Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » ‘Bu direniş bize çok şey öğretti’

‘Bu direniş bize çok şey öğretti’

Limter-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 16 arkadaşıyla dayanışmak için grev başlatan ve bugün direnişin öznesi konumunda olan TEDİ kadın işçileri, bedeli ne olursa olsun direnişi, haklı talepleri kabul edilene kadar devam edeceklerini ifade etti.

İSTANBUL – TEDİ Discount Tekstil Mağazacılık, DİSK’e bağlı Limter İş Sendikası’na üye olan 16 işçiyi, işten çıkarmasıyla birlikte işçiler arasında kurulan dayanışma, beraberinde direnişi getirdi.

TEDİ’nin Tuzla’da bulunan deposu ile Topkapı’de bulunan Genel Merkezi’nde direniş çadırları kuruldu. İlk başta dayanışma amacıyla direnişe katılan TEDİ’nin kadın işçileri, bugün direnişin öznesi konumunda.

Işçilerin dayanışması ve birlikteliği yükseldikçe işyerinin de saldırganlığı artmaya başladı. Greve başlayan işçilerle sohbet ettiği için depodaki güvenlik görevlisi işten atıldı. Sivil polisler eşliğinde ürünleri çıkarmak için depoya gelen avukatı engelleyen işçiler hakkında soruşturma açıldı.

Greve katılan 38 işçi önümüzdeki günlerde, “mal yüklemeyi ve indirmeyi engellemek”, “çalışmak isteyenleri engellemek”, “ürünlere zarar vermek”, “transpaleti saklamak” iddialarıyla haklarında açılan soruşturma kapsamında ifade verecek. Grevdeki işçileri ziyaret ederek taleplerinin ne olduğunu dahi öğrenmeyen firma yetkilileri, çalışanlara mail atarak, direnişteki işçileri karalama kampanyasına başladı. İşçilerin edindiği bilgiye göre de, ay sonu işten çıkarmalar devam edecek.

Henüz çıkışları verilmemiş olmasına rağmen arkadaşlarıyla dayanışmak için işyerinde greve başlayan TEDİ’nin kadın işçileri, ETHA’ya konuştu. Greve neden katıldıklarını, karar vermelerinde neyin etkili olduğunu, yaşadıklarını anlattı.

Depoda yaşanan haksızlıkların artık hat safhaya vardığını kaydeden Meral Güler, haklarını alamadıklarını kaydetti. “Hep beraber hakkımızı savunmak için buradayız” diyen Güler, ancak bu şekilde birlik, beraberlik ve dayanışma içinde başarılı olabileceklerini kaydetti.

‘BU DİRENİŞ BAŞARILI OLACAK’
“Bu direniş başarılı olacak!” diyen Güler, dayanışma ile örülen her mücadelenin kazanımla sonuçlanacağını söyledi ve ekledi. “Biz bunu kazanacağız.”

Daha önce çok firmada çalıştığını ifade eden Güler, yer aldığı konumların hep yönetim departmanında olduğunu vurguladı. Güler, “Bu seferki işimde ‘alt kademede’ olmak istedim. Ama bu sefer de ne kadar ezdiklerinin farkına vardım. Bizler burada çok eziliyoruz. Sonuçta kadınlar daha dikkatli ve hassas, bu yüzden kadınları eziyorlar. Çünkü onların gözünde erkek kendini savunabilir ama kadınlar güçsüz. Öyle düşünüyorlar. Ama kadın arkadaşlar daha güçlü ve daha iradeli” dedi.

‘NE KADAR MÜCADELE EDERSEK O KADAR KAZANIRIZ’
Yürüttükleri mücadelenin sonu ne olursa olsun devam edeceklerini kaydeden Güler, sözlerine şöyle devam etti, “Direne direne kazanacağız, başka yolu yok. Tüm kadınlara çağrım şudur, hiç birşeyden kormayalım. Patronlar çıkaracak diye korkmayalım. Ne kadar direnir, ne kadar mücadele edersek o kadar kazanırız.”

‘YILDIRACAKLARINI SANDILAR AMA ÖFKEMİZİ PERÇİNLEDİLER’

Yönetimin kadınlardan her zaman çok memnun olduğunu söyleyen direnişçi kadın işçilerden Emine Servil, “Ta ki sendikamız Limter-İş’e üye olana kadar” dedi. Sendikaya üye olmalarıyla birlikte bir çok hak ihlaliyle karşılaştıklarını belirten Servil, gün içinde izin alamadıklarını, en ufak dinlenmelerden ücret kesintisi yapıldığını kaydetti.

Üstlerinde bir sürü baskı varken, 13 erkek arkadaşlarının işten atılmasıyla daha da öfkelendiklerini söyleyen Servil, “Önce erkek arkadaşları çıkardılar. Çünkü, onlar daha güçlü, bizi zayıf gördüler. Bugün onlara yarın bize. Bizi de çıkaracaklar” dedi.

