Anasayfa » Üreti-Yorum (sayfa 5)

Üreti-Yorum

Aristo Yaşıyor; Hem de Bu Topraklarda

Sahi ya, niye yeşil değildi ki? Ortaokulda münazarada sütün yeşil olduğunu savunacaktık. Tutunduğumuz tek dal ineğin yediği otların yeşil olmasıydı. Zaten Aristo mantığının dışına da çıkamadığından ufkumuz, tutunduğumuz bu dalla münazarayı kazandık. Ben mi çabuk büyüdüm, insanların bir bölümü mü ortaokulu çok sevdi ve orda kalmak istedi çözemedim. Gördüğüm o ki bu topraklar Aristo’yu çok sevmiş ve ateşli bir savunucusu ...

Devamını Oku »

Mesele

Sel gider; kum kalır. Sel gitmeseydi suyla, gidince de kumla boğulmak istenmek; çarın yağlı urganıyla, şansolyenin parıltılı kurşunun arasında kalmak gibi.Urganla kurşun arasında yükselen umutla kuşatılmış sesin sahibi Bolşevik bir asker. O ses “Bu savaş bizim değil; biz kendi savaşımızı vermediğimiz sürece, kazanılan hiçbir zafer bizim değil.” diyordu bir asır evvelden. Darbe daha mengenesini gevşetmemişken duyulmuştu ya Netaş işçisinin sesi; ...

Devamını Oku »

Pokemon Go: Duygusal sömürünün oyun ile gizlenmesi

Pokemon 1998-2000’li yıllarda piyasaya sürülmeye başlandıktan sonra hızlıca çocukların içerisinde yaygınlaştı. İlginç bir hikayesi olduğu söyleniyor; babası tarafından doğmadan terk edilen bir çocuğun yaşamından alıntılanıyor. [1] Ash isimli çocuğa yaşadığı boşlukları atlatabilmesi için tavşan alınıyor, adı Pikachu konulan tavşan iki yıl sonra elektrik kazasına maruz kalıyor. Ash isimli çocuk kendi kafasından farklı hayaller ve dünyalar kurarak Pikachu’nun kurtulduğunu, elektrik gücüyle ...

Devamını Oku »

Kafka’da Kişilik Ve İşçi Sınıfı-İnsan Okur

Çağımız insanının temel sorunu, yani yabancılaş­mayı aşmak için birey ile toplumun, Ben ile dış dünyanın birleştirilmesi, Kafka’nın yapıtlarının çekirde­ğini oluşturur. Bir toplum teki niteliğiyle, umutsuz bir bireysel başkaldırıyla yabancılaşmış bir dünyanın kar­şısına dikilmek değil, bir yere alınabilmek, bir topluma ait olmak, böylece de korkudan, yalnızlıktan kurtulmak, Kafka’nm yıkılması olanaksız tutkusudur. Milena’ya yazdığına göre «her şeyi kapsamına alan» korkusu, «belki yalnızca ...

Devamını Oku »

Futbol bir festival midir?

Futbol bir festival midir? Liberal reformist solun mali-endüstriyel futbolu solda realize etmek için başvurdukları slogan bu: “Futbol bir festivaldir!” Birgün gazetesinin (siyaset ve sendika yazarlarından daha çok sayıda olduğunu hayretle gördüğümüz futbol yazar, uzman, yorumcu ve muhabirlerinin) EURO 2016’yı solda ve muhalif kesimlerde pazarlamak için yükselttikleri neoliberal popülist endüstriyel futbol sloganı işte bu. Birgün gazetesi Türkiye A Milli takımı yönetimini ...

Devamını Oku »

Beş karış: Sıcak

SICAK “Çok sıcak anne! Yanıyom ben!” “Çok sıcak canısı. Bu yaz böyle…” “Her yer çok sıcak… Dışarı sıcak, içeri sıcak, offf.” Ne lanet kuşağız, sonrakini yakan.

Devamını Oku »

EURO 2016: Türkiye ve İzlanda

Türkiye Türkiye A Milli Futbol (takımı değil) Şirketi, EURO 2016 ön eleme grubundan son anda ve kazayla, daha doğrusu futbolcu başına vaadedilen 500 bin liralık prim gazıyla çıkabilmişti. (Takım değil) Şirket, EURO 2016 futbol (turnuvasına değil) piyasasına katılma hakkı kazanınca, Hürriyet gazetesinde tam sayfalık bir “haber analiz” yayınlandı. “Analiz” futbolla ilgili tek bir fikir kırıntısı içermiyor, zaten finans-ekonomi sayfalarında yer ...

Devamını Oku »

“Benim Şarkım Amacını Buldu”

ABD’de iki hafta boyunca süren yargılama sonucunda, faşist Pinochet rejimi tarafından katledilen devrimci sanatçı Victor Jara’nın ailesine 28 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verildi. Davada, faşist askeri rejim sırasında Şili ordusunda görev yapan teğmer Pedro Barrientos Nunez, Victor Jara’ya yapılan işkence ve katledilmesi sanığı olarak yargılanıyordu. Victor Jara, faşist askeri darbe sonrasında göz altına alınarak, binlerce direnişçiyle birlikte stadyuma hapsedilmişti. ...

Devamını Oku »

Beş Karış: Göç

GÖÇ “Yok işte! Lanet ki yok!” “Neye heyheylendin şimdi?” “Ev sahibi bizi şutlayacak, biliyorsun.” “N’edelim? O parayı ödeyemeyiz.” Kira değil, canımızı istiyor! “Ödeyemeyiz. Ama işte sen de bak, aha kiralık ilanları…” “Yuha! Ne bu be!” Sürüyorlar insanları, milyonları, sınıfımızı… “Yine mi göçeceğiz anne?”

Devamını Oku »

Beş Karış/Kıskanç

“Neye bakıyorsun öyle?” “Çocuklar oyun oynuyorlar.” “Görüyorum, bizimki de orada.” “Hı hı…” “İyi de böyle çakılıp bakakalacak ne var?” “Oynadıkları oyunlar…” “N’olmuş oyunlara? Oyun işte.” “‘Oyun işte’ diyene bak sen! Çocuklar için, aralarındaki ilişkilerin gelişmesi için yeni oyunlar oluşturmaya gecelerini yatıran sensin!” “Oluşturduğumuz oyunları mı kıskandın yoksa!” “Eh!” “Vay! Kıskanç herife bakın! Gel hele yanıma!”

Devamını Oku »