Anasayfa » GÜNDEM » Baskın seçim üzerine

Baskın seçim üzerine

Burjuva-faşist devlet iktidarı, önce Kasım ayını işaret ettiği erken seçim niyetini, 24 Haziran’da “baskın seçim” kararına çevirdi.

Seçimin daha öne alınması ve 2 aylık bir süreye sıkıştırılmasında, TÜSİAD’ın 6-7 aylık bir seçim politikası dönemine itirazı belli bir rol oynamış görünüyor. TÜSİAD bu durumda, seçim politikalarıyla “mali disiplinin gevşetileceği”, yeni neoliberal saldırı programlarının öteleneceği veya yumuşatılacağı gerekçesiyle Ağustos veya Kasım ayında seçim niyetine sert biçimde karşı çıkmıştı. Dolayısıyla 2 ayda oldu bittiye getirilecek, ardından mali disipline ve neoliberal saldırı programlarında vites yükseltmeye odaklı bir baskın seçim kararı Hükümetin ilk elde TÜSİAD’a sunduğu “kararlılık” güvencesidir.

İkincisi, burjuva-faşist rejim zamanın aleyhine işlediğini görüyor. AKP-MHP ittifağında MHP tabanının yarısından fazlasını kaybetmiş durumda. AKP-Erdoğan’ın toplumsal tabanında ise başta sosyo-ekonomik konular olmak üzere hoşnutsuzluk artıyor ve belli bir erozyon başlamış durumda. “Taşerona kadro” atraksiyonu ve Afrin harekatı ve savaş tamtamcılığının beklediği etkiyi yaratamamış olması, çoktan bir sınıra dayanmış olduğunu gösteriyor. Özelleştirmeler, Ortadoğu politikası, Deizm tartışması gibi pek çok olgu, başlıca demogojik meşruiyet dayanaklarını aşındırıyor, rejim ve yönetememe krizini yeniden belirginleştiriyor.

Üçüncüsü, burjuva iktidar burjuva muhalefeti ve bu seçimden medet umanları, zaman sıkışmasına iterek, bunların zaten teşne olduğu gibi, kendisiyle kendi sahasında, daha fazla aşırı milliyetçi-muhafazakar sağ popülizm çerçevesinde rekabet etmeye zorlamış oluyor.

Seçimlerden, beylik “AKP karşıtı ortak samimi aday” (yani CHP, İYİ Parti, ulusalcı ve liberal halkçılarla estetize edilmiş örtük ittifak) arayışlarından bir beklentimiz yok.

Ancak bu seçimlere ilgisiz kalacağımız anlamına gelmiyor. Kitlelerde başta sosyo-ekonomik sorun ve ihtiyaçlar ve özgürlük yoksunluğu olmak üzere hissedilir bir hoşnutsuzluk artışı var. Seçim sürecinin, asıl bu kitlesel hoşnutsuzluğun sınıfa karşı sınıf ve antikapitalist eksenden örgütlenmesi ve harekete geçirilmesinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*