Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Brandenburger Tor’daki açlık grevine ara verildi

Brandenburger Tor’daki açlık grevine ara verildi

Özgürlük yürüyüşümüzün Berlin aşamasında iki taktik biçiminde sürdürdüğümüz direniş biçiminden açlık grevi sona erdi. Dün akşam parlementodan milletvekilleri ve diğer yetkililer görüşmek için geldiler. Yapılan görüşmelerin sonucunda taleplerle ilgili olarak üç ay içinde parlementoda gerekli toplantıların düzenleneceğini ve sorunların ele alınacağını söylediler. Bunun üzerine açlık grevi sona erdi. Açlık grevinde olan arkadaşlar için otobüsler verilmişti. Beş gün daha bu alanda kalmak için izin verildi. Beş gün sonra yeni yer verilip vrilmeyeceği henüz belli değil. Diğer bir seçenek olarak da oradaki arkadaşların tekrar Oranien Platz’daki direniş çadırlarımıza geri dönmesi olacaktır. Bunlar üzerine henüz toplantı yapmadık. Yeniden toplantılarımızı düzenleyip bundan sonraki direnme yöntemlerimiz üzerine hazırlıklarımıza devam edeceğiz.

Daha önceki yazılarımızda iki taktiğin sınandığını söylemiştik. Geldiğimiz süreçte açlık grevi taktiğinin sınanması bir noktada sonucunu verdi ve eylem sonlandırıldı. Her ne kadar açlık grevi sonucunda somut bir kazanım elde edilmemiş olsada genel direnişimizin kamuoyuna yansıtılması açısından önemli bir etki yarattığını söyleyebiliriz. Parlementodan yetkililer gelip görüşme yaptılar ve bizleri muhatap almak zorunda kaldılar. Açlık grevi taktiği erken başlayıp hızlı kamuoyu yaratıp ve erken biten bir eylem oldu. Daha önceki açlık grevleri deneyimlerimiz ışığında gerçekleştirdiğimiz görüş alışverişi ve olası sonuçlar üzerine yürüttüğümüz tartışmaların, bu açlık grevinin kendiliğinden sönümlenmesinin önüne geçti ve hiç değilse belli bir görüşme sonucunda sonlandırıldı. Bu anlamda eçlık grevi silahının kendimizi vuran bir etkiye dönüşmesi böylece engellenmiş oldu.

Öte yandan açlık grevi eylemimin erken başlayıp erken bitirilmesi, bizim bundan sonra bu taktiği yeniden kullanmamızı zorlaştıran bir rol oynayacaktır. Denenerek bir kez daha görüldü ki, açlık grevi taktiği her yerde ve her zaman kullanılacak bir taktik değildir. Başka eylem yöntemlerinin mevcut olduğu koşullarda, açlık grevi taktiğinin kullanılacak son mermi olarak düşünülmesi gerektiğ bir kez daha görülmüş oldu. Açlık grevi taktiğine zamansız ve yersiz başvurulduğu zaman, bu eylemin kendimizi vuran bir silaha dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.

Dün akşam görüşme yapılan milletvekilleri ya da diğer yetkililer aslında somut hiç bir şey söylemediler. Talepler parlementoya iletilecek. Üç ay sonra konuyla ilgili olarak parlementoda toplantı yapılacak, parlementonun nasıl bir karar alacağı bilinmiyor. Sorunu parlementoya taşıyan veriller de oradan nasıl bir kararın çıkacağını bilmiyorlar. Vekillerin söyledikleri soyut sözlerden öteye bir anlam taşımıyor. Ancak bu sorunun kamuoyunun gündemine gelmesi bizim eylemlerimizin toplam sonuçlarından biridir.

Önümüzdeki en yakın eylem, içinde bulunduğumuz ayın 4’ünde yapacağımız faşist cinayetleri protesto eylemi olacak. Tüm anti faşist güçlerle birlikte gerçekleştireceğimiz bu eylem bizim bulunduğumuz direniş çadırlarından başlayacak. Biz de bu yürüyüşle ilgili bir bildiri yazacağız. Şimdi medya grubu toplandı ve bu bildirinin içeriği ile ilgili görüş alışverişi yapılıyor. Her kes bildirinin içeriğinin ne olması gerektiği üzerine görüşlerini dile getiriyor. Her kesin önerdiği noktalar dikkate alınarak bir kişi bu bildiriyi kaleme alacak. Bildiride, nazi çetesinin cinayetlerinin devletten bağımsız olmadığını anlatacağız. Almanya gibi denetim ve gözetimin en üst noktada olduğu bir devlette onlarca yol boyunca, onlarca insanın canına kast eden bir şebekenin devletin bilgisi dışında varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Belgelerin imha edilmesi ve istihbarat şefinin istifası bu durumu kanıtlayan örneklerdendir. Bu çetenin listesinde göçmen milletvekilleri bile bulunuyordu.

Artık anti kapitalist ve anti faşist tüm eylem ve etkinliklerde bizleri de haberdar ediyorlar ve biz de bunlara katılıyoruz. Yeni bir kültürün oluşmasına vesile oluyoruz. Oranien Platz’da bir direniş noktası oluşturmayı başardık. Sömürüye ve baskılara karşı mücadele etmek isteyenler seyrek de olsa bu noktaya uğramadan edemiyorlar.
Bu gün Tags Scpegel’den iki kişi direniş çadırlarımıza geldiler ve bizimle röportaj yapmak istediklerini ilettiler. Bu sırada biz medya grubu toplantısındaydık. Birimiz erken çıkarak röportajı gerçekleştirdik. Direniş çadırlarımızın bulunduğu alandan fotoğraflar çektiler. Fotoğraflarını çekmek istedikleri insanlardan izin aldılar. Direnişimizin ortakçı bir hayatı yaratmak istediğini anlattık onlara. Neden sokaklarda olduğumuzu anlattık. Hakkımızda yalan haber yapmamalarını istedik. Onlar da objektif haber yapacaklarını söylediler. Hep birlikte göreceğiz nasıl haber yapacaklarını. Bu gazeteciler eylemlerimizin politik içeriğinden çok, kişisel mağduriyetleri öne çıkartmak istediğini fark ettik. Kendilerini bu konuda bilgilendirdik ve eylemlerimizin politik yanını yansıtmalarını beklediğimizi bildirdik. Artık gerisi onların gazetecilik etiğini nasıl algıladıklarına kalmış bulunuyor.

Açlık grevinin sona ermiş olması direnişimizin bittiği anlamına gelmiyor. Sadece iki taktikten biri bu şekilde noktalandı. Ama biz mücadele etmeye ve direnmeye devam ediyoruz. Yeni ve yaratıcı eylem yöntemlerimizle direnişimize devam ediyoruz. Sokak eylemleri ile ilgili olarak hazırladığımız takvimi hayata geçirmeye devam edeceğiz.
Yaşasın inisanlaşma ve ortaklaşma mücadelemiz.

2.11.2012
Turgay Ulu
Berlin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*