Anasayfa » GÜNDEM » Bir velinin mektubu: Benim kızım geri zekalı mı?

Bir velinin mektubu: Benim kızım geri zekalı mı?

Benim kızım geri zekalı mı?

Başbakan ne dedi? “Bu 66 ay meselesinde gidip rapor alanları ben evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum. Niye? ‘Benim evladım geri zekalıdır’ diyor”. Bu cümleyi ilk duyduğumda başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Fakat beni rahatsız eden başbakanın ne dediği değil, bu cümleyi Eğitim’in içine, gerek medyası ve yasaları ile gerekse de velilerin en geri bilincine hitap ederek nasıl yedirecekleri idi. Nitekim dün itibarı ile bütün İl Milli Eğitimlerinden kaç kişi rapor almış diye acil bilgi istedi Bakanlık. Haberi yapan sitenin altındaki yorumlar ise ibretlik. Tam da yukarıda bahsettiğim geri bilince seslenmenin ne kadar kolay ve etkili olduğunu gösterir nitelikte. Biraz mecburiyet, biraz gaza gelerek hareket etmeye alıştırılan yurdum insanının, Bakanlığın bu isteği karşısında “Fişleyecekler”, “Çocuklarımıza okulda kötü davranacaklar” ve hatta daha ileriye giderek “Bu raporu alan çocukların ilerde polis asker olması zor” şeklinde “tırsık” yorumlar atması sürecin nasıl işletildiğini/işletileceğini anlatır nitelikte.

****
Ben ne hissediyorum peki? Ben de bütün veliler gibi endişe içerisindeyim. Her ne kadar bu endişe, korku boyutuna gelmese de, ben de çocuğumun geleceğinden kaygılanıyorum. “69 aylık kızım 1. sınıfta yapabilir mi?” sorusunu daha yasanın çıkmasının planlandığı ilk günde kafamızda çözsek ve “Ne olursa olsun, bu yıl okula başlatmayacağız” desek dahi alternatifi yaratamamanın gerilimini yaşıyoruz. 50 kişilik sınıflarda, kendisinden 18 ay büyük çocuklarında olacağı bir ortamda, daha önce okul öncesi eğitimi almamış ilkokul öğretmenlerin ilk 3-5 ay okul öncesi eğitim yapacakları komedya içerisinde bırakalım sağlıklı bir gelişimi çocuğumun mevcut gelişiminin köreleceğini fark etmemek için herhalde kör olmak lazım.

***
Nasıl bir yıl eğitim yılı olacak sence diye soranlara şöyle cevap veriyorum:
Her şeyden önce belli bir yaşa kadar çocukta ki duygusal, motor, zeka vs. gelişimi bırakalım yılları, aylar içerisinde bile farklılaşır. Bu durumda geçen yıl okul öncesi kurumlarda 6 yaş eğitimini alarak bu yıl 1.sınıfa başlayacak olan 84 aylık çocuklarla benim çocuğumu aynı sınıfta okutmak her iki gruba da büyük haksızlık olur. Hadi aynı sınıfta okutmaya karar verdik. Zaten sınıf mevcutlarının çok kalabalık olduğu bilinirken her zamanki sayının en az %50′si daha fazla olacağı aşikar olan sınıflarda ki eğitim nasıl bir eğitim olabilir ki? Hadi diyelim bu mevzuyu da konusunda uzman, çok deneyimli bir öğretmen bularak çözdük. Şimdiye kadar hiç okul öncesi eğitim vermemiş bir öğretmen bu süreçte başarılı olabilecekler mi? Bu soruların cevabını kafamda oluşturamadığım sürece okula göndermeyi çocuğa ihanetle eşdeğer tutuyorum.

***
Tüm bunları yazarken bir konuyu atladığımı düşünmenizi istemem. Çocuğumu okula gönderip göndermemem veya bireysel çareler düşünmem, konunun kapsamı ve derinliği düşünüldüğünde aslında hiç önemli değil. En büyük sorun eğitim sisteminin kendisi aslında. Bizim zamanımızda lise yıllarının sonlarına doğru başlayan yarışma/yarıştırılma yaşı artık ilk okullara indi. Her ne kadar çocuğumu bu sürecin dışında tutmak istesem de biliyorum ki başarılı olamayacağım. Ben ve çocuğum farkında bile olmadan daha ilkokuldan itibaren ortaokul ve lise seçimi, sonra üniversite ve meslek sınavlarına hazırlanma psikolojisine itileceğiz.

Yapılacak bir şeyler olmalı.

Bir Veli.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*