Anasayfa » GENÇLİK » Davutoğlu: “Öğrencileri patronların istekleri doğrultusunda yetiştireceğiz”

Davutoğlu: “Öğrencileri patronların istekleri doğrultusunda yetiştireceğiz”

Başbakan Davutoğlu, eğitimde yapılacak yeni neoliberal kapitalist düzenlemeler için şunları söyledi:

Eğitimde nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için yeni düzenlemeler yapacağız. Eğitim alanında şu ana kadar yürüttüğümüz çalışmaları, nitelikli ve kalite odaklı sürdüreceğiz. Yapısal dönüşüm programlarında ve 2016 Eylem Planı’nda sizler de takip etmişsinizdir, meslek liseleri ve yüksek öğretim programlarını iş dünyasının ihtiyaçlarına göre yeniden gözden geçireceğiz. Meslek liseleri, özellikle yüksek öğretimde kalite anlamında alacağımız her kararda, yapacağımız her toplantıda mutlaka sizin katkınız olacak. Nihayetinde meslek liselerinden mezun ettiğimiz öğrenciler, sizlerin iş yerlerinde çalışacaklar. Mezun olan üniversite öğrencileri sizlerin talepleri doğrultusunda yetiştirilmek durumunda.(20 Aralık, gazeteler)

Kapitalizmde eğitim, her zaman kapitalist sınıfın çıkarları, karları, egemenliği, ideolojisi doğrultusunda eğitimdi. Yalnız yine kapitalist sınıfın iktidar aracı olan devlet ve eğitim bürokrasisi ile dolayımlanıyordu. Neoliberal kapitalizm şimdi kapitalist sınıf ile eğitim arasındaki bu bürokratik dolayımı da ortadan kaldırıyor. Eğitimi çok daha dolaysız biçimde kapitalist üretim ilişkilerinin, azami karlılığın bileşeni ve çok daha dolaysız biçimde kapitalist eğitim haline getiriyor. Eğitim çok daha dolaysız biçimde kapitalist üretimle kaynaştığı gibi, çok daha dolaysız biçimde kapitalistlere azami artı-değer üretecek ücretli köle imalatına indirgeniyor.

Davutoğlu açık konuşuyor. Hükümetin, Eğitim ve Yüksek Öğretim bürokrasinin alacağı her karara, yapacağı her toplantıya, büyük patronlar mutlaka doğrudan katılacak ve yer alacak, diyor. Gerekçesi de açık: Çünkü öğrenciler mezun olduklarında (aslında artan bölümü mezun olmadan da) kapitalistlerin işyerlerinde kapitalistlere artı-değer üretmek için çalışacaklar. Bu yüzden, diyor, öğrencileri artık çok daha dolaysız biçimde, patronların istekleri doğrultusunda yetiştirmek zorundayız.

1347_5Öğrenciler nasıl bir eğitim/öğretim göreceklerine dair kararlara katılmak istemezler miydi acaba? Neoliberal kapitalist eğitim, bırakalım öğrencileri, öğretmen ve öğretim üyelerinin eğitimdeki çok kısmi mesleki inisiyatifini de tümden sıfırlıyor. Öğrenci, okula başladığı ilk günden itibaren, tamamen metalaştırılıyor, kapitalist işliklerin herhangi bir “girdi”sine indirgeniyor. Büyük kapitalistlerin eğitim üzerindeki belirleyicilikleri ne kadar dolaysızlaşırsa, öğrencinin kendi yaşamı, yetenekleri, eğilimleri, geleceği üzerindeki -eğer vardıysa- eser miktardaki söz hakkına sahip olma ihtimali de o kadar mutlak biçimde kazınıyor. Öğrencinin eğitime ve kendi eğitimine verdiği emeğe yabancılaşması da o kadar artıyor. Öğrenci, ister okuyabilmek için aynı zamanda çalışmak zorunda olsun, ister olmasın, daha en baştan ve daha yıkıcı biçimde proleterleştirilmiş oluyor.

Kapitalist üretim ve yönetim süreçlerinin, üretim ve eğitim süreçlerinin böylesine dolaysız biçimde iç içe geçtiği ve kaynaştığı yerde, öğrencilik ile işçilik arasındaki ayrımlar da giderek inceliyor, öğrencilerin büyükçe bir çoğunluğu işçilikle iç içe geçiyor ve kaynaşıyor. Tıpkı üretim ve yönetim sürecindeki mücadeleler gibi, üretim ve eğitim sürecindeki mücadelelerin çok daha dolaysız bir antikapitalist/sosyalist sınıf ekseninden bütünleşebilmesi gerekiyor. Madem ki meslek lisesi ve yüksek öğretim öğrencilerinin, mezun olduklarında kapitalist işyerlerinde çalışmaktan başka şansları yok, ve zaten artan bölümü şimdiden kapitalist işyerlerinde çalışıyor, dahası eğitim de külliyen bir kapitalist işyerine dönüşmüş, öyleyse öğrencilerin şimdiden kapitalist sınıfa ve kapitalizme karşı örgütlenmesi ve mücadele etmesinde, bu temelde kendi gerçek (sınıf mücadelesi) eğitimlerini de kendilerinin gerçekleştirmesinde bir engel yok demektir!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*