Anasayfa » DÜNYA » Siyasal gelişmeler Berlin direniş çadırında değerlendiriliyor

Siyasal gelişmeler Berlin direniş çadırında değerlendiriliyor

Berlin direniş çadırında toplantı ve etkinliklerimize devam ediyoruz. 28 Haziran’da Lice’de yapılan karakolu protesto eden Kürt yurtseverlerine devlet saldırmış, bir kişi katledilmiş ve 9 kişi ağır yaralanmıştı. Bu haber üzerine çadırda toplandık ve yaklaşık 200 kişinin katıldığı bir kamuoyu açıklaması ve “Her yer Lice her yer direniş!”, “Her yer Taksim her yer Lice!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları eşliğinde spontan bir yürüyüş yaptık. 29 Haziran’da Kürt Halk Meclisi Gezi Dayanışması olarak çadırda etkinlik yaptı. Kürt kadınlarının korosu ve bir Kürt halk ozanının müzik dinletisi sonrası gerilla Zilan için anma yapıldı ve son mektubu okundu.

Çadırda yapılan etkinlikle aynı saatlere denk gelen bir başka eylem de Alexander Platz’daki dünya saati altında yapıldı. Çadırdan hareketle yapılacak yürüyüşün saati biraz ileriye alındı ve bir grup Alexander Platz’da yapılan eyleme katıldık. Burada yaklaşık 45 kişi üzerlerine Ethem Sarisülük ile ilgili Türkçe, İngilizce, Almanca, Kürtçe yazılmış tişörtler giyerek dünya saati etrafında elele geniş bir çember oluşturuldu. Bu alan turistlerin uğrak merkezi ve hafta sonu pek çok etkinliğin yapıldığı bir alan olduğu için, kısa sürede ilgi odağı olduk. İnsanlar konu hakkında öyle veya böyle duyum sahibiydi. “Peki bundan sonra ne olacak? Erdoğan gidecek mi? Türkiye’yi AB’ye alırlar mı?” diye soruyorlardı.

Avusturyalı bir turist “Bu bir devrim dalgasıdır, umarım en yakında Avrupa’ya da yayılır, sizi destekliyoruz, başarılar..” diyerek eylem bitene kadar bizimle oldu. Yaklaşık yarım saat bu alanda durduktan sonra metro duraklarında sloganlarımızı haykırarak çadıra geldik. Buradan Kürt Halk Meclisinin başvurusunu yaptığı eylem için yürüyüse geçtik. Kötü havaya rağmen belirlenen eylem “Her yer Taksim her yer Lice!” “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Yaşasın enternasyonal dayanışma!” sloganları haykırıldı.

Yürüyüş sonrası çadıra destek için gelen başka bir folklor grubu eşliğinde halaylar ve müzikle geç saatlere kadar çadırda kaldık.

Geçtiğimiz Pazar günü ortak hazırlanan kahvaltı masası etrafında sohbetlerle yeni gelen arkadaşlara gelişmeler aktarıldı. Saat 13.00’te Hermannplatz’da yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı Sıvas’ı anma yürüyüşü yapıldı. Yürüyüş boyunca döviz, slogan, pankart ve konuşmalara hakim tek bir Gezi, Sıvas, Maraş, Çorum, Roboski, Reyhanlı ve Lice’de yaşanan katliamların hepsine tepki dile getirildi.
Yürüyüş sonrası çadırda Maviş Güneşer ve Kemal Kahraman konser verdi.

Saat 20.30-22.30 arası forum yaptık. Forumda genel süreç değerlendirmeleri yapılan pek çok görüş belirtildi. Somut bir karar ve hedef belirlenmedi. Gece kalabalık bir nöbetçi grubu ile sabahladık.

Pazartesi akşamı programımıza saat 19.00’da başladık. Sophia ve Nihat arkadaşlarımız Türkce ve Almanca Nazım Hikmet şiirleri okudular. Planlanan programın bitiminden sonra katılımcılar arasında başka arkadaşlar şiirler okudular. O akşam elektrik sorunumuz olduğu için programı erken bitirdik.

