan Koçak, gazeteci yazar ve sendika uzmanı Atilla Özsever, gazeteci yazar Mustafa Sönmez, DTK Sosyal Araştırmalar komisyonu adına Ferda Koç, Dev Sağlık-İş Onursal Başkanı Doğan Halis tartışmalarıyla katkı sundu.

Çalıştay, Samsun’da iş kazası sonucu hayatını kaybeden işçilerin anılmasıyla başladı. Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun açılış konuşmasının ardından ilk sözü DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu aldı. Serdaroğlu, asgari ücretin açlık sınırı altında olduğunu örneklerle açıkladı. Serdaroğlu’nun ardından Atilla Özsever söz aldı. Özsever, asgari ücretin Türkiye’deki tarihsel gelişim süreçlerini aktardı. Özsever’in ardından konuşan Mustafa Sönmez ise asgari ücret tartışmasının genel bir çalışma hakkı tartışması çerçevesinde değerlendirdi. Sönmez’in grafiklerle desteklediği sunumun ardından akademisyen Hakan Koçak, asgari ücret tartışmalarının ülkedeki sendikal hareketin birleşmesi açısından önem arz ettiğini belirtti.

DTK Sosyal Araştırmalar Komisyonu ve Sosyal Haklar Komisyonu adına söz alan Ferda Koç da Kürt illerindeki asgari ücret tartışmaları hakkında bilgi verdi. Köylerin yakılarak kentlerde zorla proleterleştirilen Kürtlerin emek hareketine katılım biçimini avantajsız bir durum olduğunu ifade ederek bölgedeki çalışanların asgari ücretin altında bir ücret aldığını söyledi. Kürt illerindeki ücretin asgari sınırının fiili olarak yoksulluk yardımlarıyla belirlendiğini ifade eden Koç, asgari ücret tartışmasının, “Kürt illerini Türkiye’nin Çin’i yapma” tartışmalarıyla birlikte değerlendirmek gerektiğini aktardı. Bölgesel asgari ücret tartışmalarına da değinen Koç, yeni kabul edilen teşvik yasasıyla işçinin ücretinde düşüş yaratmadan patronları vergilerden muaf ederek işçinin patrona maliyetini azalttıklarını ifade etti. Türkiye’deki sendikal hareketin, asgari ücret tartışmalarını Kürt işçiler açısından yapmaya başlamasının Kürt sorunun çözümünde olumlu katkıları olacağına işaret etti.

DİSK Bank-Sen Genel Başkanı Önder Atay da bankacılık ve sigortacılık işkolundaki asgari ücret tartışmaları hakkında bilgi verdi. Sigortacılık işkolunda çalışanların büyük kısmının sigortasız çalıştırıldığını belirten Atay, bankacıların fiilen günde 12 saat çalıştırıldıklarını ve aldıkları ücretin saat hesabı yapıldığında asgari ücretin altına düştüğünü kaydetti.

Konuşmaların ardından tartışma kısmına geçildi. Bu bölümünde Politeknik adına yapılan konuşmada mimar, mühendis ve şehir plancılarının asgari ücretinin TMMOB tarafından belirleneceği belirtildi. Ataması yapılmayan öğretmenler adına yapılan konuşmada da dershane öğretmenlerinin ve ücretli öğretmenlerin asgari ücretin çok altında bir ücretle çalıştırıldığı belirtildi.

Yürütülen tartışmaların ardından yapılan değerlendirmede asgari ücretin belirlenme şeklinin bir komisyona bırakılamayacağı, ülkede 40 milyondan fazla kişinin ücretini belirleyecek olan asgari ücretin toplumsal bir pazarlık unsuru olduğu dile getirildi.

Değerlendirmede ayrıca şunlara yer verildi: “İnsanca yaşanacak bir asgari ücret talebiyle eğitim sağlık, barınma ulaşımın belli bir miktarının parasız olarak verilmesini de talep etmek gerekmektedir. Bu mücadelenin bir parçasının temel haklarla birleştirildiği gibi devletin bunlara ayırdığı bütçeye de işçi sınıfı mücadelesinin müdahil olması kaçınılmazdır. İnsanca yaşanacak asgari ücret mücadelesinin ayrıca Kürt işçi sınıfı içerisinde de karşılık bulabileceği ve bununla birlikte Kürt sorunun çözümünde halklar arasındaki kardeşliğin yaratılmasında önemli bir nokta olduğu görülmelidir. Temel yurttaşlık gelirinin de mücadelenin önüne konulması ve tüm yurttaşların geçiminin devlet tarafından temin edilmesi talebi yükseltilmelidir.”

Çalıştay Aralık ayı içerisinde asgari ücret zammının belirlenmesine kadar olan sürece dair kısa vadeli bir program çıkarılarak son buldu. Çıkarılan programda,

“Asgari ücretin idari bir biçimde belirlenmesinden çıkartılıp toplumsal bir yöntemle belirlenmeli ve toplumsal pazarlık fiili olarak örgütlenmesi,

Sendikal hareketin, emek örgütlerinin her kesimini de kesen asgari ücret talebi toplumsal muhalefetin temel mücadele alanlarından bir tanesine dönüştürülmesi,

Asgari ücret görüşmeleri başladığı günden itibaren toplumsal muhalefetin tüm bileşenleriyle birlikte güçlü eylemler yapmak ve görüşüldüğü gün Çalışma Bakanlığı önünde ortak bir merkezi eylem yapılması ve aynı zamanda da asgari ücret zammı ile ilgili imza kampanyası başlatılması” kararı alındı.

Sendika.Org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*