Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Belediye Meclisi Taksim ismini “1 Mayıs Alanı” yapmayı önerdi (güncellendi)

Belediye Meclisi Taksim ismini “1 Mayıs Alanı” yapmayı önerdi (güncellendi)

İstanbul Beyoğlu ve Büyükşehir Belediye Meclisleri’nde Taksim Meydanı’nın adının “1 Mayıs Alanı” olarak değiştirilmesi tartışılarak CHP’li ve AKP’li üyelerin “oy birliğiyle” kabul edildi. Belediye Meclis önergesi, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın kararına sunuldu.

Topbaş ise, önerinin kamuoyuna yansıması üzerine jet hızıyla yaptığı açıklamada “Taksim ismi değişmeyecek” dedi.

CHP’li ve AKP’li Belediye Meclis üyelerinin Taksim Meydanı’nın isminin “1 Mayıs Alanı”na çevrilmesini önermesi ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Değil. Neoliberal burjuva demokrasisinin, sistem içine çekerek yedeklemeye baktığı Kürtler, kadınlar, çocular kadar işçi sınıfıyla da “cilveleşme” adımlarından biridir. Burjuva demokrasisi, işçi sınıfına da atraksiyonlarını 1 Mayıs ve Taksim üzerinden yapmaktadır. İstediği sonucu da sendika patronlarından ve hık deyicisi reformistlerden hemen almıştır: Sendika patronları, Taksim 1 Mayıs’ını, “emek hareketinin diğer tüm toplumsal kesimlerle (yani burjuvaziyle) gerilimsiz bir arada yaşaması açısından bir dönemeç” olarak değerlendirmişler, “sınıf” ve “mücadele” kavramlarını bir yana bırakıvermişlerdir! İşçi sınıfı ve devrimcilerin ağır bedeller ödeyerek ve dövüşerek kazandığı 1 Mayıs ve Taksim, önce resmi tatil, sonra alanın açılması, en sonu isminin “1 Mayıs alanı” olarak değiştirilmesi, burjuva demokrasisinin işçi sınıfına lütfu olarak sunulmaktadır! Neoliberal burjuva demokrasisi, Taksim’in ismini “Taksim 1 Mayıs Alanı” olarak değiştirilmesini, aynı zamanda daha sonrası için Kürt yerleşim birimlerinin isimlerinin Kürtçe isimlerinin iade edilmesine doğru da bir basamak yapmayı da tasarlıyor olmalıdır.

Boşuna zahmet etmeyin baylar, bayanlar! Taksim zaten 1 Mayıs alanıdır. Bu karar, çürümüş Belediyelerinizin gırtlağına kadar rüşvete ve burjuva rant hesaplarına batmış meclisleri tarafından değil, 1 Mayıs’ta o alandaki 250 bin işçi ve emekçi tarafından alınmıştır. 77 1 Mayıs’ında katlettiğiniz işçiler tarafından alınmıştır. O alanı dövüşe dövüşe açan işçiler ve devrimciler tarafından alınmıştır. Sayısız gözaltına karşı o alana çıkmayı bir mücadele geleneği haline getirmiş sayısız işçi-emekçi direnişinin Taksim eylemlerinde alınmıştır.

Taksim zaten 1 Mayıs Alanı’dır ve bunun resmileşmesi de bugün değilse bile ergeç gerçekleşecektir. Fakat 1 Mayıs ve Taksim’e dönük burjuva demokratik “cilve”lerinizle işçi sınıfını ve sınıf devrimcilerini susturacağınızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Ne CHP’nin önergesinin, ne Belediye Meclis’in bu yöndeki tavsiyesinin, ne de Topbaş’ın “hayır!”ının işçi sınıfının gözünde bir anlamı yoktur. İşçi sınıfı için son dönemki direnişlerde yükselttiği “Hak Verilmez Alınır, Zafer Sokakta Kazanılır!” sloganı, yeterince açıktır.

Taksim’in KIZIL 1 MAYIS ALANI olarak anılacağı, yalnızca (bir biçimde yükünden ve bağlayıcılığından kurtulmaya baktığınız!) geçmişin değil gelecek ufkumuzun ismini alacağı günler de gelecek.

Milliyet Gazetesinin haberi:

Bu yıl 32 yıl aradan sonra 1 Mayıs kutlamalarına ev sahipliği yapan Taksim Meydanı, şimdi de isim değişikliği talepleriyle gündemde. Önce Beyoğlu Belediye Meclisi’nde CHP’li üyelerin verdiği sözlü önergeyle resmi girişime dönüşen isim değişikliği talebi son olarak da bu konudaki yetkili kurum olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde gündeme geldi.

İBB Meclisi’nin 10 Mayıs 2010 tarihli oturumunda söz alan CHP Meclis Grup Başkan Vekili Atalay Oğul, Taksim Meydanı’nın isminin ‘1 Mayıs’ olarak değiştirilmesini teklif etti. Oğul’un CHP grubu adına isim değişikliği için sunduğu yazılı önergeye Ak Parti grubu da destek vererek “evet” oyu verdi.

Oy birliğiyle başkanlık makamına sunulan ve Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın tasarrufunu bekleyen önerge, isim değişikliğine ilişkin tartışmaları da başlattı.

