Anasayfa » DÜNYA » 1 Mayıs: Bizi hiçe sayanlar bilsin, biz başka alem isteriz!

1 Mayıs: Bizi hiçe sayanlar bilsin, biz başka alem isteriz!

Devrimci Proletarya‘nın 1 Mayıs afişleri Paris‘in çeşitli yerlerine yapıldı.

Hayatın gece ve gündüzün sınırları karışarak saat 04.00’te başladığı Avrupa‘da işçi sınıfının enternasyonal birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, neoliberal tekelci kapitalist saldırganlığın işçilerin yaşamlarının işsizlikle, işsizlik korkusuyla, yaşam koşullarının gitgide dibe doğru yaklaşmasıyla, güvencesizliğin son sınırı kiralık işçi büroları önünde uzayan kuyruklarla, büyüyen ekonomik durgunluk ve krizle… sarstığı bir dönemde kutlanacak. Fransa‘da işsizlik son 1 yılda 400 bin işçinin daha işsizlik uçurumuna atılmasıyla yüzde 11,5‘u buldu. İspanya‘da her dört işçiden, gençler içerisinde her iki kişiden biri işsiz. Yunanistan‘da göçmen tarım işçileri, haklarını istedikleri için düpedüz taranıyorlar. Krizden ve işçi çıkarmalardan etkilenmeyen tek bir ülke işçi sınıfı bile yok. İşçi hareketi ve sosyalizmin basıncı ile kazanılan mevziler, sosyal yıkım programlarıyla bir bir yok ediliyor. Sosyal yıkım programlarına karşı öfke ve tepkiyi sömürüp soğurarak değişim vaadi ile işbaşına gelen hükümetler, her çeşidinden reformist umut, hayal ve beklentiyi yere çalarak, bir öncekinin programını uyguluyor ve işçi sınıfının nefretini kazanıyor.

İşçi hareketinin, sınıfsal mücadele geleneklerinin bu kadim kıtasında kriz, dünyanın her yerindeki sarı sınıf işbirliği bayraklarından eksik olmayan «demokrasi» sözcüğünün içinin boşluğunu, onun ancak tekelci burjuvalar için, bir avuç mali oligark için demokrasi olduğunu bir kez daha kemiklere dek hissettiriyor. «Herkes için demokrasi»nin imkansızlığını, işçi sınıfının ancak sosyalist demokrasi için savaşarak kendi kaderini belirleyebileceğini gösteriyor. Haftada 35 saat çalışmayı kazanmış olan Avrupa işçi sınıfının, işgününün mücadeleyle elde edilmiş sınırlarını esneklik yasası ile, kölelik ücreti karşılığı geçici kiralık işlerle aşan tekelci kapitalizme karşı yalnızca daha az çalışmak değil çalışmaktan özgürleşme yolunda savaşması gerektiğini gösteriyor. İşsizlik uçurumuna atılmamak için mücadele eden PSA, Renault, Arcelor Mittal, Danone… işçileri, okullarda neoliberal esnek çalışma rejimine karşı greve çıkan eğitim işçileri, bir yandan mevzilerde tutunmak için çaba gösterirken, bir yandan da bu kuralsız neoliberal tekelci savaşa karşı biricik yolun işçi sınıfının kendi mücadele silahları ve devrimci siyasal programı ile yürümesi, Avrupa’nın kadim ve öldürücü reformist geleneklerini gömmesi gereğinin kanıtı oluyorlar.

Devrimci Proletarya Fransa ve Almanya‘da çıkardığı 1 Mayıs bildirilerinde bu gerçeklere işaret ediliyor. Bildiriler şöyle:

BİZİ HİÇE SAYANLAR BİLSİN
BİZ BAŞKA ALEM İSTERİZ!

Bir yıl önce «Değişim şimdi» diye geldiler. Mali işgalini, Bütçe Bakanlarının yolsuzluğunu, esnek çalışma yasasını getirdiler. Hollande kendisini bütün Fransızların başkanı ilan etti ve kapitalistlerin çıkarlarını korumaya aldı. Şişirdikleri balon çabuk söndü. Hani zenginlerden daha çok vergi alacaklardı, ne oldu? Peugeout Citroen’de, Renault’da, ArcelorMittal’de, Goodyear’da çalışan binlerce işçinin işten atılma korkusu bölüyor uykularını. Köle işçi kiralama şirketlerine başvuru kuyrukları uzuyor. Kapitalist Parti Socialist hükümeti, AB troykası tarafından belimizde sıkılan kemer bugün boğazımıza takılıyor. MEDEF’in direktifiyle sendikaların karşı çıktığı ANI (Accord National Interprofessionnel) yasasını çıkartıyor.

