Anasayfa » GÜNDEM » Anonymous’un root ve ddos saldırısı: Devlet kurumları ve bankalar siber alanda çöktü

Anonymous’un root ve ddos saldırısı: Devlet kurumları ve bankalar siber alanda çöktü

İnternet ve enformasyonun üretim alanınına dönüşmesiyle, mali oligarşik kapitalizm için çok daha güçlü bir çekim haline geldi. Özellikle Çin ve ABD, Rusya kutupları arasında dns tabanlı, birçok çeşit savaş yöntemi uygulanıyor. Bunlar sadece yıkıp dökme değil, özellikle teknolojiye dayanan-dayanmayan tekellerin, birbirleri arasındaki rekabeti içeren bir siber silahlanma şekliyle de ortaya çıkıyor. Ancak internet alanında da mücadele tek kale değil.

Anonymus-laesst-gruessen-Die-Hacker-Gruppe-hat-sich-im-Kurznachrichtendienst-Twitter-zu-dem-Angriff-auf-das-britische-Innenministerium-bekannt-e1378896396859Anonymous da doğal olarak son süreçte artan gericilik ve savaş ortamında kendisini daha çok göstermeye başladı, bugün odaklandığı hedef Işıd’dir. Işıd’in interaktif modüllerini ele geçirmeye, sitelerini ve iletişimlerini internetten uzaklaştırmaya çalışıyor. Ananymous net bir sınıf mücadelesi biçiminde değilse de, varlığı antikapitalist çizgiler de içeren bir toplumsal muhalefet eksenindendir. Anonymous’un karakteri internetin özgürleşmesi mücadelesi dahil, Wall Street’i İşgal ve Gezi direnişlerinin karakterini yansıtır.

Anonymous Fransa Katliamından sonra özellikle Işıd’e siber alanda yaşama fırsatı vermeyecek çalışmalar yürüttü. Daha öncesinde Türkiye’ye Dijitürk saldırıları, ABD’de sarsıcı tecavüz olaylarının gün yüzüne çıkarılması, Arap baharı ve Gezi’ye destek vermesi, Redhack’la ortak bazı tutumlar ve çalışmalar yapmasıyla bilinir. Filistin halkına karşı katliamlar için İsrail’i internetten sileceğiz diyerek büyük bir savaş başlatmıştır.

Türkiye devletininin Işıd’le olan ilişkilerin gün yüzüne çıkmasıyla da, hedefini Türkiye devletine çevirdi. Devlet bakanlıkları ve kurumları, banka ve alan adı sunucularına çok farklı ip ve bölgelerden sunucu işlevlerini engellemeye yönelik dağıtık hizmet reddi denilen, aşırı sorgu atağı yüklemesi gerçekleştirdi. 10 günün sonunda 40 bin’e yakın site tahrip edildi. Saldırı konusunda, Nic.tr “saldırı yoğundu ama atlattık, dünya güvenlik standartlarına uygun tüm önlemleri aldık” diye geçiştirmeye çalışırken, TTNET “planlı çalışmadan dolayı” diyerek konuya cevap vermedi. Garanti bankası, İş bankası, Ziraat Bankası, Akbank’ın vb. sadece internet siteleri değil, mobil uygulamaları, bankamatik işlevleri, günlük finansal işlevleri sekteye uğradı, dijital iletişim çöktü, maddi zararları arttı. Bankalar saldırılar ve saldırıyla oluşabilecek güvenlik zafiyetlerinden kurtulmak için paniğe kapıldılar. Türkiye’de devlet destekli gerici, milliyetçi hackcı guruplarsa saldırılarla savunmasız bırakıldı.

Anonymous “Türkiye petrol alarak ve savaşçıları tedavi ederek IŞİD’i destekliyor. Türkiye lideri Erdoğan’ın IŞİD’e daha fazla yardım etmesini kabul etmeyeceğiz. Türk hükümetine sesleniyoruz, IŞİD’i desteklemekten vazgeçmezseniz internetinize ve bankalarınıza saldırmaya devam edeceğiz ve hükümet sitelerinizi çökerteceğiz. Havalaanlarınızı, askeri kurumlarınızı ve özel kurumlarla devlet organlarınızı hedef alacağız. Banka altyapınızı yok edeceğiz. Bu deliliğe son verin. Kaderiniz elinizde” diyor.

