Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Antep’te tekstil işçilerinin fiili grev dalgası

Antep’te tekstil işçilerinin fiili grev dalgası

Antep’te Şubat ayı başları, organize sanayi bölgelerinde yıllık ücret zamlarının belirlendiği dönemdir.

Antep tekstil sanayinde geçtiğimiz aylarda çok sayıda tekstil şirketi, kriz bahanesiyle işçi kıyımlarına başvurmuş, bazı şirketler bazı bölümlerini kapatmış, yemek ve servisleri kaldırmaya kalkışmış, ücretler üzerindeki baskılar artmıştı.

Ancak yılbaşındaki asgari ücret artışıyla, Antep’te tekstil işçilerinin mevcut ücretleri yeni asgari ücretin de altında kalmış, organize sanayideki sınıfsal gerilim artmıştı.

Tekstil patronlarının 2 gün önce açıklamaya başladığı ücret zamlarının yüzde 10 civarında olması üzerine gerilim had safhaya çıktı, Flament, Özsever, Boyar Kimya, Şireci gibi çok sayıda fabrikada fiili grev ve direnişlere dönüştü.

Çünkü patronların dayattığı sefalet zamlarıyla, “yeni” ücretler, asgari ücret artı bahşiş gibisinden, 2050-2010 liranın ötesine geçmiyordu! O da eski işçiler için. Yeni işçiler için yeni asgari ücretin altında kalan zam verenler bile vardı.

“Organize” tekstil patronları önce orta boy tekstil fabrikalarında bir nabız hamlesi yaptılar. Özsever, Flament fabrikalarında patronların dayattığı yüzde 10 civarında zam, işçiler arasında infiala yol açtı. Çok sayıda fabrika ve vardiyada işçiler işbaşı yapmayarak direnişe geçtiler. Asgari ücrete verilen yüzde 26.6 zammın altını kabul etmiyoruz, bir direniş talebi olarak tüm organizede hızla yaygınlaştı.

Bu nabız yoklama taktiğinde yer alan patronlar, direnişler karşısında kısmi geri adım atmış gibi yaparak, “zamları piyasa belirler, piyasa daha fazlasını verirse biz de onu uygularız” diye topu sözde “serbest piyasa”ya attılar. Bu antep tekstil sanayi jargonunda, “fiyatları ve ücretleri Sanko, Şireci, Gürteks, Boyar Kimya gibi en büyük tekstil tekelleri belirler, onlar daha fazlasını verirse biz de uygularız” anlamına geliyordu. Ancak bu söz, orta boy fabrikalardaki direnişi beklemeye dönüştüren bir patron manevrası olarak, direnişi zayıflattı.

Başka deyişle, organizedeki ücret zammı oranları, sektöre hakim olan bu tekellerin tekstil fabrikalarındaki sınıf mücadelesine, işçilerin direniş gücüne bağlı olacaktı.

Tabii, belirleyici olan “büyükler” de ücret zammı pazarlığını yüzde 10-14 civarında açınca, bu fabrikalarda da işbaşı yapmama, fiili grev ve direnişler gelişti. İşbaşı yapmayan işçiler, fabrikaların önünde toplanarak, yüzde 26.6 üstü direniş istemlerini ileri sürdüler.

Bu, bir çoğunda sendikanın olmadığı, var göründüğü (Öz İplik-İş) yerlerde de patron hesabına çalıştığı, Antep tekstil çapında yayılan, toplamda binlerce işçinin işbaşı yapmama/fiili grev direnişleriyle yer aldığı, bir nevi fiili bir toplu sözleşmeydi.

Antep’ten gelen son haberlere göre, Sanko, Melike gibi birkaç büyük fabrika zincirinde, patronlar yüzde 26.5 ve üstü zamlar vermişler. Birkaç büyük fabrikada ise bu zamlar sadece “söz” olarak verilmiş. Şireci ve Boyar Kimya’da ise yüzde 10-14 dayatmalarına karşı, dün akşam fiili iş durdurma başladı. Şireci’de patronun işçilerin taleplerini reddetmesi üzerine, işçiler bugün de pazar mesaisine gelmeme eylemi yapıyorlar.

Diğer fabrikalarda ise, zam oranları yüzde 20-22’ye çıkarıldı (Gülsan, Dost, Selçuk, Reyhan halı, Milat halı, Kaplan, Empera, vd), ancak işçilerin asgari şartının yine altında tutuldu. Direnişlerin sürdüğü Şireci, Gürteks, Boyar’da zam oranları henüz belli değil.

Antep’te tekstil patronlarının yüzde 10 zam dayatmasına karşın, ücret zamlarının Sanko’da yüzde 31’e, diğer bir çok fabrikada ise yüzde 20-26.5 düzeyine çıkması, kuşkusuz binlerce tekstil fabrikası işçisinin fiili grev ve direnişlerinin bir sonucu ve kazanımıdır.

Ancak yüzde 10 ile yüzde 26 arasındaki fark bile en fazla 200-250 liradır, ve Sanko’daki yüzde 31’li zam bile, bırakalım gerçek enflasyonu, temel gıda mallarındaki resmi enflasyonun bile altındadır. Her şeye karşın 200-250 liralık fark için bile, işçilerin işten atılmayı da göze alarak fiili direnişler gerçekleştirmesi, Antep’te olduğu gibi Türkiye çapında sınıf mücadelesinde kritik bir momente işaret etmektedir. Antep organize tekstilde bugüne kadar görülen en yaygın ve ortak talepli işçi direnişi olması da önemli bir göstergedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*