Anasayfa » BASINDAN » “Bilim yalan oldu, bir aygıt var karşımızda”

“Bilim yalan oldu, bir aygıt var karşımızda”

akademisyenAkademisyen Doç Dr Levent Ünsaldı: Ben artık okulda ne anlatacağım?/bas-haber.com

“Neye göre bu insanlar seçilmiş belli değil. Büyük ihtimalle bu insanlar ihbar edilmiştir, bazılarının belki soruşturması vardır. Ama sanırım imzacılar da gelecek yavaş yavaş. Bu daha da artar muhtemelen. Belli ki disiplin maddesi üzerinden bizim soruşturmaları götürme şansları yok, bu daha kolay, ekonomik ve hızlı bir yol. KHK ile halletmeye çalışıyorlar. Sadece bizi değil tabi ki, Eğitim Senliler, solcular, Kürdler, Aleviler, bütün muhalif unsurlar arada kaynıyor.”

“Araştırma görevlileri mobinge uğrayacak”

“Araştırma görevlileri de 50d’ye tabi oldu. Daha önce, örneğin 4-5 yıl ODTÜ’de kalıyorlardı, kadrosu misal Balıkesir’de, tezi bitirdiği zaman dönüyordu araştırma görevlileri. Bölücülük yapıyorlar vs dediler, onları çağırın kendi kadronuza dediler. Daha önce çağırdıklarında, sistanlar dava açmıştı, yürütmeyi durdurma kararı aldırmışlardı. Çünkü bu durum usulsüzdü. ÖYP kapsamında başka bir okulda olmaları gerekiyor ve bağlı bulundukları üniversiteye çağrılamazlar. Bağlı oldukları üniversite çağırdığı anda gitmek zorundalar artık. Gidince orada çok büyük bir baskı oluşuyor. Mobinge maruz kalıyorlar. İlerleyen zamanlarda bu daha da artacak.”

“Ben artık okulda ne anlatacağım”

“Artık şöyle bir durum var: birkaç hafta sonra okul açılıyor, ben okulda ne anlatacağım ki? Sonuçta oto sansür diye bir şey var. Herkes korkuyor. Sosyal medyalar kapanıyor. Okulda bir şey konuşmaya kalktığında öğrenciler not alıyor, kayıt altına alıyor. Kürsü bağımsızlığı denilen bir şey var, ben derste her şeyi söylüyordum. Kadrom yanmasın diye herkes susacak. Susunca ne olacak? Bu oto sansür içerisinde kendilerini nasıl ifade edecekler, nasıl yaşayacaklar? Onurları zedelenmeyecek mi? Akşam rahat uyuyabilecekler mi?”

“Bilim vs. hikaye oldu”

“Tabii bazı arkadaşları tutuklanacak, sonra aman bana dokunmuyorlar diyecekler. Ama sonrasında bir gün onlara da dokunacaklar. Bilinen mekanizma işte. İmza kampanyası sırasında akademi sağlam durabilseydi bunlar olur muydu? Herkesin kendi derdi var, umurunda değil kimsenin. Ama nereye kadar? Bilim vs. hikaye oldu. Sonra da neden bizim eğitimimiz kötü diye kızmasın kimse.”

“Atılan insanlara bakalım: Gülseren Hoca’nın yerine koyacağınız hiçbir hoca ondan daha iyi olmayacak. Bu insanlar gidecek, yerine daha kötüleri gelecek. İlerde tüm bir fikir hayatını, yayınevlerini, vb. de etkiler bu durum.”

“Böyle bir kapitalizm var mı dünyada?”

“Artık ipin ucu kaçtı, Türkiye’de kimse akademi beklemesin, bir aygıt var artık karşımızda. Bu aygıt içerisinde emir alanla, emir verenler, kelle alıp, kelle isteyenler var. Artık parlak insanları da aldılar. Ortaokul seviyesine dönüş. Belki yakında şu kitaplar okutulsun, şunlar okutulmasın bile diyebilirler, açık öğretimde olduğu gibi. Bundan sonra mesleğini de icra edemezsin. Bunların FETÖ mücadelesi ile ne alakası var? Belediyelerin kayyum ataması olayı vardı, şimdi idari mülki amirler, mesela kaymakam, kayyum atamıyor, gidip oraya el koyabiliyormuş mallarına. Bunların FETÖ mücadelesi ile ne alakası var? Bir de kayyum atadıkları şirketleri TMSF’ye devretmişler. Böyle bir kapitalizm var mı dünyada?

“Biz fikir ifade etmek zorundayız”

“Kimsenin umurunda değil ama. Bu işin sana gelmeyeceğini bilemezsin ki. Asistanların durumu daha da fena. ÖYP’ye alındıkları zaman 200-250 bin liralık senedin altına imza attılar bu insanlar. Şimdi atılınca bunu ödeyecekler. Ödemezlerse akrabaları ödeyecek. Rezalete bak. Bu insanlar ne kadar onurlu bir duruş sergilediler, kendilerini ifade ettiler. Hayır dediler. Daha sonra kaybettiklerine bak. Bu insanlar hayata yeni başlıyorlar. Dilbilimci Necmiye Alpay’ı tutukladılar mesela. Ayıp. Türkiye ortalamasının üzerinde insanlar bunlar. Meslek sahibiler. Belli bir onur fikri olan, çalmayan, dürüst, işlerini doğru yapmaya çalışan, fikirlerini görev itibari ile ifade eden insanlar. Biz fikir ifade etmek zorundayız. Sen şimdi sıvacıya sıva yapma diyemezsin. Bu insanlardan kimseye zarar gelmez, tam tersi bu insanları çürütürsen geriye bir şey kalmaz..”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*