Anasayfa » DÜNYA » Apple’ın en dahiyane tasarımı: Arkalıklı işçi taburesi (i-tabure)!

Apple’ın en dahiyane tasarımı: Arkalıklı işçi taburesi (i-tabure)!

Foxconn’u artık tanımayan yoktur herhalde. Çin’deki sayısız dev fabrikasında toplam 1 milyon 150 bin işçinin çalıştığı, Apple, İntel, Hewlett-Packard gibi küresel elektronik tekellerine tedarik üretimi yapan, Tayvan merkezli bir kapitalizm ejderhasıdır. Çin’in en büyük özel tekelidir. Türkiye’de Çorlu ve Niğde’de planladığı yatırımlar gibi, dünya çapında yaymaya başladığı yatırımlarla da dünyanın en büyük küresel tekelleri arasındadır.

Seri iş cinayetleri, işçi intiharları, haftada 100 saati bulan yarı askeri çalışma terörü ile meşhurdur.

İşte bu aynı Foxconn’da son aylarda bugüne kadar hiç görülmemiş bir şeyler olmaya başladı.

Apple’a tedarik üretimi yapan Foxconn fabrikalarında montaj hattında çalışan kadın işçilere beyaz çubuklu arkalığı olan tabureler verildi! Hatta bazı işçilere yastıklı sandalyeler bile verildiği söyleniyor! İntel’e tedarik üretimi yapan Foxconn fabrikasında ise, yönetimin görevlendirdiği bir memur, işçilere yemekhane, yatakhane ile ilgili şikayetlerini sorup kaydetmeye başladı!

Eh ne var bunda mı diyorsunuz? İsterseniz bunun ne anlama geldiğini bir de günde 12-14 saat arkalıksız uzun sert taburelerde çalışmak zorunda olan, gece sırt ağrılarından uyuyamayan Çinli kadın işçilere sorun! Veya Foxconn’da bırakalım çalışma koşulları ile ilgili olarak yönetime bir şikayette bulunmayı, iş arkadaşlarıyla konuşmanın bile işten atılma, bazan özel güvenlik tarafından dövülme nedeni olduğunu bilerek bir yeniden düşünün.

Bunlar Foxconn işçileri için henüz çok çok küçük kazanımlar. Foxconn işçisi için bir yıl önce, bir arkalıklı sandalye, yönetime şikayetlerini iletme bile hayalden ibaretti. Fakat “hayaldi gerçek oldu” sözü size ne çağrıştırıyorsa, Foxconn’da da olan o. O zaman bu gelişmelerin arka planına bakmakta yarar var.

Apple’ın “Adil Çalışma” kampanyası (!)

Foxconn daki bu “değişim”in arka planında, Apple varmış gibi gösteriliyor. Financial Times gibi küresel mali oligarşik medyanın lanse ettiği bu: Dünyanın en karlı tekeli Apple, en büyük “paydaş”ı olan Foxconn’daki çalışma koşullarının düzeltilmesi için bir “sosyal sorumluluk” kampanyası başlattı! Apple ve İntel gibi küresel tekeller, Foxconn’a çalışma koşullarını düzeltmesi için baskı yapmaya başladılar!

Apple, İntel, HP gibi Foxconn’la bağlantılı küresel elektronik tekelleri, birden bire küresel tekelci kapitalizmin papazlık aygıtı İLO’nun desteklediği “Adil Çalışma Birliği”ne (“Fair Working Association”) dahil oluverdiler. Foxconn gibi tedarikçilerinde “sosyal sorumluluk projeleri” başlattılar. Yine mali oligarşik medya Apple’a güzellemelerle duyurdu: Bizzat Apple CEO’su Foxconn patronu ile, Foxconn’da çalışma saatlerinin indirilmesi, ücretlerin yükseltilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesine ilişkin bir görüşme yaptı. Apple ile Foxconn arasında Haziran 2013’ten itibaren geçerli olacak biçimde, Foxconn’da ücretlerde azalma olmadan çalışma saatlerinin Çin’de sözde yasal sınır olan haftada 49 saate indirilmesi ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir dizi önlem alınması konusunda, bir anlaşmaya varıldı!

