Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Demokratik Toplum Kongresi ve BDP’den “ateşkes” çağrısı

Demokratik Toplum Kongresi ve BDP’den “ateşkes” çağrısı

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) sonuç bildirgesi, Diyarbakır Vedat Aydın Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısıyla DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk tarafından açıklandı:

“Her gün asker, polis, gerilla ve sivil insanların cenazelerinin kaldırıldığı, linç girişimlerinin gerçekleştiği, ormanların yakıldığı, bu kaotik ortamın değiştirilmesinde etki gücü ve sorumluluğunun bilinciyle Demokratik Toplum Kongresi aşağıda sıraladığımız tarihi sonuçlara ulaşmıştır:

Yeni bir demokratik anayasa ve anayasal vatandaşlık

Günümüz Türkiye’sinde var olan ve etrafında yoğun tartışmaların yürütüldüğü referandum, anayasa paketinin içeriği ülke sorunlarını çözecek veya çözüm sürecine koyacak nitelikten uzaktır.

Kongremiz, 12 Eylül rejimini ve Anayasası’nı tümden kaldırmayacak ve bütün farklılıkların haklarını garanti altına almayacak bir anayasa paketine ‘Evet’ veya ‘Hayır’ yanıtının hiçbir sorunumuzu çözmeyeceği inancındadır.

Mevcut anayasa paketi 80 yılı aşkındır yok sayılan Kürt, Ermeni, Süryani, Asuri, Keldani, Arap halklarına, diğer etnik kimliklere, Alevilere, Ezidilere ve inançlara, emekçilere dair hiçbir özgürlüğü içermemektedir. Zira Kürt sorunu özü itibariyle bir anayasa sorunudur, çözümü de anayasal olmak zorundadır.

Gerçek çözüm Türk, Kürt ve diğer tüm etnik kimlik ve farklılıkların katılımıyla yeni bir anayasa ve yeni bir idari, siyasi düzenleme ile mümkündür.

Kongremiz, yeni bir demokratik anayasa, çatışma ortamının sonlandırılması, müzakerelerin başlaması süreci gerçekleşinceye kadar, referandumu boykot tutumunun önemine ve ilkeli bir duruş olduğuna vurgu yapmıştır.

Hakikatları araştırma komisyonu kurulsun, Öcalan muhatap alınsın

Kongremiz, hükümetin ve devletin Kürt sorununun demokratik çözümüne yanaşmayan tutumuna vurgu yapmıştır. Başta hükümet, devlet, CHP ve MHP gibi parlamentodaki muhalefet partilerine Kürt sorununun çözümünün özel birlikler kurarak, savaş mevzilerini ziyaret ederek çözülmeyeceğini bir kez daha hatırlatır. Çözüm; sorunu muhataplarıyla ivedilikle diyalog ve müzakereye başlamaktır. Bunun için demokratik anayasa ve Hakikatleri Araştırma Komisyonunun kurulmasının çözüm sürecinin önünü açacağına inanmaktadır. Kongremiz Kürtlerde muhataplık sorununun olmadığını bir kez daha deklere eder. Kongremiz, Sayın Öcalan’ın barışçıl çözüm konusundaki önemini hatırlatır, katkılarının sürmesi için Sayın Öcalan’ın önü açılmalı ve çözüm sürecinde rol alması sağlanmalıdır.

PKK ve devlet çatışmasız sürecin başlatılması için adım atsın

İnsani, vicdani, ahlaki ve siyasi sorumluluğumuzdan hareketle hiç kimsenin yaşamını yitirmeyeceği bir ortamın sağlanması için, müzakere sürecinin başlaması için ellerin tetikten çekilmesini ve silahların karşılıklı susturulması çağrısında bulunmaktadır. Silahların tek taraflı susması bugüne kadar sorunu çözmeye katkı sunmamıştır. İnsanlık tarihinin deneyimleri göstermiş ki tüm savaşlar bir gün mutlaka barışla sonuçlanmıştır. Bu savaş da barışla sonuçlanacaktır. Bizim çabamız bu savaşın bir an önce onurlu bir barışla sonuçlanmasıdır. PKK’nin ve devletin bu çağrımıza değer vermelerini ve çatışmasız sürecin başlatılması için adım atmalarını talep ediyoruz.

Demokratik Türkiye, Özerk Bölgeler

Kongremiz 80 yıllık katı merkeziyetçi yönetim anlayışla Türkiye’nin idare edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Demokratik özerklik devletin demokratik yapıya duyarlı olmasını sağlayan ilişki ve örgütlenme biçimidir.

