Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Berlin’deki parlamento ve resmi kurumlara karşı büyük çıkartma

Berlin’deki parlamento ve resmi kurumlara karşı büyük çıkartma

Özgürlük yürüyüşümüzün Berlin durağındaki ilk büyük yürüyüşümüzü başarıyla tamamladık. Berlin’de yaşayan Almanyalılar ve diğer göçmenlerle yaptığımız sohbetlerden de çıkarttığımız sonuçlara göre; uzun süredir Berlin’de böylesine kitlesel ve coşkulu bir eylem olmamıştı.

Dün gerçekleştirdiğimiz yürüyüşe en az 7000 kişi katıldı. Yürüyüşün başı Bundesdrukerei’da (pasaport basım dairesi) iken sonu Oranienplatz’daydı. Bu mesafe oldukça uzun bir mesafedir.

Büyük yürüyüşümüzden sonraki ilk toplantımız başladı. Tartışma başlıklarını tek tek not ettik ve bir moderatör, konuşmak isteyenlerin isimlerini sırayla yazacak.

Bir grup Afrikalı siyahi arkadaşımıza bir tren istasyonunda polis tarafından kimlik kontrolü yapılmış ve arkadaşların kimliklerine el koymuşlar.

Dünkü büyük yürüyüşümüzde çeşitli teknik sorunlar da oldu. Yürüyüşe katılım çok fazlaydı ve yürüyüşün değişik noktalarında açılan pankartlarla ilgili bazı küçük problemler olmuş. Değişik mülteciler pankart açanlardan bazılarına müdehale etmişler. Ama ciddi bir problem olmadı. Böylesine büyük bir yürüyüşte, yürüyüşün her noktasına anında müdahale etme imkanı yoktu. Yürüyüşün genel çerçevesinin dışına çıkan herhangi bir pankart açma girişimi olmadı. Başından beri eylemi destekleyen kurumların imzalı pankartlarına müdahale etmek gibi bir tutumumuz yoktu. Ancak bazı noktalarda küçük müdahale girişimleri olmuş. Ancak bu, genel yürüyüşü etkileyen bir durum değildi.

Biz Berlin’deki parlamentonun önüne doğru yürüyüşümüzü sürdürürken bir haber daha aldık. Bu habere göre; gene mülteci kamplarında yaşayan bir mülteci belediyenin önünde kendisini öldürmüş. Olayın hangi eyalette yaşanğını ve kendisini öldüren kişinin adının ne olduğunu hünüz öğrenemedik.

Eylemlilik sırasında, çok üzüntülü ve sevindirici nitelikte olan çok sayıda haber bize ulaşıyor. Aldığımız bir habere göre; Fransa’daki Kağıtsızlar Hareketi, Brüksel’e doğru bir yürüyüş başlatmış. Biz de buradaki direnişi temsil eden bir ekip oluşturup o yürüyüşe dayanışma amacıyla katılmayı düşünüyoruz. Böylece eylemimiz yalnızca Almanya ile sınırlı bir alanda sıkışmış olmayacak ve genel bir sorun olan kapitalizm sorununu gündeme taşıma şansına sahip olacaktır.

Toplantımızda hem dünkü yürüyüşü tartışıyoruz ve hem de önümüzdeki süreçte hangi eylem türlerini hayata geçireceğimizi tartışıyoruz. Açlık grevi ile ilgili bazı arkadaşlar çok aceleci davranıyorlar. Açlık grevinin diğer eylem türleri gibi bir eylem olmadığı, kendine özgü özelliklerinin olduğu henüz anlaşılmış değil. Açlık grevi en son silah olmalıdır. Açlık grevi silahını en başta kullanmak bizi çok zorlayacaktır. İnsanlar açlık grevi eyleminin ne tür risk ve olanaklar taşıdığını bilmiyorlar. Açlık grevinin dünyada bir çok örneği var. Bu konu çok hassas bir konu, eğer bu konuda buradaki insanları ikna edemezsek eylemimizin erken bir zamanda bitmek ve etkisiz kalmak gibi riskle karşı karşıya kalacağını anlatmamız gerekir.

Buradaki eylemin uzaması durumunda desteğin azalacağını düşünen arkadaşlarımız var. Daha önce Frankfurt’ta sürecin uzamasıyla birlikte eylem alanının direniş dışında bir alana kaydığı söyleniyor.

Tartışmamızın seyrinden açlık grevi taktiğinin kullanımı ile ilgili iki farklı görüş ortaya çıktı. Birincisi; açlık grevine hemen başlanması yönünde. İkinci görüş ise, bizim dediğimiz görüştür. Buna göre açlık grevi, bizim kullanacak başka hiçbir silahımızın kalmadığı noktada başvurulabilecek bir eylem türü olduğudur. Biz en son silahı en başta kullanırsak, bu silah kendimizi vuran bir silaha dönüşebilir. En son başvurulacak taktiği en başta kullanırsak o zaman bizim kullanabileceğimiz taktik kalmayacaktır.