Tarihçiler Taksim isminin tarihe gömülmesine yol açacak değişikliğe karşı çıkarken, sendika başkanlarının önerisi ise alanın ‘Taksim 1 Mayıs Meydanı’ olması. İşte görüşler:

DESTEKLEMEYENLER
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı: “Ben bu meydan isimlerinin değiştirilmesine çok karşıyım ama istiyorlarsa usulleri var, referandum gibi bir şey yapılır, verilir. 1 Mayıs bizim için çok acı bir anı. 1 Mayıs’ta bütün millet şenlik içinde olur. Bu şenlikli gösteri iki kez ihlal edildi, bu ihlallerin yaşandığı iki ülke de sosyalist falan değil. Biri Şikago biri de bizimkisi. Buralarda da sosyalizm ne yazdı ne kaldı. Yani bunu ebedileştirmek bir düşünce. Bu tartışmalı bir düşünce. Çok hoş bir şey değil. Olay çok kötü bir olaydı. İsmini vereceğine olayı aydınlat.”

İstanbul tarihi uzmanı Prof. Dr. Semavi Eyice: “Olmaz. Bunu kim isterse istesin, bu olmaz. Yabancılar işgal sırasında o zamanki adıyla Büyük Cadde’deki bütün binaları Yunan, İngiliz ve Fransız bayraklarıyla donattı. 1923 yılından sonra burası İstiklal Caddesi oldu. Buradaki resmi geçiti izlemek çocukluğumun en büyük merakıydı. Yabancılara karşı bir gösteriydi. Bunun ulaşım noktası da Cumhuriyet Anıtı’ydı. Cumhuriyet Anıtı Taksim Anıtı olarak da anılır. Cumhuriyet döneminde de Taksim olarak geçer oranın adı. Bizim en büyük huyumuz tarihi isimleri ortadan kaldırıp günlük politikaya yönelik isimler vermek. Bunlara şiddetle karşıyım.”

2. No’lu İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mete Tapan: “Bu türlü meydan ve sokakların isminin değiştirilmesinden yana değilim. Bu tür yaklaşımları doğru bulmuyorum. Cumhuriyet tarihimizin simgesel bir ismidir. Ben herhangi bir değişikliğin yapılmasından yana değilim.”

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Danışma Kurulu üyesi Korhan Gümüş: “Bu konuda olmaz da denemez, olur da denemez. Tartışılır, müzakere edilir, herkes ikna olursa olur. Bu kamusal mekânın bir yönetim planına ihtiyacı var. Bir bakıyorsunuz kongre vadisi oluyor bir bakıyorsunuz apartman yapılıyor içine. Niye sivil kullanıma açık değil Taksim Meydanı? Bence 1 Mayıs’ta 1 Mayıs Meydanı olsun. 11 Mayıs’ta da 11 Mayıs Meydanı olsun. 11 Mayıs 330, İstanbul’un tarihte ilk kez siyasi başkent olmasının yıldönümü. İstanbul’un önemli günleri şenlikli bir şekilde kutlansın.”

DESTEKLEYENLER
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman: “Taksim Meydanı kent için çok simgesel. Herkes Beyoğlu’ndan bahsederken Taksim adını kullanır. Diğer yandan da meydan işçi ve emek hareketi için de çok önemli bir nokta. Bir uzman olarak isim değişikliğinin halk tarafından pek tutulmayacağını düşünüyorum. Kâğıt üzerinde değişiklik pek bir şeyi değiştirmez. Ama emek hareketi açısından bakıldığında da böyle bir kararın alınması olumlu bir eylem olur.”

KESK Başkanı Sami Evren: “Bazı meydanların tarihsel ve toplumsal önemi vardır. Orada 37 insanımız katledilmiştir. Bu meydanın adının toplumsal karşılığı 1 Mayıs Meydanı’dır. İşin hukuksal prosedürü de tamamlanırsa, toplumsal kimliği ile bütünleşir. ‘Taksim 1 Mayıs Meydanı’ dendiği zaman mesele kalmıyor zaten. ‘Taksim 1 Mayıs Meydanı’ bize göre daha uygundur.”

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi: “Bu ülkede Taksim 1 Mayıs alanı çok önemli. 37 insanımız öldü. Bizim de talebimiz ‘Taksim 1 Mayıs Meydanı’ olması. Toplumun yüzde 70’i 80’i, bugün bir referandum yapıp İstanbullulara da sorsanız ‘Taksim 1 Mayıs Meydanı’ olsun derler. Ben de buna uygun bir kararın çıkmasını talep ediyorum.”
Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu: “1977 katliamı ve sonraki süreçte Taksim emek bayramıyla özdeşleşti ve toplum için bir simge haline geldi. Taksim denince akla her zaman geçmişteki coşkulu katılım ve emekçi bayramı akla gelmektedir. Taksim’in mekânsal özellikleri ve konumu göze alındığında 1 Mayıs Meydanı olması doğru bir karar olacaktır. Toplumun beklentilerinin de bu yönde olduğuna inanıyorum.”

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi eski Başkanı Erhan Demirdizen: “Avrupa’nın çok ünlü meydanları var ancak bizde meydanlar çok azdır ve kâğıt üzerindedir. Bu nedenle Taksim Meydanı anlam kazanıyor. Meydanın tanınır hale gelmesinde 1977 yılındaki olayın da etkisi var. Yanlış bir girişim değil. Böyle bir isim o meydanın tarihi kimliğine uygun olur.”

Su taksiminden Taksim’e
Taksim semti ve meydanı adını, eskiden Galata-Beyoğlu suyunun “taksim edildiği”, Taksim Maksemi’nden almıştır. 1730’lu yıllarda Boğaziçi kıyısında artan yerleşim nedeniyle ortaya çıkan su sorununa çözüm için yapılan makseme kanallarla getirilen su, buradan çeşitli yönlere taksim ediliyordu. Suyun taksimi yıllar içinde meydan ve çevresine de adını verdi. Taksim’in meydan olması da Cumhuriyet dönemi sonrasında yaşandı. Taksim Meydanı Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yeni devletin bir simgesi olarak görüldü. Cumhuriyet Anıtı çevresinde yapılan törenler ulusal övünç tabloları olarak yansıdı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*