Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Bosch patronu boş durmuyor, öncü işçiler işten atılıyor

Bosch patronu boş durmuyor, öncü işçiler işten atılıyor

Metal TİS‘inde uyuşmazlık zaptı tutulmasının ardından metal patronları gözlerini sendikal mücadelede deneyimli öncü işçilere çevirdiler. İşten atmalar, Türk Metal‘e karşı ilk çıkışı yapmış olan Bursa Bosch‘ta başladı. Metal İşçileri Birliği‘nin açıklamasına göre, Bosch patronu iki kez ameliyat olan öncü işçi Akan Yılmaz‘ı kapitalist “verimlilik” mantığıyla işten attı. Metin Gürgün isimli öncü işçi de tazminatsız olarak işten atıldı. İşten çıkarmalara karşı yemekhanede yapılan protesto eylemleri ise etkisiz kaldı.

Tekelci kapitalistler metal işçilerinin kazanmasının biricik yolu olan grev hazırlığına karşı onları öncü işçilerin deneyim ve azminden yoksun bırakmaya, göz korkutmaya ve sindirmeye çalışıyorlar. Onları isim isim tespit edip işten çıkarmaya, işyerlerindeki kavganın dışına düşürmeye çalışıyorlar. Bosch’ta Türk Metal esaretinden kurtuluşun 1. yılını bir şenlikle kutlayan, atılan işçilerin üyesi olduğu Birleşik Metal bu saldırı karşısında sessiz kalıyor… Oysa grevin kazanılması, hatta bu sınıfsal cesaretin gösterilmesi rutin protestolardan değil, grev öncesindeki yığınak ve yükselerek yürütülecek mücadelelerden, patronların anladığı dilden konuşmaktan geçiyor!

Öncü işçi Akan Yılmaz’ın süreçle ilgili kızılbayrak.net‘te yayınlanan değerlendirmesi şöyle:

Beni sudan sebeplerle işten attılar. Benim açımdan kötü bir durum bu. Çünkü bacağımda sorun var artık, işimi de yapamam. Zaten yapsam da MESS’in ve Türk Metal’in kara listesine alındığım için büyük fabrikalarda da iş bulmam zor. Fakat işten atılmam Bosch’taki genel durum açısından olumlu gelişmelere vesile oldu. Bu da doğrusu beni sevindiriyor. Uyuyan dev uyandı. Fabrikalar işten atılmam üzerine hareketlendi, üç vardiya yemek yememe eylemi yapıldı, mesaiye kalınmadı. Eylemlere Türk Metal üyesi işçiler dahi katıldılar. Böylelikle gücümüzü gösterdik. Bir süredir işçi arkadaşlara hakim olan atalet ve rehavet duygusu aşıldı.

Bunlar olumlu şeyler, ama bu kadarıyla kalmamalı. Bu olumlu havayı iyi değerlendirmek gerekiyor. Ben bu noktada kendimi düşünmüyorum. Ama işten çıkarılışım iyi bir fırsata dönüştürülürse Bosch’taki mücadelemiz büyük bir atılım yapabilir. Bunun için tüm işçi arkadaşlarımızla birlikte sendika yöneticilerimize büyük iş düşüyor.

Bakın kendi adıma açık ve net konuşuyorum: Bu mücadelede ben bundan sonra da üstüme düşeni yaparım. Çadır kurmaksa çadır kurmak, eylemse eylem, nereye giderse gitsin. Yeter ki böyle bir karar alınsın…

Sıcağı sıcağına eylemler yapmalıyız. Eğer boşluk yaratır da bu iş soğursa, işten atılanlar çoğalabilir ve bana bunu yapan Bosch yönetimi ile sarı sendikanın cesareti artabilir. Oysa şu birkaç gündür ortaya koyduğumuz tutumla biz işçi arkadaşlar neleri yapabileceğimizi gördük. İşçi arkadaşların kendisine güveni geldi. İnanır mısınız pek çok yerden işçi arkadaşlar arıyor ve sonuna kadar mücadele etmeye yönelik kararlılıklarını anlatıyorlar.

Evet bugüne kadar mücadelemizde pek çok hata yaptık. Yasalara, mahkemelere çok güvendik. Kendi işimizi göreceğimize başkalarından medet umduk. Bakın şikayet etmek için başvurduğumuz savcı bile bana, “kanuna mahkemeye bel bağlamayın bir an önce aranızda birliği sağlayın” dedi. Şuna inanıyorum ki birlik ve beraberliğimizi sağlamadan, karşımızdaki zorbalığa karşı dişe diş mücadele etmeden biz bu mücadeleyi kazanamayız. Bugüne kadar hep saldırıya uğrayan, mağdur olan taraf biz olduk, ama pek de gerekli yanıtı veremedik Ama artık bugünden sonra başka türlü davranmalıyız. Gelinen yerde herkesin bu gerçeği kavraması gerekiyor. Tamam daha önce de saldırıya uğradığımızda ayağa kalktık Bosch işçileri olarak. Ama hep o noktada bıraktık, yani inisiyatifi elimize bir türlü alıp da o noktadan daha da ileriye gitme gücü gösteremedik. Bundan sonra kazanacaksak başka türlü davranmalıyız.

Bosch’un kurucusunun bir sözü var iyi bilinir. Der ki Roberth Bosch, “insanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” İyi ama ben insan değil miyim? Ameliyat olduğu için rapor almak zorunda kalmış olmamı kullanıp beni işimden ettiler. Peki bana bunu reva görenler Türk Metal’in tepeden atanmış yöneticileri ve temsilcileri bir yıldan fazladır raporlu olmalarına rağmen neden işten atılmıyor? Besbelli ki burada açık bir tercih var. Bosch yönetimi ile sarı Türk Metal yöneticileri işbirliği yapıyor ve Bosch’taki mücadelemizi bitirmeye çalışıyor.

Bakın işten atılmamın gerisinde aynı zamanda MESS de vardır. Bu konuda somut bir bilgi de var. Yakın zamanda MESS üye işyerlerinin insan kaynakları müdürleriyle bir toplantı yapıyor. Bu toplantıda MESS Genel Sekreteri İsmet Sipahi, Bosch İnsan Kaynakları Müdürü Mecit Taner’i azarlayarak ve benim de içerisinde olduğumuz bir grup işçinin adını vererek “Bunları neden hala işten atamadınız?” diye soruyor, ders veriyor, azar çekiyor.  İşte o Mecit Taner ki nasıl bir çıkar ilişkisi varsa fabrikada Türk Metal’e çalışıyor.

Son olarak arkadaşlarıma çağrım şudur: Ben bu bedeli öderim, ama tek arzum Bosch’ta bu mücadeleyi kazanmaktır. Elimden geldiğince bu mücadeleye katkımı sunacağım. Ama siz de bu mücadelenin peşini bırakmayın.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*