Anasayfa » GÜNDEM » “Demokrasi Cephesi” üzerine birkaç not…

“Demokrasi Cephesi” üzerine birkaç not…

demokrasi-cephesi-iki-koldan-yuruyor-156156-5“Demokrasi Cephesi” adı altında 2.5-3 grup, birbiriyle de dirsek teması içinde toplantılar düzenliyor, açıklamalar yayınlıyor. İçlerinde CHP ve HDP eski milletvekilleri, CHP ve HDP çeperindeki ulusalcı, liberal ve reformist sol parti ve çevreler ve aydınlar, DİSK, KESK, TMMOB, TTB gibi sendika ve meslek örgütleri var.

Önce siyaseten ilkesel birkaç noktayı hatırlatarak başlayalım.

Genel olarak “demokrasi” liberal gevezelikten ibarettir. “Hangi sınıf için, hangi sınıfa karşı demokrasi”, “sermaye temelinde bir demokrasi mi, sermayenin egemenliğinin kaldırılması temelinde bir demokrasi mi?” sorunlarına net yanıt vermek gerekir.

İkincisi, aşağıdan, fiili mücadele demokrasisi mi, burjuvazi ve orta sınıflardan, burjuva muhalefet partilerinden, burjuvazi ve orta sınıflardan medet uman, parlemanterist-liberal demokrasi mi, sorusuna net yanıt vermek gerekir.

Üçüncüsü, bu “demokrasi cephesi”ni oluşturan parti, sendika ve meslek örgütleri, kendileri asgari bir iç dinamizm ve iç demokrasiye, taban demokrasisi ve dinamizmine sahipler midir, yoksa bu bürokratik bir gevezelik ve uzlaşmalar birliği midir, sorusuna yanıt vermek gerekir.

Dördüncüsü, devrimden, kitlelerin tarihsel mücadele inisiyatifininden mi, yoksa gericilikten, başkanlık sisteminden mi daha çok korkulduğu sorusuna net yanıt vermek gerekir.

Bu bir “cephe” değildir. Olsa olsa liberal demokratik bir anti-AKP muhalefet platformudur. Ve liberalizmin, parlamentarizmin bulaştığı her şey gibi, bir güçsüzlük birliğidir. Bu güçsüzlüğünü de, halen parlemanterizmden, burjuvazi ve orta sınıflardan medet ummasından, kitlelerin tarihsel mücadele inisiyatifinden AKP ve gericilikten korktuğundan daha fazla korkmasından almaktadır. Dahası, liberalizmin neoliberalizm karşısındaki güçsüzlük ve etkisizliğinden almaktadır.

İçlerinden bazıları halen bu liberal demokratizmi Gezi söylemiyle örtmeye çalıştığından, sınamayı buradan yapalım: Bu “cephe” bileşenlerinin tamamına yakını; CHP, HDP, TKP, EMEP, DİSK, KESK, TMMOB, TTB vd Gezi işgalimiz sırasında, Taksim Dayanışma Platformunu bürokratizme ve liberal gevezelik ve uzlaşma siyasetiyle karakterize edenlerdi. Toplam yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı Gezi Parkı kitle forumlarından ezici bir çoğunlukla “taleplerimiz kabul edilinceye kadar barikatlara, işgale, tüm sol ve devrimci pankart ve flamalara sahip çıkmaya, çadırlara, fiili mücadeleye devam” kararı çıkmasına karşın, Gezi’yi tasfiye kararı çıkarmaya çalışanlar bu aynı “cephe”dir. İşte sizin “demokrasiniz” budur.

DİSK’e, KESK’e bakalım. En ufak bir taban demokrasiniz var mı? Madem ki bu “koca bir cephe”dir, bu konuda her hangi bir taban çalışmanız ve örgütlenmeniz, tek bir siyasal işçi ve kamu emekçisi komiteniz var mı? Hadi daha açık soralım, tabanınızın yüzde 80’inin böyle bir “cephe” varsayımından haberi var mı? Tek bir face paylaşımından, twit mesajından işçiler, kamu emekçileri işten atılıyor. Gözaltına alınan, işten atılan aydınlar akademisyenler için kampanyaların onda biri kadarı neden işçiler için yok? İşçiler, tabanınız siyasetten anlamaz değil mi? İşçiler sendikal mücadele versin, siz onlar yerine “demokrasi” mücadelesi verirsiniz. Fakat işçi demokrasisinden AKP gericiliğinden korktuğunuzdan daha fazla korkarsınız. İşte sizin “demokrasiniz” budur.

Hep aynı şey yapılarak farklı sonuç elde edilemez. Büyükçe bir kesimi halen AKP tabanında bulunan işçilere, kent ve kır yoksullarına nasıl ulaşmayı düşünüyorsunuz? Ya da sizin işçiler, kent ve kır yoksulları diye bir sorununuz var mı? Burjuvazi ve orta sınıflara, bürokratizm ve parlemanterizme havale edilmiş bir “demokrasi” mücadelesinin güçsüzlüğü de zaten buradadır işte. Burjuvazinin mali oligarşik gerçek sınıf iktidarına, banka, borsa, tekellerin iktidarına dokunmadan AKP ile, tekelci oligarşik kapitalizme dokunmadan gericilik ile mücadele etmenin güçsüzlüğü de zaten buradadır işte.

Bağımsız sosyalist işçi sınıfı siyaseti, bilinci, örgütlenmesi, mücadelesi siyasal-toplumsal planda anlamlı bir etki gücü kazanmadan, daha çok orta sınıf liberal reformizminin (diktatörlüğe karşıtlık adı altında) içselleştirdiği liberal hegemonik cephelerini göreceğiz…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*