Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Binlerce işçi ‘Taşerona hayır’ dedi

Binlerce işçi ‘Taşerona hayır’ dedi

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), “Taşerona karşı #direnişçi” kampanyası kapsamında İzmir Gündoğdu Meydanı’nda miting düzenledi.

DİSK üyesi işçiler Basmane’de toplanarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. “İşimize ekmeğimize göz koyanlara izin vermeyeceğiz”, “Taşerona geçit yok”, “İşimize, ekmeğimize, geleceğimize dokunma yanarsın” pankartlarıyla yürüyen işçiler, “Susma haykır, taşerona hayır”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganlarıyla taşeron sistemini protesto etti.

Mitinge DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, LİMTER-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi katıldı.

Gündoğdu Meydanı’na gelen binlerce işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirenler anısına gökyüzüne siyah balonlar uçurdu. Ardından saygı duruşunda bulunulan mitingde DİSK Genel Başkanı Kani Beko bir konuşma yaptı.

Beko konuşmasına iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçileri anarak başladı. Madenlerin, inşaatların, tersanelerin, işyerlerinin, fabrikaların işçiler için mezarlığa dönüştüğünü kaydeden Beko, Bartın’da yaşanan iş cinayetinin ardından madenin patronunun “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bu işin fıtratında var” sözlerine tepki gösterdi. Beko, “Şıracının şahidi bozacı. İş güvenliği sağlamayan patronlara yaptırım uygulaması gereken devlettir. Peki devleti yönetenler ne yapıyor: İş cinayetine savunma hazırlıyor” dedi.

Türkiye’de günde ortalama 4-5 işçi çalışırken iş cinayetine kurban gittiğini belirten Beko, “Bu ölümler fıtrat değildir, kader değildir. Bu ölümler cinayettir” diye konuştu.

DİSK 3 ÖNERİ

İş cinayetlerinin önlenmesi için üç önerileri olduğunu söyleyen Beko, bunları şöyle sıraladı: “Birincisi; iş yerleri sendikalar, meslek odaları ve uzmanlardan oluşan bağımsız bir kurum tarafından denetlenmesi. İkincisi; işçiye sendikasını seçme özgürlüğü tanınmalı ve hiçbir işçi sendikaya üye olduğu için işten atılmamalı. Üçüncüsü; taşeron çalışma sistemi yasaklanmalı.”

Taşeron düzeninin işçi sınıfına karşı açılmış bir savaş olduğunu ifade eden Beko konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu savaşı açanlar işçilere aç kal diyor! Açlık sınırının altında asgari ücretle yaşayacaksın diyor. Bu savaşı açanlar ’10 saat, 12 saat köle gibi çalışacaksın’ diyor. Bu savaşı açanlar, işçinin tatili olmaz, fazla mesaisi olmaz, sendikası olmaz, toplu sözleşmesi olmaz diyor. Bugün Türkiye’de her yüz işçiden sadece 5’i toplu sözleşmeden faydalanıyor. Bu durumun başlıca nedeni taşeron sistemidir.”

Bin 170 İZENERJİ işçisinin işsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu hatırlatan Beko, “AKP iktidarının çıkardığı yasalarla taşeron zorunlu oldu. Özellikle belediyelerde, taşeron şirketler her yeri örümcek ağı gibi sardı. Yerel yönetimlerde 120 bin kadrolu işçi çalışırken, taşeron işçi sayısı 750 bini geçti” dedi.

AKP hükümetinin taşeron işçiler için hiçbir çalışma yürütmediğini vurgulayan Beko, torba yasa ile taşeron işçiler ile ilgili hiçbir hak getirmediğini söyledi.

‘ARTIK YETER’

Beko, “Biliyorsunuz belediyelerdeki, hastanelerdeki, karayollarındaki taşeron işçiler binlerce dava açtı. Ve bu davaları kazandılar. Mahkemeler dedi ki ‘Bu işçiler asıl işverenin, yani kamunun işçisidir’. Sayın Çalışma Bakanı’na sesleniyorum. Torbayı, çorbayı, çuvalı boş verin. Siz bu mahkeme kararlarını uygulayacak mısınız, uygulamayacak mısınız? Taşeron işçiler için verilecek müjde belli. Nedir o müjde? Taşerondan kurtulmak! Taşeronu yasaklamak. Tüm taşeron işçileri asıl işverenin işçisi olarak istihdam etmek. Belediyede çalışan her işçi, hastanede çalışan her işçi, kara yollarında çalışan her işçi doğrudan asıl işverenin işçisi olacak. Kadrolu olacak. Güvenceli olacak! Biz bundan başka müjde tanımıyoruz!” diye konuştu.

AKP’nin taşeron sistemi için “Durmak yok, taşerona devam” dediğini ifade eden Beko, “Ama artık yeter! Biz taşeronu bu ülke topraklarından söküp atacağız! Bu bizim ölen işçi kardeşlerimize borcumuzdur. Soma’ya borcumuzdur. İnşaatlarda, tersanelerde yitirdiğimiz kardeşlerimize borcumuzdur. Bu aynı zamanda çocuklarımıza bir borcumuzdur” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Miting Hilmi Yarayıcı’nın seslendirdiği ezgilerin ardından sona erdi.

etha.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*