Anasayfa » GÜNDEM » Amaç ‘ıslah etme/yola getirme’

Amaç ‘ıslah etme/yola getirme’

Hapishanelerde devrimci tutsaklara dönük hak gaspları her geçen gün artıyor. Hapishanelerdeki uygulama ile tutsakların haber alma hakları engellenirken, yayın yasaklarına televizyon kanalları da eklendi. Sincan F Tipi Hapishanesi idaresi, “Atatürk ilke ve inkılaplarına, vatanın-milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı yayın yaptığı” gerekçesiyle IMC TV’ye yayın yasağı getirdi.

ETHA’ya bir mektup gönderen devrimci tutsak Tahir Laçin, dergi, gazete ve kitaplara ilişkin yayın yasağının 10 Kasım’da yürürlüğe girmesine rağmen, 10 Kasım’dan önce gönderilen yayınların verilmediğini belirtti. Laçin, şunları yazdı: “Abonesi olduğumuz Atılım Gazetesi’nin 143. sayısından sonraki sayılar, bize verilmedi. Bu açıkça bir gasp! Bize ait olan ve yasal hiçbir engel bulunmayanın bize verilmemesi, zapt edilmesidir” dedi.

Sincan F Tipi Hapishanesinde 2012 yılında yine böyle bir kararın alındığını hatırlatan Laçin, itirazlar sonucunda İnfaz Hakimliği’nin kararıyla uygulamayı durdurduklarını belirtti.

Hapishane idaresinin “Atatürk ilke ve inkılaplarına, vatanın-milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı” yayın yapan kanalların da engelleneceği bilgisinin verildiğini aktaran Laçin, IMC TV’nin izlenmesine izin verilen televizyon kanalları listesinden kaldırıldığını belirtti.

Devrimci tutsak Tahir Laçin, karara karşı yaptıkları itirazın da reddedildiğini bildirdi.

24 saat boyunca ırkçı, şoven, gerici yayınlar yapan televizyon kanalları izlemek zorunda bırakıldıklarını belirten Laçin, “Tutsakların siyasi kimliklerine dönük açık bir saldırıdır bu” dedi.

Devletin, “iyileştirme” adı altında ideolojik ve politik dayatmalarla devrimci tutsakları teslim alacağını düşündüğünü belirten Laçin, “12 Eylül askeri faşist döneminin en bariz uygulamasını yeni biçimde diriltiyorlar. Bu saldırıların dışarıdaki ‘güvenlik paketi’ adı altında hazırlanan saldırılarla uyumlu olduğu açıktır. Bizler bu saldırganlığa karşı yasal ve meşru direnme hakkımızı kullanacağız” uyarısını yaptı.

Tahir Laçin, “Kasım Şehitler Ayı” vesilesiyle Atılım Gazetesi’ne gönderdiği kartların “3-5 cümleyi geçiyorsa mektup kapsamına girer. Zarar ederiz” gerekçesiyle PTT tarafından kabul edilmediğini de belirtti.

ÇHD: Tecrit yayın yasağıyla sürüyor

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Hapishane İzleme Komisyonu, bugün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla, hapishanelerde uygulamaya sokulan yayın yasağını teşhir etti.

Taksim’deki dernek binasında saat 12.30’da gerçekleştirilen basın toplantısında Av. Yağmur Ereren, Av. Günay Dağ ve Av. Tolga Çakır hazır bulundu.

Toplantıda ilk sözü alan Av. Günay Dağ, dün meclisten apar topar geçirilen yargı paketine dikkat çekti. Bu paketle birlikte yeni hak gasplarının geleceğini ifade eden Dağ, bu saldırıların bir sonraki adımının ise “iç güvenlik yasası” olduğunu belirtti.

Hapishanelerde uygulanmaya başlayan yayın yasağının ise tutsakların bu yayınlara ulaşmasını neredeyse imkansızlaştırdığını ifade etti. Hapishanelerde daha önce uygulanan kamera, şeffaf görüşme odası vb. uygulamaları hatırlatan Dağ, bu tecrit politikasının devrimci-sosyalist yayına ulaşımının engellenmesiyle sürdüğünü ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Düşünceye yasak konuluyor

Komisyon adına hazırlanan açıklamayı Av. Yağmur Ereren okudu. Açıklamada, F tipi hücre saldırısıyla birlikte süregelen saldırılara değinilerek şunlar ifade edildi: “Ancak ‘tecrit politikası’ olarak ifade ettiğimiz şey yalnızca F tipi hapishanelerin fiziksel koşullarıyla ve bu koşullarla bağlantılı sosyal izolasyonla sınırlı bir olgu değildir. Bunlara ek olarak uygulanan keyfi dayatmalar, yaptırımlar, saldırılarla bütünleşen daha kapsamlı bir politika söz konusudur. Bu politikanın özü de siyasi tutsakları düşüncelerinden vaz geçirme, ‘ıslah etme/yola getirme’ politikasıdır.”

Açıklamanın devamında ise 10.11.14 tarihinde Adalet Bakanlığı’nın gönderdiği genelgede her türlü kitap, gazete ve dergi gibi süreli yayınların tutsaklara ulaşmasının neredeyse tamamen yasaklandığı belirtildi.

Kitap ve birçok yayın da yasak kapsamında

Açıklamanın devamında, bu keyfi yasağın “kurum güvenliğini tehlikeye düşürme” gibi belirsiz bir gerekçeye dayandırılarak uygulandığı söylendi. Daha önce de dergi, gazete vb. yayınların tutsaklara ulaşmasının hapishane yönetimleri tarafından keyfi olarak engellendiği, fakat genelgeyle birlikte bu yasakların merkezi bir hale dönüştürüldüğü belirtildi.

Genelgede yasağa gerekçe gösterilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 62/3 maddesinde yer alan ibarenin yayınların tutsaklara ulaşmasını engelleyen bir anlamı olmadığı ifade edildi.

Yasağın yayınlarla sınırlı olmadığı, kitapların da bu kapsama alındığı belirtildi.

Yasakla amaçlananın tutsakların dış dünyayla ilişkilerini sınırlandırmak hatta koparmak olduğu belirtilerek açıklama sonlandırıldı.

Avukatlar, keyfi ve hukuka aykırı genelgenin iptali için Danıştay’a başvuru yapılacaklarını belirttiler.

etha, kızılbayrak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*