Anasayfa » BASINDAN » Cumartesi Anneleri 661’nci haftada Nihat Aydoğan’ı sordu

Cumartesi Anneleri 661’nci haftada Nihat Aydoğan’ı sordu

Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin bulunması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 661’inci haftasında Galatasaray meydanında bir araya geldi. “Failler belli, kayıplar nerede” yazılı pankart açan kayıp yakınları, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Bu haftaki eylemde 30 Kasım 1994 tarihinde Mardin’in Midyat ilçesinde askerler tarafından evinden alınarak kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbeti soruldu.

‘HÜKÜMETİMİZ KAYIPLARIMIZIN DERDİNE DÜŞMEMİŞ’

Eylemde ilk olarak 1994’te kaybedilen Fehim Tosun’un eşi Hanım Tosun konuştu. 1995 yılında bu meydanda kayıpların bulunması için oturmaya başladıklarını belirten Tosun, “Hiç bir zaman kayıplarımızı unutmayacağız. Bizim buradaki sesimizi tüm dünya duydu ancak bizim hükümet duymadı. Şuan bizim hükümetin Sarraf derdi var onun peşinde düşmüşler kimse bizim kayıpların peşine düşmemiş. Bizim kayıpların peşine düşsenize. Kendinizi bizim yerimize koyun akşam ailenizden biri 5 dakika eve gelmese ne yapardınız?” diye sordu.

‘SUÇ CEZASIZ BIRAKILDI’

Haftanın basın açıklamasını Cumartesi Anneleri’nden Hatice Onaran okudu. Hakikat ve adalet ısrarlarının 661 haftadır sürdüğünü belirten Onaran, bu hafta ise 23 yıldır akıbeti gizlenen, failleri cezasızlıkla korunan Nihat Aydoğan’ın dosyasında hakikatın açıklanması için bir araya gelindiğini söyledi. Onaran, Nihat’ın 30 Kasım 1994 sabahı özel tim ve korucular tarafından Mardin Midyat’taki evinden gözaltına alındığını ve oğlu Ferhat dağa gittiği iddiası ile kendisine günlerce işkence yapıldığını söyledi. Resmi makamların Nihat’ın gözaltına alındıktan 20 gün sonra nöbetçi savcılığa sevke edildiğini belirterek, serbest bırakıldığının iddia edildiğini ancak kendisinden bir daha haber alınamadığını söyledi. Eşi Halime Aydoğan’ın akıbetinin sorulması için tüm resmi kurumlara başvuru yaptığını söyleyen Onaran, vukaatli nüfus cüzdanı örneği almak için gittiğinde eşinin nüfus bilgisinde ölü olarak geçirildiğini öğrendiğini belirtti.

Onaran, “Nüfus iradesine ölüm bildiriminde bulunan köy muhtarı, jandarma komutanının baskısı sonucunda gerçek olmayan bu bildirimi düzenlemek zorunda kaldığını itiraf etti. Aydoğan Ailesi’nin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Aydoğan’ı kaybedenler bilinmesine rağmen haklarında soruşturma dahi açılmadı. Siyasal iktidarlar, Aydoğan’ın kaybedilmesi suçunu da cezasız bıraktı” dedi. Onaran son olarak dönemin başbakanı Tansu Çiller başta olmak üzere tüm yetkililerin yargı önüne çıkarılmasını istedi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*