Anasayfa » DÜNYA » Davos: Mali Sermaye Krize Çözüm Arıyor

Davos: Mali Sermaye Krize Çözüm Arıyor

22 Ocak tarihinde toplanan Dünya Ekonomik Forumu –WEF- 2014 de gündemi; ekonomi, küresel bölgesel güvenlik, çevre sorunları, iklim değişikliği, su ve gıdaya erişimin yanı sıra, ulaştırma, enerji ve sağlık olarak belirlemiş. 4 gün sürecek toplantı 25 Ocak tarihinde sona erecek.

Davos’ta başlayan toplantıya dünya genelinde 2,200 üst düzey devlet yöneticisi, dünyanın en büyük tekel, banka, borsa sahipleri ve toplantıda alınan kararları haberleştirmek ve toplumu mali sermayenin çıkarları doğrultusunda yönlendirmek için canla başla çalışan uluslararası basın yayın tekeli çalışanı 500 gazete ve televizyoncu katılım sağlamış durumda.

Mali sermayenin en tepesindeki yöneticilerin korunması için 8 milyon İsviçre Frangı harcama yapılmış ve ayrıca 24 km’lik bir alanda baştan aşağı silahla donatılmış beş bin asker, polis ve özel tim tarafından güvenlik çemberi oluşturulmuş durumda.

Uluslararası sermayenin kısa ve uzun dönem çıkarlarının ele alındığı, yeni olanakların kullanım ve yönetişiminin planlandığı, zirvedeki kararların bağlayıcılığı tartışmalı olsa da buradan çıkan kararlar mali sermayenin gelecekteki hedeflerini göstermesi bakımından önem kazanıyor. Aynı zamanda büyük sermaye gruplarının dayatmalar yoluyla küçükleri içererek yuttuğu birlik oluşumlarının ön anlaşmaları yapılmaktadır.

davos641-300x225Davos zirvesi demek emperyalist sermaye ve güç odakları arasındaki paylaşım mücadelesinde kimin borusunun öteceği, büyük pastadan hangi sermaye grubunun güçlenerek çıkacağı üzerinde yürütülen pazarlıklardır. Ve devamında da alınan kararlar doğrultusunda emperyalist kapitalizmin ortak düşmanı olan işçi sınıfı ve ezilen halkların yeni sömürü politikalarına karşı ortaya çıkabilecek kalkışmalarını bastırmak, ekonomik ve siyasal zor kullanılarak yönetilmesi kalıyor. Son dönemde yaşanan direnişlere bakıldığında işçi-emekçilerin daha sert yöntemlere yöneldiğini görmek zor değil. Yaşanan grev, işgal, blokaj gibi çatışmalı bir sürece girildiğinin önemli örnekleri giderek yaygınlaşıyor. Mali sermayenin giderek büyüyecek bir çatışma sürecini karşılamak zorunda kalacağı artık bir sır olmaktan çıktı. Öyle ellerini kollarını sallayarak tepemizde böğüremeyecekler. Tüm zenginlikleri yaratan sınıfın, sefaleti yaşadığı bir dünya daha fazla yaşayamaz.

Sosyalizmin yarattığı basıncın etkisiyle Avrupa burjuvazisi içte zorunlu olarak “vermek” ve uygulamak zorunda kaldığı kısmi ekonomik-sosyal olanakların da sosyalizmin geriye dönüşü, doğu blok’u ülkelerin dağılması ile geçici de olsa ortadan kalkan devrim tehdidinden sonra var güçleriyle işçi sınıfının en temel kazanımlarına yöneldi. Güvencesiz çalıştırma, taşeronluk sistemi, kısa süreli çalıştırma, modern köle pazarları olan –Özel İstihdam Büroları’nın- peş peşe devreye sokulması ve mezarda emekliliğin yaşama geçirilmesiyle birlikte işçi-emekçilerin kazanılmış hakları sağlık sigortası ve işsizlik yardımı gibi elde kalan son kırıntıları da burjuvazinin saldırısı ile karşı karşıya.

Dünya proletaryası sınıfa karşı sınıf ekseninde birleşik bir mücadele ile sermayenin saldırılarını göğüsleme olanak ve tarihsel tecrübesine sahiptir. Her yeni kıvılcımın daha büyük bir alev topuna dönerek sıçramalı bir gelişme göstereceği, bir bölgede veya ülkede başlayacak bir direnişin sadece o bölge ve ülkeyle sınırlı kalmayacağının da belirtileri Tunus, Mısır ve Türkiye-Gezi direnişlerinde kendisini göstermiş bulunuyor. Davos’un belki de en önemli “gizli gündem” maddesi işçi sınıfı ve emekçilerin giderek yoğunlaşan kitlesel kalkışmaları ve direnişleri olsa gerek. Günler-aylar süren direnişler kapitalistlere bir kez daha cehennemi yaşamalarına vesile oldu. Dolayısıyla emperyalist sermaye temsilcileri bu ve benzeri işçi sınıfı ve emekçi halk hareketlerinin emsal teşkil etmemesi için yeni stratejiler üzerinde duracaklardır.

Emperyalist kapitalist sermayenin alacağı hiçbir önlem işçi sınıfı ve ezilen halkların geleceğe olan özlemlerini, umutlarını yok edemez. İşçi sınıfının sosyalizm yürüyüşü durdurulamaz! O gün geldiğinde, sel gibi akan kalabalıklar gecekondulardan, fabrikalardan, okullardan, yoksul kentlerden çıkıp saraylardakilerin saltanatını yıkacaklar.

Devrimci Proletarya/ İsviçre

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*