Anasayfa » DÜNYA » Bölgede kurtlar sofrası: Fransa-Türkiye gerilimi ve Rusya’nın manevrası

Bölgede kurtlar sofrası: Fransa-Türkiye gerilimi ve Rusya’nın manevrası

Bölge gücü olarak Türkiye burjuvazisi ile AB bileşeni olan Fransa emperyalist burjuvazisi arasındaki Ermeni soykırımı konusundaki gerilim, burjuva medyada çok yüzeysel biçimde, Sarkozy’nin oy hesabından ibaretmiş gibi gösterildi.

Türkiye burjuvazisi ve hükümetinin Fransa emperyalist burjuvazisi ve Sarkozy hükümeti ile gerilimi yeni değil. Fransa’nın Türkiye’nin AB üyelik sürecine karşı çıkan başlıca AB devletlerinden olmasıyla bu gerilimin zaten uzun bir geçmişi var.

Fransa’nın Türkiye’nin Ermeni soykırımı açısından zayıf karnına vurması ise, basitçe Sarkozy’nin oy hesabından kaynaklanmıyor. Tasarının Türkiye burjuvazisi ve hükümetinin tüm kuru sıkı gürlemelerine karşın bu kez Fransa parlamentosundan geçirilmesi, yalnızca Sarkozy’nin “oy hesabı” vbden kaynaklanmıyor. Gerçekte, Avrupa Birliği’nin kendisine “sefil” diyen Türkiye burjuvazisi ve hükümetinin bir burnunu sürtme operasyonu ve güç gösterisi anlamına geliyor.

Küresel tekelci kapitalist ve mali oligarşik bir dünya devletinin oluşumu eğilimi ve bunun bir bileşeni olarak G-20 sistemi, Türkiye’nin alt bölge merkezi ve bölge gücü olarak daha atak ve agrasif bir dış politika çizgisine geçişi, beraberinde yeni dengesizleşmeleri ve güç mücadelelerini getiriyor.

Fransa ile Türkiye arasındaki gerilim asıl Libya’ya emperyalist kapitalist saldırı ve Nato müdahalesi sürecinde ciddi biçimde tırmanmaya başlamıştı. Libya’da emperyalist kapitalist haydutluğun başını çeken Sarkozy elini çabuk tutarken, Libya’da ciddi yatırımları ve kar sahası olan Türkiye burjuvazisi önce müdahaleye karşı çıkar görünmüş, sonra haydutluğa katılmış, Nato’nun saldırı üssünün Ege kıyısında kurulmasını sağlamış, fakat saldırıya sonradan katılıp öne geçme ve sonra Libya’dan kendi kemik payını alma konusunda Fransa ile karşı karşıya gelmiş, artan bir gerilim yaşamıştı. Davutoğlu ve Erdoğan Libya’ya gidişlerinde, açıkça Fransa’yı kastederek, “onlar sizin petrolünüzün derdinde, bizim geliş amacımız ise insani” türünden pespaye demogojilerle sırtlanlık payını istemişti!

Türkiye burjuvazisi ve devletinin G-20 bileşeni olarak Afrika’da Fransa’nın hegemonya alanlarına da alt düzeyden girmesi, Fransa emperyalist burjuvazisiyle yaşadığı gerilimin bir yönünü oluşturuyor. Türkiye burjuvazisi ve hükümetinin, AB’nin içinde olduğu ağır krizi ve kendisine artan ihtiyacını fırsat bilerek AB’ye dönük de pazarlık gücünü artıracak daha agrasif bir politika yapmaya başlaması, cumhurbaşkanı Gül’ün ve baş müzakereci Egemen Bağış’ın AB’ye “sefil” demesi, AB ve Fransa’dan yanıtını böyle alıyor.

Gerilimin daha bir “stratejik derinliğinde” ise Suriye sorunu var. ABD, AB ve Fransa, aralarındaki kimi ayrımlara karşın, Türkiye’yi Suriye ve İran konusunda daha sert ve müdahaleci tutum almaya zorlamak istiyorlar. Ermeni soykırımı kartı ise, hep böyle kritik süreçlerde kullandıkları pragmatist bir araçtan ibaret. Türkiye burjuvazisi, devleti ve hükümeti ise, bir yandan Suriye rejimini yıkma üssü rolü oynuyor, diğer yandan ise Esad rejimini yıkmak isteyen ABD, AB ile Esad rejimini destekleyen Rusya ve İran’ın oluşturduğu karşı ağırlık arasında sıkışmış durumda.

En son Rusya ve İran, Suriye konusunda birleşik bir manevra yaparak, Esad rejimi ile ona sert bir ambargo uygulama niyetinde olan Arap Birliği’nin uzlaşmasını sağlayarak, Suriye konusunda Türkiye ve Suudi Arabistan’ın inisiyatifini zayıflattılar… Rusya ve İran’ın, Türkiye ile gerilimi yükseltmelerinin bir nedeni de Türkiye’ye Nato füze kalkanı kurulması kararı… Rusya, ABD ve AB ile Türkiye’nin Suriye konusunda daha saldırganlaşmasına karşı, Türkiye’yi doğal gaz tekeli üzerinden ve Bulgaristan üzerinden de gümrük ve enerji sorunları çıkararak sıkıştırıyor.

Bunlara karşılık Fransa’dan da Ermeni kartının masaya konularak, Türkiye’nin ters yönden sıkıştırılmasının gelmesi, bölgedeki kurtlar sofrasındaki Suriye politikası açısından raslantı değil…

Fransa, Türkiye’nin tüm gürleme ve tehditlerine karşın, Ermeni soykırımının reddedilmesini suç sayan yasa tasarısını parlamentodan geçirdi. Türkiye burjuvazisinin Fransa şirket ve mallarına boykot vb türünden tehditleri ise pek etkili olacağa benzemiyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*