Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » DEBA işçisi eylemde

DEBA işçisi eylemde

Denizli’de maaş ve kıdem tazminatları için mücadelelerini sürdüren Denizli Basma Sanayii (DEBA) işçileri bu hafta yaklaşık 300 kişiyle alanlardaydı.

Üzerinden üç yıl geçmesine rağmen 10 aylık maaşları yanı sıra kıdem tazminatlarını alamayan işçiler Candoğan Parkı’ndan Denizli Belediyesi önüne Deba Patronu Esad Sivri’nin maskesini takarak “işçiyiz haklıyız kazanacağız, işçiler burada Sivri nerede, zafer direnen emekçinin olacak” sloganları ve alkışlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdiler.

Eyleme aileleriyle katılan işçiler, Esat Sivri’ye “Kurban Bayramı’na kadar  alacaklarımızı istiyoruz! 3 yıldır bütün bayramlar bize haram oldu, şimdi söz hakkı bizde alacaklarımızı ya ödersiniz ya ödersiniz !” diyerek, 14 Ekim Pazar günü eylemlerini, Esat Sivri’nin Kınıklı’da bulunan evinin önünde yapacaklarını açıkladılar

İşçiler adına yapılan açıklamada konuşan Teksif Sendikası Örgütlenme Uzmanı Ömer Atılgan, Esat Sivri’nin yakasını bırakmayacaklarını tekrarlayarak;” Artık daha gür bir sesle haykırıyoruz, 15-20 işçiyle yola çıktık şimdi yediden yetmişe tüm DEBA mağdurlarına ulaşmayı başardık, aramıza her geçen gün yeni dostlar katılıyor, Sivri bize 3 yıldır nasıl korkulu düşler yaşattıysa, şimdi biz ona rahat uyku uyutmayacağız! DEBA işçisi kazanacak, bu mücadele Denizli’de hiç bir sosyal hakkı olmayan 44 bin tekstil emekçisi başta olmak üzere tüm emekçilere örnek olacak, bir kez daha tekrarlıyoruz;  bundan sonra Esat Sivri ve İş Bankası’nın daha da üzerine gideceğiz. Sivri’ye kurban bayramına kadar süre tanıyoruz. İzmir’de kardeşlerine ait ENDA Holiding ve Denizli’de kızına ait Savarona Tekstil önünde eylemler yapacağız. Bu sürecin ardından DEBA fabrikası önünde çadır kurup bedenlerimizi ortaya koyacağız, 14 Ekim Pazar günü saat 5’de Denizli Açıkhava Tiyatrosu önünde toplanılıp Esat Sivri’nin evinin önüne gideceğiz. Sivri’yi, başta komşuları olmak üzere tüm Denizli halkına şikayet edeceğiz” dedi.

 15 Yıllık DEBA emekçisi Abdullah Tekin;” 61 Bin lira alacağımı alamadım. Kredi kartları ve borçlar nedeniyle zor günler geçiriyorum. Çocuklarımın eğitim giderlerini ve zorunlu ihtiyaçlarımı bile karşılayamıyorum, artık yeter! bıçak kemiğe dayandı 2009 yılından bu yana 25 bin lira borçlandım. İnşaatlarda çalışarak ailemin rızkını kazanmaya çalışıyorum. Sesimizi artık duysunlar, çocuklarımızın hakkını istiyoruz” dedi.

İşçi Abdullah Tekin’in kızı Nazlı Tekin de yaptığı açıklamada” Babalarımızın hakkı için eylemlere devam edeceğiz. İşyeri sahibi Esat Sivri’nin gerekirse evine, gerekirse işyerlerine gerekirse İzmir Alsancak’taki holding merkezine gideceğiz ve babalarımızın hakkını isteyeceğiz. Esat Sivri; senin çocukların özel okullarda okurken bizler kendi okul harçlığımızdan bile yoksunduk, biraz vicdanın var ise babamızın hakkını bizlerin rızkını ver” dedi.


Meydanda  Abdullah Tekin’in 8 aylık kızı Pelin Evsen’in ağzından kaleme alınan bir de mektup okundu” “Benim adım Pelin. Daha 8 aylıkmışım babam öyle diyor. Benim babam, DEBA diye bir fabrikada 15 yıl çalışmış. Bir gün babamın patronu “Esat Sivri” – O’na Denizli’de ağlayan adam da diyorlarmış- Fabrikayı kapatmış… Fabrika battı demiş. Bugüne ka
dar ona büyük bir servet kazandıran babamı ve arkadaşlarını kapının önüne koymuş. Birde yalan söylemiş ‘fabrikayı işçiler batırdı’ diye. Fabrikada çalışanlar bir fabrikayı nasıl batırır bunu anlatamamış ama. Yalan söyledi diye, pinokya gibi burnu uzamış. O kadar çok uzamış ki Bayramyerin’den ve Çınar Meydanı’ndan görünür olmuş. Bu ağlayan adam; babamın 61 bin lirasını vermemiş. Çok mu para bilmiyorum… Büyüyünce babama sorarım. Az ya da çok anlamam, Bu para babamın hakkı, benimde rızkım değil mi? Babam bana masal anlatırken, bu ülkede baklava çaldıkları için çocukları hapise atmışlar diye anlatırdı. Eeeee bu AĞLAYAN ADAM, babamın ve arkadaşlarının parasını çalmış olmuyor mu şimdi? İçki masalarında “Nerede bu devlet?” diye bağırmak adetmiş ya bu ülkede, Ben de sütümü içtim bağırıyorum şimdi, ‘Nerede adalet, nerede hukuk, nerede devlet?” diye…Haaa babbam dediğdi, babamlar devlete de gitmiş ‘Yeter artık çözün bu sorunu!’ diye…’Bu insanlar ramazan bayramını buruk geçirdiler. Kurban Bayramı’nda kurban olmayacağız’ demişler. Denizli’deki devletin büyüğüne…Ben bu ağlayan adama çok kızdım, geçtim babamın ve arkadaşlarının en önüne yürüdüm Çınar Meydanına..Yürüdüm dediysem de ablam arabamı sürdü anlayın işte…Dedim ki orada paraları, hakları çalınmış babamgillere; “Artık bu yürüyüşünüzü daha ileri götürün, 14 Ekim’de -o ağlayan adamın- evinin önüne gidin, onu komşularına şikayet edin!” Benim rızkımı almadan bu yoldan dönerseniz, size hakkımı helal etmem dedim, haa bir de diğer arkadaşlarınızı da bu işin içine katmazsanız bu iş olmaaaz’ dedim. Ben küçük Pelin, gözlerinizden öperim.”

Haber: Mehmet Emin Kurnaz-Denizli

muhalefet.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*