Anasayfa » GÜNDEM » Burjuvazi yasta, Demirel’de öldü

Burjuvazi yasta, Demirel’de öldü

Türk Burjuvazisi yasta. Ardı ardına yiğit evlatlarını kaybediyor çünkü. Evren’den sonra şimdi de Süleyman Demirel 91 yaşında öldü. Bujuvaziye hizmete adanmış bir yaşam ardında nice katliam, cenaze, gözyaşı ve ağıt bıraktı. Şimdi bujuvazi bu sadık ve cevval hizmetkarına methiyeler düzüyor, ulusal yas ilan ediyor. Demirel’in hayatı adeta bir Amerikan rüyası gibi tekrar tekrar tvlerden seyrettiriliyor, gazetelerden okutturuluyor.

İslamköy’de çobanlıkla başlayan Başbakanlığa ve Cumnurbaşkanlığına süzülen bir yaşam. Peki bu nasıl başarılmıştır? Elbetteki her Amerikan rüyası gibi birilerin üzerine basarak yükseldi Demirel. Ve onun hikayesinde bu işçi sınıfının, Alevilerin, Kürt halkının baştta ABD olmak üzere Emperyalisler ve Türkiye Burjuvazisinin ihtiyaçlarına göre ezilmesi, sömürülmesi, katledilmesi demekti. Demirel nerdeyse 50 yıldır emperyalistlerin ve Türkiye burjuvazisinin kilit adamlarından birisi oldu.

Demirel’in burjuvaziye hizmetlerini saymakla bitiremeyiz elbette ama birkaç önemli noktaya değinecek olursak katil kimliğinde en önemli olaylardan birisi Denizlerin asılmasıdır diyebiliriz. 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin’in idam kararları oylanmasında Süleyman Demirel AP Grubu’nun en önünde oturuyordu. Elini ‘idama evet’ için kaldırdığında arkasına dönüp bakar, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol etmek için. Hoşuna giden tablo karşısında vakur bir ifadeyle önüne döner. İdamlar kabul edilmiştir.”

Demirel mağduruymuş gibi göründüğü 12 Eylül sonrası dönemde de hizmetlerini sürdürür. 12 Eylül sonrası ilk büyük işçi hareketi dalgası olan Bahar Eylemleri 1989’da başladı. Etkileri ise 1990 yılların ortalarına kadar sürdü. O süreçte memur hareketinin yükselişi ve Kürt Halkının serhıldanları dönemiydi. Alevi katliamları yaşanmış buna dönük tepkilerde yükselirken yanı sıra semtlerde antifaşist mücadele ivmelenmişti. Sokaklarda mücadeleler, işçi grevleri, işgaller, direnişler, barikatlar, eylemler, Kürt Halkının serhıldanları… işte Demirel bu kritik süreçte Başbakalık ve Cumhurbaşkanlığı yaptı.

Hüseyin Toraman’ın Annesine “oğlun cebimde mi? çıkarıp vereyim diyen” Süleyman Demirel’in bu görevleri nasıl icraa ettiğini şu verilerle anlayabiliriz: Başbakanlığı döneminde 31 kişi gözaltında kaybedildi. Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde ise 329 kişi gözaltında kaybedildi.

Sivas ve Gazi katliamları, 96 1 Mayısı Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde yaşandı. Bu dönemde Kürdistan’da binlerce Kürt katledildi, köyler yakıldı, boşaltıldı, yüzlerce kişi faili meçhule kurban gitti. Tüm bunların arkasında duran Demirel her olayda pişkin pişkin açıklama yapmaktanda çekinmedi. Sivas katliamı sırasında “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz” diyerek ilgilileri uyardı. Yaşananları, ” Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş… Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır… Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybu vardır” açıklamasını yapacaktı.

Yükselen işçi ve memur hareketi karşısına cop, gaz ve tazyikli su ile dikilen devlet onlarca işçiyi de katletmekten geri durmazken Demirel baştaydı.

Demirel’in döneminde yaşanan katliamlardan cezaevleri de ayrı bir yer tutar. 96 Ölüm Orucu, Ulucanlar, Ümraniye, Buca… katliamlarında da Demirel’in eli kanlıdır.

İşte tüm bunlar neden burjuvazinin yasta olduğunu gösteriyor. Çünkü böylesi sadık ve cevval bir evladını uğurluyor şimdi.

Bizlere ise burjuvazinin eli kanlı katil hizmetkarına cehenneme kadar yolun var demek düşüyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*