Apple’ın “sosyal sorumluluğunun” iç yüzü

Küresel mali oligarşinin medyası, daha önce Apple’ın olağanüstü karları ve dünyanın en “değerli” şirketi olmasını, Steve Jobbs’un bireysel dehasından geliyor gibi göstermişti! Apple, İntel, HP gibi küresel tekelci vampirlerin asıl “dehası”nın, milyonlarca Çinli işçinin kanından, öğütülen kas, sinir ve kemiklerinden, cesetlerinden geldiği özenle gizlenmişti.

Ama bu Foxconn’daki seri iş katliamları, işçi intiharları ile artık dünyanın gözünden saklanamaz hale geldi. Bunları yine de on milyarlarca dolarlık karların yanında işçi katliamı estetiği kabilinden “arkalıklı sandalye” ve “şikayet memuru” gibi üç kuruşluk kenar süsleriyle örtbas edebilirlerdi. Fakat Foxconn’da daha fazlası oldu:

Çin’de küresel otomotiv tekellerinin fabrikalarından 2010’da başlayan kitle grevleri dalgası 2012’inin başlarından itibaren Foxconn’un yarı askeri kale duvarlarını dövmeye başlamakta gecikmedi.

Geçtiğimiz yıl başlarında, önce Foxconn’un bir fabrikasında yüzlerce işçinin çatıya çıkıp toplu intihar tehdidiyle yaptıkları eylem tüm Foxconn fabrikalarına yayıldı. Küçük ücret kazanımlarıyla sonuçlanan çatı eylemlerini, özel güvenlikle çatışmalar ve militan çatışmalı fiili kitle grevleri dalgası izledi. Foxconn’da aşırı ucuz ve uysal addedilen göçmen, kadın ve meslek lisesi öğrencisi ağırlığına dayalı, haftada 100 saatlik yarı askeri çalışma rejimi, o uysallığın bir yanardağa dönüşmeye başlaması üzerine zaten artık sürdürülemez hale gelmişti.

Apple gibi pek ince teknoloji dehalarının, birdenbire Çinli işçilerin kanını da daha ince biçimde emmeleri gerektiğinin farkına varmalarının asıl nedeni budur. Karlarının büyük bölümünün geldiği Foxconn ejderhasının da onbinlerce işçinin militan mücadeleleri ve isyanları ile sarsılmaya başlamış olmasıdır.

Sınıf savaşımı işte böylesine çetindir. Kimi zaman bir çay molası, kimi zaman bir arkalıklı sandalye, kimi zaman işten atılmadan ve dövülmeden bir şikayet dilekçesi verme hakkı için bile, militan grev ve direnişler yapmak gerekir. Fakat bir kez işçi Çin’de gözünü karartmaya başladığı zaman, şu küçülen dünyamızda, yankısı Apple’ın panik atak “sosyal sorumluluk projeleri”nden gelir!

Apple’ın sınıf mücadelesindeki dehası “arkalıklı tabure”nin ötesine geçer mi?

İşte orası çok şüpheli! Daha doğrusu, Apple-Foxconn sözde “sosyal sorumluluk” ve “adil çalışma” anlaşmalarının arkalıklı sandalye gibi mikro kırıntıların ötesinde uygulanması bile, bu küresel tekellerin dünya işçi sınıfından daha epey bir dayak yemelerine bağlı.

Nitekim, ücretlerde azalma olmadan haftalık çalışmanın 49 saate indirilmesine gelince, Apple, Foxconn, ABD, AB ve Çin devletleri, mali oligarşik medya… hepsi akşam mezarlığın önünden ıslık çalarak geçme mizansenine başlıyorlar. Apple, çalışma koşullarının düzeltilmesinin maliyetini Foxconn’un karşılamasını istiyor, Foxconn karların büyüğünü sen alıyorsun maliyetlere de ortak ol diye yan çiziyor… Ve tabii ah şu Çin rejiminin, yetkililerin inatçılığı! “İnsan hakları”, “adalet”, “demokrasi”den anlamazlığı! Ve sonra ortada sıçan tarzı paslaşıp durdukları topu, ortadaki sıçan yerine koydukları işçiye şutluyorlar: Efendim, Çinli işçiler iş saatlerinin kısaltılmasına direniyorlarmış, çünkü, efendim, işçiler geçimlerine yetecek ücreti ancak aşırı mesailerle kazanıyorlarmış, mış, mış! E, hani iş saatleri ücretlerde düşüş olmadan indirilecekti?! Sorusuna kalmadan Financial Times, iyi bilinen bir sermaye demogojisine bağlıyor: Çin’de işçiler için bir şeylerin düzelmesi, çok zor, 10 yıllar alacak bir reformlar sürecini gerektiriyor!!!