‘BAŞKALDIRIRSAK KADINLAR OLARAK KAZANIRIZ’
Daha önceki yıllarda birçok işte çalıştığını söyleyen Sevil, ilk kez bir direnişe katıldığını ifade etti. Servil, “Bu direnişi başarırsak her yerde başarırız. Evde, işte, her yerde biz başkaldırırsak, kadınlar olarak kazanırız” şeklinde konuştu.

‘BİZ BUNU BAŞARACAĞIZ’
Direniş sürecinin kendisine çok şey kattığını söyleyen Sevil, “Kendinin insan olduğunu hissediyorsun. Iş değil insan. Ve eminim ki biz bu direnişi başaracağız kadınlar olarak. Çünkü daha önce kadınlara bakıyorum, kadınlar eskisi gibi değil o kadar ilerideler ki. Biz bunu başaracağız” dedi. Servil, direniş boyunca kendisini en çok etkileyen, “Birlik, mücadele, zafer” sloganıyla sonlandırdı sözlerini.

‘BURADAYIM DİRENİŞTEYİM BEDELİ NE OLURSA OLSUN DİRENECEĞİM’
Asude Boğaoğlu da direniş sürecinin kendisine çok fazla şey kattığını söyledi. 2 Ağustos’tan beri devam eden direnişin bedeli ne olursa olsun asla vazgeçmeyeceğini vurgulayan Boğaoğlu, “Buradayım, direnişteyim. Bedeli ne olursa olsun direneceğim. Zafer istiyorum zafer” dedi.

‘SONUNA KADAR DİRENECEĞİM’
Besime Güneri ise ücretlerinin ödenmesi, sağlık koşullarının düzeltilmesi ve üstlerindeki baskıların sona ermesi talebiyle direnişe başladıklarını hatırlattı. Direnişe katıldığı için hiç bir zaman pişmanlık duymadığını söyleyen Güneri, “Kesinlikle sonuna kadar direneceğim. Arkadaşlarım işe geri alınana kadar bu direniş devam edecek” şeklinde konuştu.

‘SENDİKAYA ÜYE OLARAK ÇALIŞMAK İSTİYORUZ’
Direnişin kendisine çok şey kattığını söyleyen Güneri, şöyle konuştu: “Hayatımda ilk kez çalışıyorum ve 8. ayım, ilk işim ilk direnişim. Tüm kadınlar, birlikte mücadele edelim. Sonuna kadar her alanda direnelim. Buradaki birlik çok güzel, çünkü hepimiz birimiz birimiz hepimiziz. İşimizi geri istiyoruz ama iyi koşullar da istiyoruz. Ayrıca arkadaşlarımızın işe kabul edilmesini, sendikamızın tanınmasını ve sendikaya üye olarak çalışmak istiyoruz.”

‘BU DİRENİŞ BANA KADIN YOLDAŞLIĞINI, KARDEŞLİĞİNİ VE DAYANIŞMAYI ÖĞRETTİ’

İşyeri kadın temsilcisi İkbal Karaoğlu da direnişin kendisine kazandıklarını anlattı. Konuşmaktan korkarken direnişin kendisine hak aramayı ve mücadele etmeyi öğrettiğini söyleyen Karaoğlu, özellikle kadınlarla birlikte mücadele etmenin son derece önemli olduğunu kaydetti.

‘YOLDAŞLIĞI ÖĞRENDİM’
“Yoldaşlığı öğrendim” diyen Karaoğlu, direnişin kendisine özellikle kadın yoldaşlığını ve kadın kardeşleşmesini, kadın dayanışmasını öğrettiğini ekledi. Karaoğlu, “Belki haklarımızı geri kazanamayacağız, ilerleyen süreç belki daha da zorlaşacak ama asla bu direnişe katıldığım için pişman olmayacağım” dedi.

Direnişin ardından yapılan ilk toplantıya katıldığını söyleyen Karaoğlu, kendilerine çıkarılan işçilerin geri alınmayacağını ancak çalışanların taleplerinin değerlendirileceğinin söylendiğini ifade etti. Karaoğlu, “Ama ertesi gün Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı aradığında, cevap vermediler ve sözlerini tutmadılar. Onlar ne zaman ki bizimle bir masada oturur, konuşur ve taleplerimizi yerine getirir o zaman bu direniş sonlanır. O yüzden gittiği yere kadar, haklı taleplerimiz kabul edilene kadar sürecek bu direniş” diye vurguladı.

Bedeli ne olursa olsun sonuna kadar direneceklerini vurgulayan Karaoğlan, “Biz değil, TEDİ korksun” dedi. Bu direnişin kendisine ve kadın arkadaşlarına kazandırdıklarının önemine vurgu yapan Karaoğlu, şöyle devam etti, “Bu direniş yoldaşlık kazandırdı bize. Ben ve kadın arkadaşlarımın hayatına çok güzel şeyler kattı bu direniş. Gerçek bir direnişe girdik ve sonuna kadar devam edeceğiz ve direne direne kazanacağız.”

ETHA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*