Anasayfa » GENÇLİK » Burjuvazinin Sandığından Gezi Ruhunu Çıkaracağız

Burjuvazinin Sandığından Gezi Ruhunu Çıkaracağız

Bir kez daha seçimler arifesindeyiz ancak bu seçimler şimdiden yerel seçimler olmaktan çıkarak burjuvazi açısından daha önemli bir hal almıştır. Gezi direnişi ile birlikte karizması çizilen burjuva hükümeti cemaat ile arasında boy gösteren ve hala süre gelen karşılıklı ataklar sonrasında bu seçimlere daha bir önem arz eder vaziyettedir.
Biz gençler içinse bu seçimler aslında bir oyundan başka bir şey ifade etmemektedir. Burjuva demokrasisinin bir seçim demokrasisi olduğu gerçeği ortadadır. Burjuvazinin seçimlerinin de bir kurmaca olduğu ise bu ülkede yıllardır bilinen bir gerçektir. Derelerde çıkan oy pusulaları, sahte seçmenler daha dün gibi belleklerimizdedir.
Zaten bu seçimlerde önümüze konulan seçenekler bizi kimin sömüreceğini seçmemizin istendiği seçeneklerden ibarettir. Biz gençler bizi kimin sömüreceğini seçmeyeceğiz.
Beş yılda bir oy vererek “bizim” seçtiğimiz belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, seçim döneminde “ayağımıza” kadar gelip biz gençlerden oy istiyorlar. Oysa gezi direnişinde biz gençlere neler dediklerini çok iyi hatırlıyoruz bu yüzsüzlerin.

Seçim dönemi sonrası bir daha yüzlerini göremeyeceğimiz, deri koltuklarından kalkmayan belediye başkanları için biz gençler oy pusulasını işaretleyen robotlardan başka bir şey değiliz.
Yaşam alanlarımızı talan edenler, bize sormadan kentimizi yağmalayan ve her yanına AVM ve TOKİ ile dolduranları biz çok iyi tanıyoruz. Burjuvazinin belediyecilik anlayışında biz gençlerin sosyal aktivite yerleri, kültürel mekanları birer rant alanı olarak görülmektedir. Ve büyük tekeller biz gençlerin bu alanlarına bir bir göz dikmektedir. Tiyatrolarımızın özelleştirilmesinden, sinemalarımızın yıkılmasından, sokakta sanat yapmamızın yasaklanmasından biz gençler anlamamız gerekenleri çoktan anladık.

Ey belediye başkanları; Bu gömlek bize dar gelir!

Biz gençlerin yaşamlarımız abluka altına alınmıştır. İşçi-öğrenciler olarak okullarımızda, genç işçiler olarak çalışma hayatlarımızda iliğimize kadar sömürülüyoruz. Nefes almak için tiyatroya, sinemaya, kütüphaneye gitmeye zaman bulamazken, yeşil bir alanda yayıla yayıla oturup piknik yapmak için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalırken, AVM’lerinizden, plazalarınızdan gökyüzünü göremezken, şimdi siz bizden utanmadan oy istiyorsunuz.
Belediyelerinizin onlarca milyarlık bütçeleri var. O bütçeyi biz gençlere harcamak yerine kendi zimmetinize nasıl geçirebileceğinizin hesabını yapıyorsunuz, bir şirket yöneticisi gibi yönetiyorsunuz belediyeleri onlarca genç işçiyi taşeronluk sistemi ile güvencesiz ve kölece çalıştırıyorsunuz. Bize giydirmeye çalıştığınız bu deli gömleği artık bize dar geliyor.

Biz Kürt gençlerinin anadil talebini görmezden geliyorsunuz. Belediye hizmetlerinde çok dilli bir yaşamı hayata geçirmek için hiçbir adım attığınızı görmedik. Biz LGBT gençlerin yaşamlarına dair hiç birinizin programlarında bir şey söylediğinizi duyamadık. Biz genç kadınların istek ve önerilerini ciddiye aldığınızı işitmedik, biz genç kadınları sadece kota hesaplarınızda hatırladığınız gerçeğini hissede biliyoruz.
“Kahraman” polislerinize belediye araçlarına bedava binme hakkı tanırken biz Ali İsmail’in yaşıtı gençlere fahiş rakamlarla ulaşım sağlıyorsunuz. Biz biliyoruz gözümüzdeki değerinizin ne olduğunu.

Bizim düşlerimiz sizin sandığınıza sığmaz!

Biz gençler olarak ücretsiz ulaşım hakkımızı istiyoruz. Biz gençler üniversite okumak için geldiğimiz bu kentlerde esnafın ve mülk sahibi burjuvaların birer ekmek kapısı olmak istemiyoruz. Milyon dolarlık bütçelerinizle AVM yapmak yerine bizlere ücretsiz barınma evleri istiyoruz.
Biz gençler gidip saatlerce oturup, sırtımıza vuran güneşin tadını çıkartacağımız yeşil alanlar istiyoruz. Sansürlenen internet ve sansürlenen meydanlarımızı özgürleştirmek için tek laf dahi etmeyen burjuvalara ve liberal reformistlere oy yok.
Yaşadığımız kentleri birer hücreye çeviren güvenlik kamerası uygulamasına son verilmesini istiyoruz. Kameralarla dikizlenen liselerimizi, sokaklarımızı, duraklarımızı özgürleştirmekten hiç bahsetmeyenlere özgürlüğün ne olduğunu hatırlatacağız.
Onlarca tutsak öğrenci varken, polis ve özel güvenlik ablukası altında olan üniversitelerimiz ortadayken ve belediye başkan adayları bunlardan bahsetmiyorsa biz gençler de onlara oy vermekten bahsetmeyeceğiz!

Bizler sosyalist bir belediyecilik anlayışına sahip olmayan,burjuva demokrasisinin sınırlarıyla bizi oyalamaya çalışan liberal reformistlere de oy vermeyeceğiz. Adına halkçı ve eşitlikçi belediyecilik dedikleri belediyelerini biz gençler çok iyi biliyoruz. Bizim taleplerimizin bu liberal reformistleri hiç ilgilendirmediği gerçeğini de çok iyi biliyoruz.

Bizim oylarımız insanca bir yaşamın özlemiyle kentimizi daha güzel yapmak için yola çıkanlara, bizim oylarımız kenti için dövüşerek düşenlere!

Kentlerimizi haramilerden kurtarmak için dövüşerek hayatını yitiren Ali’ye, Medeni’ye, Ethem’e, Ahmet’e, Hasan Ferit’e, Mehmet’e, Abdullah’a adayacağız oylarımızı! Burjuvaziye ve reformist hayallerin peşinde bizi koşturmaya çalışanlara en güzel cevabı hepsi genç olan bu kardeşlerimizin resimleri pusulalarından çıktığında vereceğiz

AVM’siz, müteahhitsin, gazsız, Copsuz, yasaksız, sansürsüz bir kent istiyoruz!

Kentsel rantlarla, yolsuzluk ve rüşvetle çalınan bizim yaşamımız; katledilen doğa; yok edilen kentimiz!

Çekin kirli ellerinizi hayatımızdan,kentimizden !

www.sinifsiz.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*