Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Kazanamayacaksınız!

Kazanamayacaksınız!

Taksim meydanı ve Gezi Parkı kimyasal gazlarla, toma ve akreplerle işgal edildi. Tüm insani değerler hiçe sayılarak çocuklar ve yaşlıların bulunduğu yerler gaza boğuldu, hırpalandı.

Yaralıların bulunduğu revirler dağıtıldı, doktorlar, hemşireler, avukatlar kelepçe takılarak gözaltına alındı. Tedavi araçları ve malzemeleri tahrip edildi, gaz maskeleri toplandı. Ankara Kızılay’da Ethem Sarısülük için yapılan anma törenine saldırıldı.

İstanbul’da fiilen sıkıyönetim ilan edildi. Köprüler açıldı. Yollar trafiğe kapatıldı. Sokaklarda polis TOMA’larının, Akreplerinin yanında Jandarma TOMA’ları, askeri cemseler dolaşıyor. Su sıkıyor, gaz bombaları atıyor, yolları kesiyorlar.

Despot Erdoğan miting alanlarından konuşuyor,. Faşizmden sadece şiddetin silahlarını değil demagojiyi de devralmış olarak tehditler yağdırıyor. Kurmuş olduğu polis rejimi yetmiyor, tüm azgın burjuva diktatörler gibi, toplumsal gericilik birikimine yaslanıyor ve güç gösterilerine girişiyor. Belediye otobüsleriyle, vapurlarla miting alanlarına insan taşıyor.

Buna karşın toplumsal direniş sürüyor. Dün gece İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, İzmir’de, Dersim’de, Çanakkale’de, Mersin’de yüzbinlerce insan sokaklara meydanlara aktı, otoyolları kesti, köprüleri aştı, sabaha kadar çatıştı. Bitmedi, direnişçiler gün boyu Sıraselviler, Mecidiyeköy, Şişli, Talimhane, Beşiktaş’ta çatıştılar, barikatlar kurdular. Dinmeyen bir öfkeyle, sonu gelmeyen bir enerjiyle defalarca Taksim’e çıkmanın yollarını aradılar.
Kazanamayacaksınız!

Suyu kan ile yıkamak isteyenler, kazanamayacaksınız! Polis gücünüz, asker gücünüz, valileriniz ve yasalarınız direnişi boğmaya yetmeyecek! Yenseniz bile kazanamayacaksınız! Çünkü siz saldırdıkça, diktiğiniz elbisenin dikişleri patladı; direnişe katılan kitleler, bu toplumsal gericilik birikimine yaslanmış muhafazakar burjuva demokrasinin özgür yaşam istekleriyle, özlemini duydukları demokrasiyle ne ölçüde karşıt olduğunu gördüler. Despot Erdoğan konuşup demagoji yaptıkça tarih çöplüğüne atılmış demagogları hatırladılar. Neoliberal muhafazakar burjuva demokrasisinin nasıl bir gericilik temelinde yükseldiğini, birey özgürlüğünden söz ederken, bireylerin yaşam tarzına nasıl müdahale edildiğini gördüler. Bu sahte demokrasinin ancak burjuvazi için önemsiz konularda tavizkar, sınıf iktidarını zorlayan, emekçilerin istem ve özlemlerini taşıyan konularda ise tahammülsüz olduğunu bir kez daha sınadılar. Yeni bir yaşamın izlerini ve egemen sınıf partilerine bağlı kalmadan farklı bir yoldan yürünebileceğini, hayatın daha farklı bir şekilde örgütlenebileceğini keşfettiler. Burjuva iktidar-muhalefet ikilemine bağlı kalmamayı, bağımsız iradeleriyle harekete geçmeyi öğrendiler. Büyük çoğunluğunun bireyler olarak geldiği direnişten sadece direnişle özgürleşmeyi değil, dayanışmayı, kendi sorunlarıyla ilgili birlikte karar vermeyi, yaşamı birlikte örgütlemeyi, kadın ve erkeğin eşitliğini, dışlarında ve üstlerinde bir güce ihtiyaçlarının olmadığını… öğrendiler. Sorunların tarifini, politikanın dilini değiştirdiler. Kazanabileceklerini gördüler, kazanmayı öğrendiler.

Sokak özgürleştikçe korktunuz. Binler, onbinler, yüzbinler meydanlara aktıkça, meydanlar özgürleştikçe korktunuz. Özgürleşen meydanlar, özgürlük istemlerine toplumsal sınıfsal istemlerini ekledikçe, sizin mahkum ettiğinizden farklı bir demokrasiyi tarif ettikçe korktunuz. Korkun, direnişin yarattığı umudu, zekayla birlikte coşkuyu, oyunu ve eğlenceyi, hayatı yeni bir temelde örgütlemeyi gaz ve sirenlerinizle, asker postallarınızla silemeyeceğiniz için korkun. Korkun, geleceğin kuşaklarını kaybettiniz. Korkun, genel direnişin genel grevle birleşmesinden korkun.

Kaybettiniz, üzerine bindiğiniz toplumun yapısının nasıl değiştiğini, oluşturduğu beklenti ve ihtiyaçları görmediğiniz ve ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve beklentileri karşılayamayacak olduğunuz için kaybettiniz. Gelecekle dünün, hakikatle yalanın savaşını kaybettiniz. Korkun, şimdiden sonra çok daha fazla korkun. Bu direnişte işçilerin, kentin ve kırın yoksullarının, emekçi kadınların, kısa süreli işlerde köleleştirilen gençlerin, sınıfsal ve toplumsal konum kaybına uğrayan orta sınıfların neoliberal yıkım politikalarınıza karşı oluşturduğu tepki ancak dolaylı biçimde kendisini gösterdi. Bir sonrakinde çok daha fazlasını bulacaksınız. Bu daha başlangıç!…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*