Norsecorp’in ddos attack monitörlerinden durumu incelediğimizde, genel 2-3 gb’ye varan genel ddos saldırı oranı, Anonymous ile çok büyük bir yoğunlaşmaya girerek en az 60 kat artıyor. Kimi atakların doğası gereği nereden geldiği bilinmezken, ABD, Çin, Fransa, Almanya, Portekiz, Hollanda ve Rusya ip’leri üzerinden saldırılıyor. Türkiye’deki kalifiye olmayan, daha çok ispiyonculukla uğraşan sözde hack’çileriyse, saldırı karşısında çaresiz, gösteriş oyunları yapıp duruyor. Çünkü konu root ve ddos yöntemi olunca en basit saldırı yöntemi olsa dahi hazırlıksızsan engellenmesi neredeyse imkansızdır; çünkü hiçbir sunucu kendisine gelen sorgu ataklarını cevaplarken bunun bot olup olmadığını anlayamaz. Bu yüzden güçlüdür, güvenlidir. Küresel düzeyden bot ağlarına sahip bir topluluğun elinde çok büyük bir silaha dönebiliyor. Bugün bunun sonuçlarını görüyoruz.

Anonymous’un içerisinde Rus hackerlerin olmadığı düşünülemez, bu saldırılarda da Rus hackerlerin ağır etkileri elbette vardır. Yalnız bu saldırı Rusya’dan mı yapıldı yoksa şuradan mı yapıldı gibi sorular önemsizdir, çünkü bu toplulukların ulusu genelde olmaz, saldırının gelişme çizgisi farklı lokasyon ve ağların ortak gücünün anonimleşmesi ve ulussuzlaşması gerçeğine dayanıyor, kişiler değil, kolektif istenç ortaya çıkmıştır. Güç ve gizlilikte buradan oluşuyor.

Anonymous yeni bir mücadele döneminin ve yöntemlerin ortaya çıkmasının ipucudur, Stallman’ın liberal özgürlük hareketinin etkilerini taşır ve asıl olarak profesyonel bir ekibin organizasyonudur, ancak siyasal sınırları bellidir. Yalnız burjuva kirli medyanın hacker tanımı üzerine yaydığı gibi sadece güvenlik kırmak veya saldırı yapmak için bir araya gelmiş maceracı bir topluluk değildir.

Yine de Anonymous’a, Kürt halkının Kobane savunusu sırasında Türkiye devleti ile şeriatçı-faşist çeteler arasındaki kirli ilişkiyi deşifre ettiği dönemde neredeydi diye sormak gerekiyor? Kürt kentlerinde katliamların olduğu bu dönemde, Kürt halkının özgürlük mücadelesini Ananymous neden görmüyor? Devletin Kürt halkı üzerindeki katliamlarını görmesi için uçak mı düşmesi gerekiyor? Çalışma işkencesi için, Foxxon işçileri, Amazon işçileri vd. üzerindeki mali oligarşik kapitalist sistemin sömürü ve kıyıcılığı karşısında neden susuyor? Bu durum mali oligarşik kapitalizmin çürümüşlüğü ve karanlığına karşı işçi sınıfının kendi sosyalist devrimci davası için dövüşecek örgütlenme ve mücadelesini tüm alanlardan bağımsız temelde inşa etmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Kapitalizm yaşamın her alanında olduğu gibi internet üzerinde de mali oligarşik egemenliğini yoğunlaştırıyor, onu bir azami kar ve egemenlik aracına indirgiyor, kitleleri susturmaya çalışıyor. Proletaryanın bu alandaki kızıl etkinliğine ihtiyaç artıyor ve anonimleşen kolektif işçi toplulukları ise durumu doğrudan mali oligarşik kapitalizme karşıt bir biçimde geliştirmek zorunda. Ne için oh çektiğimizi bilmez hala gelmemek için bu yeni dijital üretim ve mücadele süreçlerinde, yeniden oluşum içerisinde olan proletaryanın daha fazla söz ve inisiyatif sahibi olabilmesi, bu alanda hem teknik hem ideolojik-siyasal olarak gelişimi temel önemdedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*