Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Ahmet Türk’e saldırı
DTP milletvekilleri, Samsun'da korucu katillerin yargılandığı davada, polis destekli bir saldırının hedefi oldu; saldırıda Ahmet Türk'ün burnu kırıldı. Geçen yıl, Muş'un Bulanık ilçesinde, DTP'nin kapatılmasını protesto edenlerin üzerine ateş açarak, Necmi Oral ve Kemal Ağca'yı öldüren, 8 kişinin yaralanmasına neden olan korucular, Turan Bilen ve Metin Bilen'in davası, Muş'tan Samsun'a alınmıştı.

Ahmet Türk’e saldırı

DTP milletvekilleri, Samsun’da korucu katillerin yargılandığı davada, polis destekli bir saldırının hedefi oldu; saldırıda Ahmet Türk’ün burnu kırıldı.
Geçen yıl, Muş’un Bulanık ilçesinde, DTP’nin kapatılmasını protesto edenlerin üzerine ateş açarak, Necmi Oral ve Kemal Ağca’yı öldüren, 8 kişinin yaralanmasına neden olan korucular, Turan Bilen ve Metin Bilen’in davası, Muş’tan Samsun’a alınmıştı. “Köy koruculuğu” adı altında kurduğu maaşlı katil sürüsünü, Kürt emekçi halkının ulusal kurtuluş mücadelesinin üzerine salan devlet, Muş’taki protesto gösterisine katılan kitleye ateş açan iki katil korucuyu halkın tepkisinden korumak için davayı Muş’tan kaçırmış; davacı ailelerin ulaşmakta çok zorlanacağı, toplumsal gericilik birikiminin en yoğun olduğu yerlerden Samsun’a taşımıştı. DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk, Ahmet Türk, BDP milletvekillerinden Sırrı Sakık, Nuri Yaman, Nezir Karabaş’tan oluşan bir heyet de, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davayı izlemek için, Samsun’a gelmişti.
DTP ve BDP milletvekillerinin mahkemeden çıktıktan sonra, davaya ilişkin basın açıklaması yaparken, polislerce desteklenen bir provakasyonla karşı karşıya kaldılar. Milletvekillerinin polisi saldırıya uğrayacakları konusunda uyarmaları boşlukta yankılanırken, “Ahmet Türk, Samsun’a niye geldin, burası Karadeniz!” diye bağıran bir grup, polis çemberine hiç takılmadan, basın açıklaması yapan milletvekillerine saldırdılar. Sivil polislerin de katıldığı linç saldırısında, yumruklanan Ahmet Türk’ün burnu kırıldı; korucular tarafından katledilenlerin ailelerinden, milletvekili heyetinden yaralananlar oldu.
Saldırıdan epey sonra, polis, saldırganlardan ikisini gözaltına aldı. Samsun Valisi Hasan Güzeloğlu, bugüne dek yüzlerce kanlı örneğini yaşadığımız bu aşağılık provakasyon hakkında, o çok bilinen sakızı çiğneyerek, “birkaç kendini bilmez” ve “ihmal” açıklamaları yaptı; Samsun İl Emniyet Müdür Yardımcısı Cemal Issı ve Şube Müdürü Murat Alkan’ı “açığa aldı”.
Demirtaş, saldırısı sonrasında yaptığı açıklamada, “Trabzon-Samsun hattı”ndaki kirli ilişkilerin ortaya çıkarılmasını; saldırının Kürt halkına yapıldığını, bu saldırının kendilerine geri adım attırmayacağını söylüyordu: “Bizim açımızdan yenilir, yutulur bir durum değildir. Bu saldırı Samsun’da bilinçli, provokatif bir saldırı olarak gerçekleşmemişse, Vali bunun bireysel bir saldırı olduğunu birinci dakikada ifade ediyor. Eğer bu saldırıyı Vali organize etmemişse derhal sorumluları açığa çıkarsın. İçişleri bana saldırı bir kişi tarafından gerçekleşmiş diyor, gözaltında iki kişi var şu anda. Bu saldırı ile ne hedeflendi? Türkiye’de ne yapılmak istendi? Bunun açığa çıkarılması lazım. Trabzon-Samsun hattının en son sonuçlarını Hrant Dink katliamında gördük. Nasıl bir hat, nasıl bir kirli ilişki var ortaya çıkarılsın istiyoruz. Ahmet Türk’e yönelik saldırı elbette hepimize yapılmıştır. Ama sanmayın ki Ahmet Türk’ün burnunun kırılmasıyla mücadelede tek bir adım atılır. Geri dönüp ödediğimiz bedellere bakın. Biz canımızı ortaya koyduk. Bize saldıranlar en az bizim kadar cesur olmak zorundalar.”
On yıllar boyunca Kürt Ulusuna karşı örgütlenmiş, katliamların, faili meçhullerin, korucu çetelerinin, resmi ve sivil faşizmin, efendileri tarafından ne kadar kontrol altında tutup ehlileştirilmeye çalışılsa da, fırsat bulduğunda hala en gözü dönmüşlükle su yüzüne çıkışının tezahürüdür bu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*