Açlık grevi her durumda başvurulacak bir eylem türü değildir. Açlık grevi eylemi diğer eylem yöntemlerine benzemez. Kendine özgü özellikleri olan bir eylemdir. Bu eyleme her insanın katılabileceğini düşünmek yanlıştır. Bu eylem zor bir eylemdir ve herkes bu eyleme katılmayı göze alamaz.

Açlık grevi dünyanın diğer ülkelerinde sıkça başvurulmuş bir eylemdir. Tüm bu deneyimleri bilmeyen insanlar açlık grevinin nasıl bir eylem olduğunu ve bu taktiğin kullanılması durumunda nasıl bir sonuca yol açacağını bilmiyorlar.

Açlık grevine hemen başlanması gerektiğini savunan arkadaşlar ise bunu, şu anda büyük desteğe sahip olmamızla gerekçelendiriyorlar. Onlar, eğer bu destek varken açlık grevine başlamazsak daha sonra böyle bir ortamı yakalayamayacağımızı söylüyorlar. Basının ve diğer kesimlerin bizim bundan sonra hangi eylemi gerçekleştireceğimizi merak ediyorlar. Beklemenin bu duyarlılığı öldüreceğini düşünüyorlar.

Dünkü yürüyüşün bu kadar kitlesel ve coşkulu geçmesinin nedeni neydi? Esas olarak bizim bir ay boyunca, Almanya’nın bir ucundan bir ucuna yürümemiz ciddi bir kamuoyunun oluşmasına yol açtı. Bir ay boyunca tüm basın bizim direnişten söz etti. Alman toplumu ve burada yaşayan göçmenler bir çok şeyden bu direniş sayesinde haberdar oldular. Berlin’deki direniş çadırlarımız Orenienplatz’dadır ve burası oldukça merkezi bir yerdir. Berlin’de yaşayan herkese bu meydandan mesaj iletmek mümkündür. Arayanların çok rahat bulabilecekleri bir yerdir burası. Öte yandan Almanya’da bulunan anti kapitalist, anti faşist hareket bu eylemi çok iyi bir şekilde sahiplendiler. Teknik işlerinden tut, diğer bütün işlerde etkili görev aldılar ve bu görevleri ellerinden geldikçe yerine getirdiler. Çok yönlü destekler sayesinde dünkü yürüyüşümüz kitlesel ve coşkulu bir şekilde geçti.

Parlamentoya kadar giden yol yaklaşık 7 km idi. Yolun uzun olması bazı insanların yolun yarısında ayrılmasına yol açtı. Yol boyunca çeşitli resmi kurumların önünde durarak konuşmalar yaptık. Bir araca yerleştirdiğimiz ses sistemi sayesinde, hazırlamış olduğumuz bildirileri okuduk ve konuşmak isteyen mültecilere söz hakkı vererek konuşmalarını sağladık.

Çadırlarımızın bulunduğu meydan olan Orenien Platz’dan yola çıktıktan kısa bir süre sonra geçtiğimiz sokak üzerinde bulunan binaların camlarından, çatılarından ve pencerelerinden bizi destekleyen pankart ve bayraklar sarkıtıldı. Apartmanlarda yaşayan insanlar alkış ve sloganlarıyla bizi desteklediler. Çevredeki insanların destekleyici girişimleri, eylem kortejinde alkış ve sloganlarla selamlandı.

Biz yedi aydır sokaklardayız. Uzun bir süredir izolasyon sistemini teşhir ediyoruz. Bu eylemler içinde denemediğimiz yöntem kalmadı gibi. Gösteri, açlık grevi vb. gibi birçok eylem yöntemini hayata geçirdik. Berlin yürüyüşünden önceki direnişlerimiz daha çok lokal düzeyde kalan bir etkiye sahipti. Birbirinden dağınık yerlerde bulunan mülteci kamplarından yaptığımız eylemler ancak belli politik kesimler tarafından bilinip duyuluyordu. Ancak başkente doğru başlattığımız merkezi yürüyüş lokal etkiye sahip olan eylemlerimizi merkezi bir konuma taşıdı. Artık eylemlerimiz lokal olmaktan çıktı. Önce Almanya toplumunun genelinin ilgi alanına girdi ve sonrasında da tüm Avrupa’nın ve dünyanın bir kısmının ilgi alanına girdi.

Brüksel’e yürümek nasıl olur diye bir gündemi de konuşuyoruz. Ancak bununla ilgili gerekli coğrafik ve hukiki bilgilere sahip değiliz. Fransa’daki kağıtsızlar hareketi böyle bir eylemi başlatıyor. Biz de onlara paralel olarak bir yürüyüş mü başlatalım, yoksa bir ekip gönderip onların eylemine bizim direnişimizi temsil edecek türden mi eylem yapalım konusunu tartışmaya açmış bulunuyoruz.