Front Gauche ve Parti Communiste, PS’in bu dünkü destekçileri, PS’den çok farklı olmayan programlarıyla şimdi muhalefet ediyorlar. Kemer sıkma politikalarına karşı bu sosyal reformist muhalefet, yeni bir hayal kırıklığının yolunu döşüyor. Neyin muhalefetini yapıyorsunuz? Kapitalizmi yıkacak, burjuva demokrasisine karşı mücadele edecek bir programınız var mı? KAPİTALİZM YIKILMADAN KRİZSİZ BİR DÜNYA OLAMAZ. İşçileri aldatarak verdirdiğiniz her oy umutsuzluk olarak geri dönmüşken umudumuzu yeşertecek olan çağrısını yaptığınız kapitalist parlamento değildir.

Tekellerin, kapitalist hükümetlerin, AB, IMF troykasının kararlarını hiçe sayarak alacağımız direniş kararlarıdır. Grevlerdir. Meydanları özgürleştirmektir. Parlamentoyu kuşatmak, işlemez hale getirmek, işçilere karşı kararlar çıkmasını engellemek, kemer sıkma politikalarının uygulanmasına izin vermemektir.

Şimdi, bizim ihtiyacımız işsiz kalma korkusuyla uyanmayacağımız bir dünyadır. Gelecek korkusuyla yaşamayacağımız bir dünyadır. Ücretli köleliğin olmadığı, cinsel sömürü ve eşitsizliğin olmadığı, ulusların birbirini boğazlamadığı, sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünyadır. Gözlerimizi kapitalist sınıfın iktidarda olmadığı, bankaların, sanayi tekellerinin, borsanın bizi yönetmediği, kararların plaza ve villalarda alınmadığı bir güne açtığımızda krizsiz bir dünyayı kurmuş olacağız.

ANI YASASI GERİ ÇEKİLSİN!
İŞTEN ATMALAR YASAKLANSIN!
KAHROLSUN ÜCRETLİ KÖLELİK DÜZENİ!
YAŞASIN SOSYALİST DEVRİM! YAŞASIN SOSYALİST İŞÇİ DEMOKRASİSİ!

DEVRİMCİ PROLETARYA/Fransa

IMG_0702[1]

SINIFSIZ BİR DÜNYA KAVGASI YOLUNDA YAŞASIN 1 MAYIS!

Dünya işçi sınıfı, 2013 1 Mayıs’ına, burjuvazinin derinleşen ekonomik krizi ve hız kesmeyen saldırılarıyla giriyor.

Kitlesel işsizlik, özelleştirme, taşeron ve esnek çalışma, agırlaşan çalışma koşulları, açlık sınırında yoksulluk, sürekli yükselen kiralar ve evlerimizden hayatlarımız pahasına zorla çıkartılma, kadınlara ve çocuklara yönelik artan tecavüz, cinayet ve her boyutta şiddet, iş arama kurumlarında saatleri bulan bekleyiş, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranıslar, artan yabancı düşmanlığı ve cinayetlere varan ırkçı saldırılar, kar hırsıyla doğanın her karış toprağının yağmalanıp, kirletilip talan edilmesi, doğadan yabancılaştırılmamız.

Toplumda artan gelecek kaygısı, endişe, rekabet ve güvensizlik, depresyon ve çöküntü, parçalanan ve yabancılaşan insan ilişkileri modern barbarlık sistemi kapitalizmin yarattığı sorunlardır.

Tüm bunlar karşısında dünya işçi sınıfı, kent ve kır yoksulları, giderek büyüyen bir öfkeyle, kitlesel protesto eylemleriyle, yükselişe geçen grevlerle sınıf tepkisini ortaya koyuyur.

KAPİTALİZM YIKILMADAN KRİZSİZ BİR DÜNYA OLMAZ!

Şimdi bizim ihtiyacımız, işsiz kalma korkusuyla, gelecek korkusuyla uyanmayacağımız bir dünyadir. Ücretli kölelik düzeninin olmadığı, cinsel sömürü, şiddet ve eşitsizliğin olmadığı, ulusların birbirini boğazlamadığı bir dünyadır.

Karardan etkilenen herkesin kararın alınması sırasında söz söyleme fırsatına sahip olacağı gerçek bir sosyalist demokrasi. Etkin bir şekilde koordine edilen işçi konseyleri demokrasisi. Üretimin ayrıcalıklı azınlıkların karı için değil, gereksinimleri karşılamak için yapıldığı bir toplum. Bizim ihtiyacımız sınıfsız,sömürüsüz, sınırsız bir dünyadır! Gözlerimizi kapitalist sınıfın iktidarda olmadığı, bankaların, sanayi tekellerinin, borsanın bizi yönetmediği, kararların plaza ve villalarda alınmadığı bir güne açtığımızda, özel mülkiyetin ve krizin olmadığı bir dünya kurmuş olacağız.

YASASIN 1 MAYIS!
YASASIN SOSYALIST DEVRİM! YAŞASIN SOSYALİST İŞÇİ DEMOKRASİSİ!
KAHROLSUN ÜCRETLI KÖLELİK DÜZENI!

DEVRİMCİ PROLETARYA/Almanya

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*