Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Beyaz yakalı işçiliği/işsizliği üzerine -2

Beyaz yakalı işçiliği/işsizliği üzerine -2

Murat ve Mehmet

Murat patron şirketi diye ifade ettiği, kurumsal olmayan şirketler için, senin şirketin için niye kendimi seferber edeyim ki, ben çalıştıkça sen zengin oluyorsun diyor. Eğer şirketten hisse veriyorsan o zaman canımı dişime takabilirim, diye gülüyor. Mehmet ise ben ücretli olmayı istemiyorum asıl, diyor. Ücretli olmayı kendi gelişimi önünde bir engel olarak görüyor.

Beyaz yakalıların artık eskisi gibi “yüksek” ücretlerle ve “konforlu” iş bulması, gerçekliğin kendisini dayatmasıyla eriyor, outsource olmadan çalışması zorlaşıyor. Çile çekerek çalışma ve yaşam, plazalarda gardiyanlar, yaşamın kendisini kuşatmış infaz kurumu gibi çalışan bankalar, toplumu açık cezaevine çeviriyor. Beyaz yakalılara hisse verilen günlerden, şişirilip parlatılan yükselme hikayelerine kadar, sanki patronun ortağıymış, patron da üretimin ortağıymış gibi görünen yanıltıcı durum buz gibi hızlıca eriyor. Beyaz yakalılar gerçek çalışma ve yaşamın dayatmalarıyla yüzleşiyor.

Yalnız her şeye rağmen eski ayrıcalıklı koşullarının elinden gitmesi karşısında direniyor. Toplumun tüm dinamizmini sermayenin büyümesi uğruna, bilgi, yetenek ve yaratıcılığın, imalat ve akademiyle sanayiye entegre edildiği bir çağ. Üretim makinelerinin, çip ve programla birleştirildiği, yazılımın ağlar yoluyla bütünleştiği, ağların çalışma ortamları haline getirildiği ve toplumda her alan ve ilişkinin metalarla ilişkiye girdiği yeni bir durum.

Bugün şirketlerin iş ilanlarında aradığı işçi sadece bilgi birikimine dayanan işçi değil, üniversite mezunu olmak, ya da yüksek lisans sahibi olmak veya yabancı dil bilmek değil, tüm bunları bir bütün olarak bilmenin ötesinde azami üretkenlik ve patronlar için daha fazla kara çevirebilmek için uygulama yeteneğidir. Eğer enerjiniz kalmışsa iş arayacak veya bulacak umudunuz kalmışsa aranan tecrübe, bilgi birikim ve kabiliyet değil, performans ve robot olmayı kabul etmiş olmak ve bunu göstermek.

Nurgül

Nurgül birkaç defa kovulmuş, son girdiği teknopark şirketindense junior maaşı almasına rağmen ve en çok çalışan biri olmasına karşın ayağı kaydırılıp işten atılmak istenmiş, bunun karşısında yöneticilere ve arkadaşlarına ağlayarak ancak orada kalabilmiş ve sonra iş değiştirmiştir.

İş görüşmelerinde sürekli değersizleştirilmeler, ince eleyip sık dokuyan, en ucuza ve en iyi teknik kişiyi yakalama hayalleri, yazılı, sözlü test, uzaktan bağlantı ile mülakat ve test, ücret pazarlığı öncesi irade kırımı, pratik performans, kişilik, bilgi, zeka ölçümleri…

İnsan Kaynakları soruları fiyat düşürmek için. İyi ve teknik beceriyi elde etmek içinse elemeyi önceliyor. Fazla özgüvenli olmak iyi ama başın dikse, boynunu büküp çalışacak kıvama gelmelisin. Keza çalışıyorken de yönetici kesimlerin takdirini kazanmak, onları neşelendirerek kendini sevimli göstermek durumundasın. Yalnız insan; eşittir masabaşı, zaman, bölü sömürü çarpı saniyeye göre değerin var. Bu değeri bariz herkesin içinde hissediyorsun, beyaz yakalıların ne kadar çok çalışıyor olduğu, ne kadar çok mesaiye kaldığı değil, ne kadar çok artı-değer üretiyor olduğu önemli ve değerlidir.

Her iki durumda da birincisi kariyer kapanına kapılmışsa, ikincisi yüksek değersizleştirilme ve mutsuzlaşma artıyorsa, tüm bu tatminsizlik, huzursuzluk, değersizleştirme yaşam standardını ve lokasyonunu değiştirebilmeye zorlar. Bu da kendisini ek işler alarak ve boş zamanlarını da daha çok metalaştırarak sağlanabilir.

Şirkette en çok konuşan, kendisini sevdirmeye çalışan, çaktırmadan diğer arkadaşını bastırarak kendisini öne çıkartmaya çalışan, bilgisiyle ezmeye, yanındaki arkadaşını kontrol etmeye, yöneticilerin parlayan yıldızı olarak görülmeye çabalayan beyaz yakalı; saygın olmak, özel olarak anılmak için kendisini daha fazla pazarlamaya, yalakalaşmış bir yaşam ve çalışmaya zorlanıyor.

Asgari ücretin birkaç katını almak, barlar, alkol ve uyuşturuculara, alışverişe, farklı tarz ve kendisini yalnızlıktan kurtaracak, dikkat çekecek kıyafet, takı ve makyajlarla farklı renklere boyayarak aşmaya çalışıyor. Metalaşmış bilinç, aşkı ve arkadaşlığı da metalaştırmasının önünü açıyor. Hızlıca gecelik ilişkilerle tüketim gibi gördüğü cinsel ilişkilerle kendisini tatmin etmeye çalışır ki hemen sonrası hissetiği tatminsizliktir, tükettiği kendi bedenidir.

Yüksek ücretli kurslara, bitmek bilmeyen program ve kendisinden beklenilen yeni teknolojilere koştururken, “kendisine yatırım yaptığını” sanır. Oysa tüm bunlar, şirketlerin ve şirket-devletin eğitimi de bir iş olarak çalışanın sırtına yıkmasıdır. Yani beyaz yakalı, serbest zamanında da, üstelik üstüne para vererek, şirketler için çalışmaya devam eder. Beyaz yakalının iş bulmak veya işini koruyabilmek için yaptıkları da, aslında şirketler için yaptığı ücretsiz fazla mesaidir.

Sermaye, meta ve sömürü mengenesi arasına sıkışmış, kendi sınıfını ret eden parça insan, yalnız insan, böyle sıkışmış ruh hali içerisinde kafasını oradan oraya vurur, durumu anlamlandırmaya, gergin, tahammülsüz, öfke ve kin dolu olmaya yönelir. Tüm bu öfke ve kin ne zaman sınıf kardeşlerininkiyle birleşerek uzlaşmaz karşıtı olan düşmanı burjuvaziye doğru yönelir o zaman kendi sınıfını bulmaya başlar.

Devam edecek…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*