Bu da size çok tanıdık gelmedi mi?! Hani şu, “demokrasi süreç işidir, kültür işidir, zihniyetin değişmesi lazım, öyle birden olmaz” filan. Bugün Mısır’da da, Çin’de, Türkiye’de de, tüm dünyada da işçiler için, kitleler için çalışma, yaşam ve yönetilme koşullarının bir gıdım düzeltilmesi taleplerinde karşımıza çıkardıkları masallardan biridir bu.

Hayır efendiler!

Hayır efendiler! Hayır küresel tekelci kapitalist, mali oligarşik vampirler! Sosyal liberalleri, reformistleri, işçiler için çıkmaz ayın son perşembesine denk gelen “süreç olarak çalışma koşullarının iyileştirilmesi, süreç olarak demokrasi” söylemlerinizle beklentiye sokabilirsiniz. Ama biz sınıf bilinçli işçileri öyle arkalıklı sandalye, şikayet dilekçesi gibi kırıntılarla durduramazsınız. (Gerçi arkalıklı sandalyeler iyi oldu. Arkalığından daha kolay tutulur ve ilk fırsatta şefin ya da kadın işçiyi taciz eden özel güvenliğin kafasına iner!)

Çalışma, yaşam, yönetim koşullarında bir şeylerin bir nebze düzelmesi, küresel tekelci kapitalizmin mali oligarşik diktatörlüğüne kaldığında çıkmaz ayın son perşembesine kadar olan “süreç işi”dir. İşçi sınıfı için ise daha yığınsal, daha örgütlü, daha militan mücadeleler işidir. Ve bu “düzelmenin” de kapitalizmdeki sınırları bellidir. Biz arkalıklı tabure, şikayet memuru gibi kırıntılarda, Lenin’in bir kadın işçinin “artık bize kara ekmek vermeye cesaret edemiyorlar” demesinden çıkarsadığı gibi, yalnızca, “artık bizi sırt ağrılarından kıvrandığımız taburelerde oturtmaya cesaret edemediğinizi” görürüz.

Siz de bunun pek güzel farkındasınız. Dünyanın yeni kanter atelyelerinde, Çin’de, Hindistan’da, Bangladeş’te, Güney Afrika’da, Nijerya’da, Brezilya’da işçi sınıfının büyüyen öz savunma mücadelelerini öyle bir iki kırıntıyla yatıştıramayacağınızı biliyorsunuz. Bu yüzden bir yandan artan baskılar ve işçi katliamları, diğer yandan Foxconn’un önümüzdeki 5 yılda 40 bin robot donanımı yatırımıyla teknolojik rasyonalizasyon dalgaları, öte yandan Çin’de olduğu gibi dev sanayi bölgelerinin sınıf mücadelesinin yükseldiği kıyı şeridinden işçi ücretlerinin çok daha düşük ve bilincin daha geri olduğu iç bölgelere doğru kaydırılması, en bi öte yandan işçilere “süreç içinde” bahşedilecek çalışma saatlerinin azaltılması koşullarının düzeltilmesi gibi reform vaatleriyle, bu kitle grevleri ve militanlaşması dalgasını kırmaya çalışıyorsunuz.

Biz ise, dünyanın yeni kanter atelyelerinde, “küresel fabrika”da, “ağır ellerini dünyaya basarak doğrulan” dev çaplı genç dünya proletaryası olarak kapitalizm nedir, nasıl mücadele edilir, artık yalnız kemiklerimizdeki ağrıyla değil kafamızla da, yükselen öz savunma savaşımlarımızla da yeni yeni öğrenmeye başlıyoruz. Yıkmayı da öğreneceğiz.

Siz hele şu dahiyane arkalıklı tabure tasarımlarını biraz daha geliştirin bakalım… Şikayet dilekçelerimizi ise ilişikteki fabrika işgallerinden, fiili kitle grevlerinden, barikat savaşlarından, yol blokajlarından, sokak isyanlarından alırsınız nasılsa…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*