Anasayfa » BASINDAN » Barış Akademisyenleri davasında tüm talepler reddedildi

Barış Akademisyenleri davasında tüm talepler reddedildi

Barış bildirisi imzacısı 148 akademisyenden ilk 10 akademisyenin davası görüldü. Ayrı ayrı yapılan yargılamalarda mahkeme heyeti, tüm talepleri reddetti. Duruşma 12 Nisan’a ertelendi.

Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayan 148 akademisyenin dava süreci bugün başladı. İlk olarak Galatasaray Üniversitesi’nden 6, İstanbul Üniversitesi’nden 4 akademisyenin davası görüldü. “Örgüt propagandası” iddiasıyla 7 buçuk yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan akademisyenlerden ilk grubun duruşması 12 Nisan’a ertelendi.
İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk olarak Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri Osman Olcay Kunal, Tuba Akıncılar, Aslı Didem Danış Şenyüz, Hakan Yücel, Ildırım Başak Demir ve Ömer Orhan Aygün’ün ayrı ayrı davaları görüldü. Aygün, Amerika’da görevli olduğu için duruşmaya katılmadı.
Kimlik tespitinin ardından söz alan Av. Hüseyin Ersöz, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy’un aynı bildiri nedeniyle TCK 301. maddeden yargılanması için Adalet Bakanlığı’ndan izin alındığını hatırlattı. Ersöz, müvekkillerinin de bu suçlamadan yargılanmaları için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti talebi reddetti. 6 akademisyenin duruşması 12 Nisan 2018’e ertelendi.

HAVUZ İDDİANAME
Daha sonra İstanbul Üniversitesi’nden Gizem Bilgin Aytaç, Mehtap Balık Kaya, Alaeddin Dinç Alada’nın ayrı ayrı yargılamasına geçildi. Avukat Arın Gül Yeniaras, derhal beraat talebinde bulundu. Yeniaras, iddianamede, suçta ve cezada şahsilik ilkesinin gereklerinin yer almadığını belirterek, “İddianamede suçun unsurları, kanunda sayılar hiçbir fiil yer almamaktadır. Havuz iddianamelerdir” dedi. Bildiride devlete yapılan bir barış çağrısı olduğunu vurgulayan Av. Yeniaras, “Suç unsuru görülmesi mümkün değildir. İddianamede, gerçek dışı olarak kaydedilen mağduriyetlerde Anayasa Mahkemesi başvuruları vardır. Bu başvuruculardan yalnızca 1 kişi hayattadır. 5 tanesine derhal ambulans göndermesi gerektiği kararı vermiştir. 4 kişi kan kaybından hayatını kaybetmiştir” dedi.

Yeniaras, yapılan hataların ve bunların ihlal niteliğinde olduğunu söylemenin suç olmadığını ifade ederek, “Buna imza atmak suç değildir. Bu suça ortak olmayacağız demek suç değildir. Bildiride muhatap devlettir. Meşru, ahlaki, hukuki ve yasaldır. Bölgedeki hak ihlallerini saymak terör örgüt propagandası değildir” dedi. Bildirinin iddianamede yer ver alan İngilizce çevirisinde birden çok yanlış olduğunu vurgulayarak, “Metinde ‘Kurdish’ Kürdistan olarak çevrilmiştir. Bu Kürdistan değil Kürt demektir. Olmayan bir suç yaratılmıştır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzacı akademisyenlere yönelik hakaret niteliğindeki sözlerini anımsatan Av. Yeniaras, “Bu ifadeler adil yargılanma hakkını engellemektedir” dedi.
Mahkeme heyeti, derhal beraat talebini reddederek, duruşmayı 12 Nisan 2018’e erteledi.
Son olarak İstanbul Üniversitesi’nden Pedriye Mutlu’nun davası görüldü. Mutlu duruşmaya katılmazken, avukatı Ali Deniz Ceylan, davaların birleştirilmesini, derhal beraat kararı verilmesini ve TCK 301. madde yönünden yargılama için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmasını talep etti. Avukat Ceylan, ifade özgürlüğünün temel haklardan olduğunu anımsatarak, “Bu hakka yönelik müdahalenin asgari düzeyde uygulanması gerekir. Mahkemenizin bir yükümlülüğü de haksız müdahaleleri engellemektir” dedi. Mahkeme, avukat Ceylan’ın tüm taleplerini reddederek, duruşmayı 12 Nisan 2018’e erteledi.
Barışı akademisyenlerinin bugün başlayan dava süreci Mayıs 2018’e kadar sürecek. Akademisyenler her hafta Salı ve Perşembe günleri hakim karşısına çıkacak.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*