Demokratik özerklik birbirinden faklı topluluk ve kültürlerin kendi yaşam ve geleceklerine karar vermeleri, kendilerine dair yönetim süreçlerine katılmalarıdır. ‘Demokratik Türkiye, Özerk Kürdistan’ önermesi Demokratik Toplum Kongresi’nin 3 yıldır savunduğu çözüm önermesidir. İspanya, Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Hindistan gibi pek çok örneği ve deneyimi de bulunmaktadır. Bu deneyimlerden hareketle Demokratik toplum Kongresi halklarımızın sosyokültürel ve ekonomik özelliklerini de dikkate alarak demokratik Türkiye’nin bütünü oluşturan özerk bölgelerin oluşumu ile merkezin kimi yetkilerinin yerellerde eşgüdümle yürütülmesinin birlik ve beraberliği pekiştireceği inancındadır. ‘Demokratik Türkiye, Özerk Bölgeler’ iradi birlik ve beraberlik talebidir. Bu talep halklarımızın ortak çabası, mücadelesi, diyalog ve müzakere ile inşa edilecektir. Kongre olarak bugüne kadar savunduğumuz demokratik özerkliğin siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik çerçevesini oluşturma ve bu alanlarda kurumlaştırarak inşası meşru çabası içerisinde olacağız. Demokratik Toplum Kongresi tüm katılımcılarıyla bu amaçlara ulaşmak için Kürt halkının ulusal birliği, Kürdistani halklarla dayanışması, Türkiye halkıyla iradi, eşit birlikteliğinin önemini ifade eder.”

DTK sonuç bildirgesi, Kürdistan’ın başta Hakkari, Van, Şırnak olmak üzere bir çok il ve ilçesinde, havai fişek gösterileri, asılan pankartlar ve kitle gösterileri ile kutlandı. Şırnak’ta bir çok caminin hopörlöründen “Ey Raqıp”, “Herne per” marşları çalındı. Van’da “Yaşasın Demokratik Özerk Kürdistan” pankartı asıldı. Silopi’de 10 bin kişilik gösteri, polisle çatışmaya dönüştü.

DTK’nın sonuç bildirgesinin açıklanmasının hemen ardından BDP Eşbaşkanları ve milletvekilleri de Diyarbakır’da yaptıkları açıklama ile PKK ve devleti ateşkese çağırdılar.

1 Haziran’dan itibaren yoğun bir çatışma sürecine girildiğini ve vatandaşların da içinde olduğu birçok kişinin yaşamını yitirdiğini, cenazelere işkence yapıldığını belirten BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İnegöl ve Dörtyol’da yaşanan linç girişimlerinin provokatörlerin etnik bir çatışma için pusuya yattıklarının göstergesi olduğunu söyledi. “Çatışmaların durdurulması, silahların susması çağrıların tümüne değer veriyoruz, önemsiyoruz. Diyarbakır’da bir araya gelen 649 sivil toplum kurumunun ‘silahların karşılıklı olarak susturulması’ çağrısını, bölge halkının bir çığlığı olarak görüyoruz. DTK sonuç bildirgesinde yer alan ‘çift taraflı ateşkes çağrısını’ bu tarihsel sürece, olumlu katkı yapan, önemli bir çıkış olarak değerlendiriyoruz.

Kürt sorununda barışçıl, demokratik çözüme bir şans vermek, diyalogun ve müzakerenin önünü açmak için, devleti, hükümeti ve PKK’yi karşılıklı olarak silahları susturmaya, çatışmasızlık ortamı oluşturmaya çağırıyoruz.

Ortaya çıkacak herhangi bir ateşkes ortamını kalıcı barışa evriltmek için biz BDP olarak da inisiyatif alarak, daha aktif bir siyasi tutum ile birlikte onurlu barışı ve çözümü gerçekleştirmeye dönük çabalarımızı artıracağımızı ifade ediyoruz. Taraftarı, bütün kesimleri, bu güne kadar ateşkes çağrısı yapan bütün STK’ları ve akan kanın durmasını isteyen herkesi daha aktif bir tutum almaya, sürece müdahil olmaya davet ediyoruz. Hükümeti de artık barış için daha ciddi yaklaşımlar ortaya koymaya, askeri ve siyasi operasyonlara son vererek barışa şans tanımaya, çözümsüzlük politikalarında ısrardan vazgeçmeye çağırıyoruz.” dedi.

Daha önce başını Kürt sermaye örgütlerinin çektiği çok sayıda kurumun “silahlar karşılıklı sussun” çağrısına mesafeli yaklaşan Kürt hareketinin, bugün bu çağrıyı tümüyle sahiplenmesi ve daha fazla önünü açması ve inisiyatif tanıması dikkat çekti.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*