Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Canı yanan bütün işçiler birlik olup, dışarı çıktı

Canı yanan bütün işçiler birlik olup, dışarı çıktı

Canı yanan bütün işçiler birlik olup, dışarı çıktı

DİSK Cam-Keramik-İş’de örgütlenmeye başlayan Serapool işçileri, işten çıkarmalar başlayınca 11 Haziran’da direnişe geçti. İSİG Kadın Meclisi olarak direnişlerinin 15. gününde Serapool işçilerini ziyaret ettik. İşçi kadınlarla hem direniş sürecini hem de çalışma şartlarını konuştuk.

Sendikalaşma süreci 3-4 ay önce başlamış. 140’ın üzerinde işçi fabrika bahçesinde direniyor. “İşimiz çok ağır. İş hızı sürekli artarken, eleman sayısı azalıyor. Biz de imza topladık, patronla görüşmek istedik. Kabul etmedi. Sendikalaşınca arkadaşlarımızı işten çıkarmaya başladılar. Biz de direnişe başladık.”

“Burada hasta olmayan yok”
Çalışma şartlarından bahsetmelerini isteyip, sağlık problemlerini sorduğumuzda ise aldığımız ilk cevap “burada hasta olmayan yok ki” oldu. Fabrikada kadınların sayısı artmaya başlamış. Bunun nedenini işçiler, “kadınlara söz geçirmek daha kolay, daha hızlılar” şeklinde açıklıyor. Koşulları da bir o kadar ağır. 50 dereceye varan sıcaklıkta ve toz içinde, hızlı çalışmaya zorlanıyorlar. Üretim bölümüne maliyetli olduğu gerekçesiyle havalandırma yapılmamış. Koruyucu ekipman olarak çelik ayakkabı, eldiven ve maskeleri var. Ama çelik ayakkabıların demirleri ayaklarına batıp da değiştirilmesini talep etmeden, ayakkabıları değiştirilmiyor.

Kullandıkları eldivenlerinde işlevsiz olduğunu, sıcağı geçirip, ellerine zarara verdiklerini anlattılar.

Maskeler de aynı şekilde işlevsiz. “Çalıştığımız yer çok sıcak ve havalandırma yok. 50 derece sıcakta maskeyi de takınca yüzümüz yara oluyor.”

“Asbest kanser yapıyor diye itiraz ettik, dinlemediler”
Bir diğer tehlike ise asbest. “Üretimde asbest kullanılıyor. İtiraz ettik kanser yapıyor diye ama bize, 1000 derece sıcağa o dayanıklı mecbur onu kullanıyoruz diyorlar. Asbeste karşı hiç bilgi verilmedi. Maskesiz ya da yeterli koruyucu maske olmadan asbestle çalışılan bölüm var. Tek bölümde kullanılsa da bazen asbest tozu diğer bölümlere de yayılıyor. Hepimizi etkiliyor.”

Çalıştıkları süre içerisinde ağır kaldırmaktan ya da 200 kiloluk arabaları çekmekten hemen hemen bütün kadınlarda boyun ve bel fıtığı var. Hamileyken ağır kaldırmaktan düşük yapanlar da olmuş.

Bir kadın işçi ise şubat ayında geçirdiği iş kazasını anlattı. “10 Şubat’ta elimi makinaya kaptırdım. Hastaneye gittim. 40 gün rapor verdi. Yönetimdekiler geçmiş olsun bile demedi. İş kazası kağıdını yönetimden zorla aldım.”

Kadınlar en çok ustaları tarafından maruz kaldıkları hakaretlerden şikayetçi. “Fabrikadaki hakaretler beni iyice sinirli biri yaptı. Eve gittiğimde oğlum bana sen kötü anne oldun artık dedi. Eşim değişmeye başladın dedi. Ustaya karşılık verdiğimizde de ceza alıyoruz. Ağır işleri tek başımıza yaptırıyor.”

Çalışırken işçilerin üzerine büyük bir baskı uygulanıyor. “Yarım saat yemek molamız var sadece. Onun dışında hep ayaktayız. 8 saat çalışsak da 16 saat çalışmış gibi yoruluyoruz. Su içmeye bile molamız yok. Tuvalete giderken bile gözetleniyoruz. Bantlı yerlerde çalışınca işi bir saniye bile bırakamıyorsun. Orucunu 11 de açan oluyor bazen. Oruç tutmayanlara ramazanda yemek verilmiyor. Hatta içeride yemek yemesi de yasaklanıyor. Tuvaletlerde gizli gizli yemek yeniyor.”

“Canımız yanmadan fabrika önlem almıyor”
3 vardiya şeklinde çalışıyorlar. Geç saatlerde evlerine gitmeleri güvenlik açısından sıkıntı yaratabiliyor. “Servisimiz yoktu. Bir işçi arkadaşımız vardiya çıkışında vuruldu.1995’de biz servis talep ettik, anca o zaman servis kondu. Yani içimizden birinin öldürülmesi, canımızın yanması gerekti.”

Patron dayanışması
Başka fabrikalardan Serapool direnişine destek veren işçilere de ceza gelmiş. Yan fabrikalarındaki Ülker işçilerinden sosyal medyadan direnişteki işçilere destek verenler olmuş. O işçilere hemen ihtar çekilmiş.

“Canı yanan bütün işçiler birlik olup, dışarı çıktı”
Serapool direnişçisi işçi kadınlar kararlı. “Ya içeri sendikayla birlikte gireceğiz, ya da fabrika kapanacak.” diyorlar. “Direnişe çıkmayı önceden hiç düşünmezdik. Televizyonda görünce hep kızardım işçilere. Artık hak veriyorum. İşimiz ağır bir de sürekli hakaret işitiyoruz. Zulüm hakaret canımıza yetti. Daha önceki yıllarda da sendikalaşmaya çalıştık fakat sonuç vermedi. Öncü işçiler cezalandırıldı ya da işten çıkarıldı. Bu sefer canı yanan bütün işçiler birlik olup, dışarı çıktı. Artık daha güçlü daha sağlamız.”

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Meclisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*