Anasayfa » GÜNDEM » CHP’nin “tam demokrasisi”, HDP’nin “demokratik cumhuriyet inşa komisyonu”…

CHP’nin “tam demokrasisi”, HDP’nin “demokratik cumhuriyet inşa komisyonu”…

“Radikal demokrasi”sinden sonra 15 Temmuz da, “ne desem gider demokrasisi” literatürüne “tam demokrasi” deyimini kattı! İlk kez CHP tarafından kullanılmaya başlanan “tam demokrasi istiyoruz” deyimi, onun yörüngesindeki liberal reformist sola da hemen yayılıverdi.

Şu kadarını söylemekle yetinelim: Kapitalizm koşullarında “tam demokrasi” liberal bir hayal ve yalandan ibarettir. Burjuva demokrasisi, burjuvazinin sınıf diktatörlüğünün bir biçimi ve kılıfıdır; burjuvazi için demokrasi, toplumun çoğunluğunu oluşturan işçiler, emekçiler üzerinde diktatörlüktür. Burjuva demokrasisi kitleler için biçimsel ve soyut bir demokrasiden ibarettir.

“Tam demokrasi”, “gerçek demokrasi” gibi kavramlar, ancak toplumun çoğunluğunu oluşturan işçi sınıfının, kent ve kır yoksulu yarı-proleterlerin yönetime, kendi gerçek sınıfsal-toplumsal istek, gereksinme ve özlemleri doğrultusunda, devrimci, değiştirici, kurucu, karar alıcı, örgütleyici olarak aktif ve doğrudan katıldıkları ve yer aldıkları, sosyalist işçi konseyleri demokrasisi için kullanılabilir.

CHP’nin “tam demokrasi istemi” ile aynı yerde, 12 Eylül Anayasasının tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek dil diyen maddelerinin “değiştirilmesinin teklif bile edilemez”liğini ilke edinmesi, onu 2 kat daha komik kılmaktadır.

HDP’nin “radikal demokrasi”si ise, Meclis’e “Demokratik Cumhuriyeti İnşa Komisyonu” önergesi sunuyor. Önergeye göre, Meclis bünyesinde oluşturulacak komisyon Türkiye’nin geçmişini araştırıp sorgulayacak, dersler çıkaracak ve devletin yeniden inşasında ulusal ve evrensel kriterler belirleyip Meclise sunacak.

HDP Meclis Grup Başkanvekili İdris Baluken, önerdikleri “Demokratik Cumhuriyeti İnşa Komisyonu”nu şöyle tanımlıyor:

“Yapılması gereken bu ülkede Kürtleri, Alevileri, Sol-Sosyalist kesimleri, muhafazakar mütedeyyin insanları, laik, seküler kesimleri bir bütün olarak inanç, sınıf ayrımı gözetmeden devletin yeniden inşa sürecine katabilmektir. Bunu başarabildiğimiz ölçüde bir demokratik inşadan bahsedebiliriz. Bunu başarmadağımız ölçüde de belli toplumsal kesimlerin kendisini devlete ait hissetmesi ya da o devleti bir aidiyet üzerinden sahiplenilmesini beklemenin çok doğru olmadığı kanaatindeyim.” (Birgün, Yazı Dizisi: Türkiye yeniden kurulurken ne yapmalı, nasıl yapmalı? 3 Ağustos 2016)

HDP, bu Meclise bir “Kurucu Meclis” hayali atfetmekle kalmıyor, “sınıf ayrımı gözetmeyen” bir devlet ve devletin yeniden inşa süreci hayalini yayıyor! HDP’nin derdinin “belli toplumsal -sınıf ve- kesimlerin kendisini -burjuva mali oligarşik sınıf iktidarı olan- devlete ait hissetmesi ya da o devleti bir aidiyet üzerinden sahiplenmesi” olduğu burada da açıkça görülüyor.

“Sınıflar üstü”, “Uluslar üstü”, “Siyaset üstü”, “İdeolojiler üstü” bir demokrasi hayaliyle, aslında tekelci burjuvaziye sesleniliyor, tekelci oligarşik devlet krizine çözüm öneriliyor!

HDP yazılı önergesinde, 1924 ve tüm sonraki anayasaları haklı olarak eleştirirken, devletin yeniden inşasına 1921 anayasasını referans gösterirken bir çam -orman- daha deviriyor. 1921 anayasasında saltanat ve hilafet bile kaldırılmış değildi!!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*