Aslında yürüyüş, propaganda gibi eylem türlerinin etkisi açlık grevi eyleminin etkisinden daha geniş bir etkiye sahiptir. Burada bulunan mülteciler, Avrupa kültürü ile doğu kultürünün arasındaki farkları çok fazla bilmiyorlar. Mesela açlık grevi eyleminin batı toplumlarında çok fazla bir desteğe sahip olmayacağını göremiyorlar. Açlık grevi ya da insanın kendisine fiziki etkileri bulunan eylem türlerine batı toplumları pek sıcak bakmazlar.

Açlık grevi öyle bir eylemdir ki, ya kısa sürede sonuç alacaksın ya da öleceksin. Ki bu eylemin burada bulunan insanların çoğunluğunun yapabileceği bir eylem olmadığını görmemiz gerekir. Almanyalıların kitleler halinde açlık grevine başlayıp da bu eylemi sonuna kadar götüreceğini beklemek yanılgılı sonuçlara yol açar.

Önümüzdeki eylem türleri ve taktikleri üzerine konuşurken iki farklı görüş öne çıktı. Birisi açlık grevinin erken olduğu ve en son kullanılması gereken taktik olduğu yönünde. Diğeri de hemen açlık grevine başlanması gerektiği yönünde. Şu anda tartışma bu gündemler üzerinden sürüyor. Bu toplantımızda bu konuda sonuca varmamız pek mümkün görünmüyor.

Bir gün daha akşam oldu ve ortalık kararmaya başladı. Biz hala bugünkü toplantıyı bitiremedik. Şimdiye kadar yaptığımız hiç bir toplantıyı tek bir celsede bitiremedik. Bu durumun hem olumlu yanları var ve hem de olumsuz yanları var. İnsanların hepsine söz hakkı vermek ve her bireyin eylemin öznesi olmasını sağlamak olumlu olan yandır. Ancak günlerimizin neredeyse tamamı toplantı yapmakla geçiyor. İnsan yürürken yorulmuyor ama toplantı yaparken yoruluyor ve üşüyor. Ancak şimdiye kadar toplantıları kısaltmanın bir yöntemini bulamadık.

Açlık grevi için zamanın çok erken olduğu ve erken başlamanın büyük bir taktik hata olacağı yönündeki görüşlerimizi ısrarla dile getirmemiz, genel katılımcılar üzerinde bir etkiye sahip oldu. İnsanların bir çoğu açlık grevinin sürekli öne çıkarılması ve birinci gündem olarak ele alınmaya çalışılmasına karşı tepki gösterdiler.

Yeni bir öneri olarak, burada dün bize destek veren 7000 kişilik potansiyel ile genel bir toplantı yapmayı düşünüyoruz. İnsanlara çağrı yapalım ve halkın geneliyle birlikte açık toplantılar yapalım. Eylemlerimizi nasıl bulduklarını soralım ve bundan sonra hangi eylem türlerini izleyeceğimizi halka açık toplantılarda tartışalım diye düşünüyoruz.

Berlin’deki ilk büyük yürüyüşümüzün en önemli özelliklerinden biri; burada bulunan tüm devrimci demokratik, anti kapitalist ve anti faşist güçleri bir araya toplamak oldu. Bu kurumlar da kendi aralarında yaptıkları toplantılarda yürüyüşü olumlu olarak değerlendirmişler. Kapitalizmle sorunu olan herkes bu eylemden memnun kaldı.

Almanya’nın değişik yerlerinde mülteci kamplarında çeşitli biçimlerde eylem yapan mülteciler, bizim Berlin yürüyüşünden haberdar olduktan sonra buraya gelerek bizim yürüyüşe katıldılar. Kendi lokal düzeyde olan çadırlarını topladılar ve bizim merkezi eylemimize dahil oldular.

Berlin’de bundan sonraki süreçte bizi en çok zorlayacak şeylerden biri soğuklar olacak gibi görünüyor. Bugün çadırda tam günümüzü toplantı yapmaya ayırdık. Otururken bacaklarımız ve ayaklarımız fena halde üşüdü. Burada sürekli çadırlarda beklemek özellikle de çocuklar açısından önemli bir sorun oluşturacaktır.

Bundan sonraki süreçlerde insanların bu türden zorluklara katlanmasını sağlayacak motive edici etkinlik ve eylemleri hayata geçirmemiz gerekir. Zaman ilerledikçe ve bir sonuç alınamadıkça insanlar umutsuzluğa kapılıp eylemden soğuyabilirler. Özellikle bu mücadelenin uzun erimli, esas olarak kapitalist sisteme karşı bir mücadele olduğunu anlayamayanlar erken bir zaman içinde umutsuzluğa kapılabilirler. Bu ve buna benzer olumsuzluklar önümüzdeki süreçte bizim karşılaşacağımız sorunlar olacaktır.

14.10.2012
Turgay Ulu/Berlin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*