2 Temmuz Salı akşamı Brezilyalı grup çadırda toplantı yaptı. Yaklaşık 3 saat süren sunum sırasında Brezilya’daki gelişmeler aktarıldı. “Brezilya’da harekete geçmemizin ve sokağa çıkmamızın tarihsel bir geçmişi var. Yerli halkların kültürlerine saldırdılar. Yaşadıkları yerlerden çıkarıldılar. Onlar doğa ile iç içeydiler ve doğadaki pek çok şifalı bitkilerinden yararlanıyorlardı. Bunlar ellerinden alındı. Binlerce gecekondu insanı sokağa döküldü. Bunlar yol parası ödeyemeyecek kadar yoksullar. Bir milletvekili ek ödemelerle 22 bin € maaş alıyor. Bir öğretmen 266,66 €, bir polis 300 € maaş alıyor. Milletvekillerinin yüzde 80’i yolsuzluklara, cinayetlere, rüşvete bulaşmış. Halk sicili temiz yüzde 20’nin dışındakilerin istifa etmesini istiyor. Brezilya hakkında ne biliyorsun diye sorulduğunda söylenen sadece futbol, dans ve güzel kadınlar denilirdi. Ama bugün sadece devrimimizden bahsediliyor. Türkiye’de ayaklanma olunca bu bizi direkt etkiledi ve sokağa çıkmamızda çok etkili oldu. İlk günden ‘Aşk bitti, burası artık Türkiye’ diye bağırdık. Ben sanatçıyım ve müzik yapıyorum. Politika ile ilgilenmiyorum, ama benim müziğimle verdiğim mesajlarım devrim içindir. Bugün Brezilya’da muhafazakarlar, solcular, devrimciler hep beraber yürüyorlar. Bu beni çok etkiliyor ve iktidara bir mesaj veriyoruz. Biz yüzde 99’lar olarak istersek siz yüzde 1’i yerinizden alaşağı ederiz. Bu çok büyük bir güven verdi hepimize.”

Konuşmacıya pek çok soru yöneltildi: “Siz bahsettiğiniz yüzde 1’i hangi mücadele perspektifi ve yöntemi ile alaşağı edeceksiniz?” “Sokağa dökülen insanlarda hiçbir partiye oy vermeyeceğim diyen oranı ne kadar? Düzen partilerinden bir kopuş var mı? Sokaklarda karar alma mekanizması nasıl işliyor?” Bu gibi sorulara genel geçer ve kaçamak yanıtlar verildi. Konuşmacı baştan da belirtmişti, politikayla uğraşmıyorum! Dinleyici olarak gelen başka bir Brezilyalı, “Sokaktakiler henüz seçim sisteminden bir kopuş içinde değil. En azından büyük bir bölümü öyle değil ama sahtekarlarla dolu parlamentoyu da sorguluyorlar ve istifaya çağırıyorlar. Yüzde 1’i de devrimle aşağı indireceğiz. Başka yolumuz yok, ama bunun için birbirimizin desteğine ve dayanışmasına ihtiyacımız var.”

Toplantı sonrası Brezilya direnişinden görüntülerin olduğu video gösterimi yapıldı. Brezilyalı grup 4 Temmuz günü tekrar program yapmak üzere ayrıldı. Bu arada Mısır’da askeri darbe oldu. Bunun dünyaya ve bölgeye etkileri üzerine bir değerlendirme toplantısı yapacağız.

Çadırdaki gelişmelerle ilgili önümüzdeki birkaç günün hazırlıklarını planladık. Cuma günü Yunanistanlı bir grupla toplantı ve İtalyan müzik grubu sonrasında forum yapmayı planladık. Cumartesi günkü panel, “Mısır/Türkiye… karşılaştırma, gelişmeler, bölge değerlendirmesi, neoliberal politikalara karşı dipten gelen dalga, olası gelişmeler” başlığını taşıyor.

Çadır, ilk dönemlerdeki kitleselliğini korumamakla birlikte toplanma, karar alma, bilgilendirme ve kitle ile direkt iletişim halinde olma yönüyle hala önemini koruyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*