Anasayfa » NEYİ SAVUNUYORUZ

NEYİ SAVUNUYORUZ

Sarsıntılar çağı: Cezayir

1- Türkiye solunda Sudan’daki isyan hareketine ilgi daha fazla oldu. Cezayir’deki isyan hareketine aynı ilgi gösterilmiyor. Herhalde Sudan bir islamcı-faşist rejim olduğu ve onun sarsılması, siyasal islamın bölge çapında zayıfladığı tezine yeni bir dayanak sağladığı için. Cezayir’de ise ulusal bağımsızlık savaşı ile kurulmuş ve üstelik 90’lı yıllardaki iç savaşta, islamcı hareketi ezmiş, “ulusalcı-kamucu-modernist” imajlı bir rejim var. Herhalde bu yüzden, ...

Devamını Oku »

Bir sarsıntılar çağından geçiyoruz: Sudan

Sudan 1960’larda ve 70’lerde başta 5 bin kilometreye ulaşan demiryolu ağı olmak üzere modern kapitalist sanayileşme yoluna girmeye başlayan ve modern sınıf mücadelesinin gelişmeye başladığı bir ülkeydi. Atbara bölgesi ülkenin demiryolu ve sanayi merkeziydi. Devrimci demiryolu işçileri sendikası ülke çapında sonraki tüm işçi örgütlenmelerine esin kaynağı olmuş, Atbara işçileri 1964 ve 1985 ayaklanmalarının öncü güçlerinden olmuşlardı. 1970’lerin ortalarından itibaren Sudan’da ...

Devamını Oku »

Komün: Eskinin parçalanması ne kadar ilerletilirse yeninin önü o kadar açılır

Komün yazınının önemli bir bölümü, Komün Devriminin en önemli başarısını, işçilerin kendi karar ve yönetiminin en üst yapıtı saydıkları Komün Konseyine atfeder. Konseyin, yepyeni ve daha yüksek bir demokrasinin, konseyler demokrasisinin jenerik biçimi olarak, böyle bir eğilim ve esin taşıdığı doğrudur. Egemen sınıfın bürokratik ve parlamentarist aygıtlarının işçi sınıfı çıkarına asla kullanılamayacağını, yerlerine neyin nasıl geçeceği konusunda yepyeni bir ufuk ...

Devamını Oku »

Komün jenerik bir işçi devrimidir

MAHALLE KOMİTELERİ VE BÖLGE ASAYİŞ KONSEYLERİ Paris’te yerel belediye meclislerine savunma komiteleri kurma çağrısı burjuva jacobenlerden (radikal demokrat) gelmişti. Burjuva liberallerin denetimindeki belediye meclisleri, bu çağrıyı umursamadılar ya da göstermelik, bürokratik “komiteler” kurdular. Paris’in işçi varoşlarında ise öz örgütlenme çok önceden başlamıştı, kendi bölgelerindeki yerel belediye komitelerini ya işçiler ve kadınlar ele alıp işlevlendirdiler ya da yenilerini kurdular. Paris varoşları, ...

Devamını Oku »

Tanzim satış: Tarım-gıdada sınıf savaşları

Kapitalist devlet iktidarının belediyeler üzerinden tanzim satış uygulaması yoğun olarak tartışılıyor. Solda hep olduğu gibi bu uygulamada, yalnızca gündelik görüngüleri üzerinden, yüzeysel eleştirilerle yetinildi. Tanzim satış noktaları önünde oluşan kuyruklar eleştirildi, bunun yerel seçimler için yapılan geçici bir atraksiyon olduğu, zararına yapılan satışların borcunun yine halka yıkılacağı söylendi, özelleştirmeci iktidarın şimdi kamu sübvansiyonlu tanzim satış organizasyonuna başvurması alaya alındı, vb. ...

Devamını Oku »

Fransa: Bir genç işçinin sarı yelekli olarak portresi

Bir kez daha sarı yelekliler hareketi üzerine. Sarı yelekliler hareketini bir çok yönüyle ele almaya çalıştık. Bu yazımızda özellikle son beş Cumartesidir gösterilerin yoğunlaştıgı sekiz Büyük kenti ele alacağız. Başından beri herkes birbirine şu soruyu soruyor “kim bu sarı yelekliler ?” Hatta öyle bir duruma geldik ki sarı yelek giyip eylemlerde bizzat yer alan bile soruyor bu soruyu. Bizler arasında da ...

Devamını Oku »

Venezuela: Chavezcilik ne yana düşer, sosyalizm ne yana?

Venezuella üzerine 2 yıl önceki bir yazımızda, Venezuella’da bir tür “ikili iktidar” durumunun olduğunu, bunun sürgit olamayacağını belirtmiştik: Bir yanda devlet iktidarını ve devletleştirilmiş petrol tekelini elinde tutan “Bolivarcı” rejim. Diğer yanda kapitalist ekonominin petrol dışı kesimlerini (burada Venezuela halkı için kritik olan temel gıda ürünlerinin ticaretinin özel bir öneme sahip olduğunu belirtelim) ve medyayı elinde tutan, emperyalist kapitalist tekellerle ...

Devamını Oku »

Beyoğlu’nda nohut yetişmez!

Yazımız, tahmin edileceği gibi, ÖDP yöneticisi Alper Taş’ın CHP’den Beyoğlu belediye başkan adayı olması üzerine. Başlık, Alper Taş’ın Dersim-Ovacık belediye başkanı olan ve (kendisine epey bol gelse de) “komünist başkan” sıfatıyla anılan Fatih Mehmet Maçoğlu’nun belediyecilik anlayışını örnek alacağını söylemesine atıfta bulunuyor. Bununla birlikte bu başlık, Maçoğlu’nun Ovacık’ta katılımcı tarımsal üretim ve bunun gelirinden Ovacıklı yoksul çocukların eğitimlerine destek olma ...

Devamını Oku »

Şule Çet: Kadın işçi olmak…

Şule Çet, genç bir kadın işçiydi.  Çocuk yaşta annesini kaybetmişti, babası çalışamaz durumda hastaydı. Gazi Üniversitesi Tekstil Tasarım bölümünde 2. sınıf öğrencisiydi.  Mezun olsa yine işçi olacaktı, ama o üniversite mezunu işçi olabilmek için de yine işçilik yapmak durumundaydı. Eğitim masraflarını karşılamak için aynı zamanda bir ofiste part-time çalışıyor, işçilik yapıyordu.  Patronları bu ışıl ışıl genç kadının ücretli köleliği üzerinden, ...

Devamını Oku »

ROMA filmi üzerine eleştirel bir analiz

İşçiler, kadınlar, ezilen ırk ve uluslar kendi gerçek hikayelerini anlatmayı öğrenmedikçe, onların hikayesi orta-üst sınıf beyaz adam tarafından çarpıtılarak anlatılmaya devam edecektir. Meksikalı sinema yönetmeni Cuaron’un“Roma” filmi, dünya çapında sinema eleştirmenleri veplatformları tarafından neredeyse oy birliğiyle “yılın en iyifilmi” seçildi. Film hakkında “muhteşem”, “başyapıt”gibi ifadeler çokça kullanılıyor. Film, bir işçi filmi, kadın filmi, ezilen yerli halklar filmi olarak da değerlendiriliyor.  ...

Devamını Oku »