Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Albayrak’ın yeni ekonomik modeli: Yaw, he he!

Albayrak’ın yeni ekonomik modeli: Yaw, he he!

Damat Albayrak, “yeni ekonomik model” lafzı altında yaptığı konuşmada dedi ki…

Doğrusu ya, ne dediğinden kimse bir şey anlamadı.

Konuşmasının yüzde 90’ında, büyük sermaye efendileri ve küresel mali oligarşik burjuvaziye güven telkin edebilmek için, kanter içinde eveledi geveledi, kekeledi… Ama her laf çevirme çabasında batığın artık örtülemez halde olduğunu da itiraf etmek zorunda kaldı.

Konuşmasından bazı cümleler, sinir bozukluğundan gülmek için okunabilir:

“Çok daha kararlı ve güçlü şekilde emin adımların atıldığı önemli ve yeni bir dönem başlayacak. Dizayn ettiğimiz sistem sürdürülebilir olacak. Güçlü temelleri olacak. Esen rüzgarlara karşı ne kadar az sallanırsanız o kadar güçlü olursunuz.”

“Ekonomimizi güçlü temellerle inşaa edeceğiz. Ekonomideki tablo makro göstergelere göre makul değil. Paydaşlarla daha etkin iletişim ve güven oluşturacağız.”

“Değişime ayak uydurmak olmazsa olmaz olacak. Değişimden neyi kastediyoruz. Bu noktada baktığımızda piyasa ile güvenin sağlanmasından sonra diğer noktaya geçiyoruz. Gerçekçi politikaların seçilmesi öncelikli olacak. Olması gereken politikalar üzerinde bu sürecin temelinden bahsedeceğiz. Sizin bu iletişim ve uzlaşmacı politikaların seçilmesi ile ilgili adımları attığınızda spekülasyonların ekonomimize etkisini göreceğiz. Çok daha etkin bir süreç ortaya koyacağız. Etkileri güçlü ve etkin bir şekilde yöneteceğiz.”

“Özellikle Bankacılık sektörü, ülkemiz için en temel sektörlerden biri olmaya devam edecek.”

“Türkiye tüm bu süreçlerden bu yol haritasıyla 2023’e kadar çok daha güçlenerek çıkacak. Bir tarafta maniplasyon bir tarafta reel politika çerçevesinde Türkiye hazır bir strateji ile yoluna devam edecek.”

“Nüfus ve üretim çok önemli, üretim odaklı bir büyümeyi destekleyecek, temeli de sağlam bir şekilde dönüştürürse Türkiye’yi kimse tutamaz.”

Peki hakikaten ne demiş oldu şimdi? “Etkileri etkin bir şekilde yöneteceğiz.” (Belki, ama tepkileri yönetemeyeceğiniz kesin!)

Gerçekte ise zımmen söyledikleri şunlar: “Ekonomimizi güçlü temellerle inşa edeceğiz” (Ekonomimizin temelleri çürük)

“Değişime ayak uydurmak olmazsa olmaz olacak”: (Dünya çapındaki ekonomik gelişmelerin çok gerisinde kaldık)

“Gerçekçi politikaların seçilmesi öncelikli olacak” (Balon ekonomisi çöktü)

“Olması gereken politikalar üzerinde bu sürecin temelinden bahsedeceğiz” (Üretkenlik dibe vurmuşken, ihale, rant, tevşikle krizi öteleme çabası sonuna geldi)

“Nüfus ve üretim çok önemli, üretim odaklı bir büyüme desteklenecek” (Ucuz işgücünü daha da ucuzlatacağız, mutlak olduğu kadar göreli artı-değer sömürüsünü artıracağız.)

“Türkiye tüm bu süreçlerden bu yol haritasıyla 2023’e kadar…” (Kemer sıkmaya, Patlayan işsizliğe, düşen ücretlere, emek, insan, doğa yıkım ve yağmasına 5 yıl katlanırsanız, 5 yıl sonra düze çıkma ihtimalimiz olasılık belkisi dahilinde)

Sonra sadede geliyor:

“Yapısal reformlar hızlı bir şekilde hayata geçirilecek. Kamuda tasarruf tedbirlerine başladık, tasarruf mekanizmasını etkin kılacağız, enflasyonla mücadele, bütçe disiplini, faiz dışı fazlayı artıracağız, verimlilik…”

Bunlar ne anlama mı geliyor? Tasarrufu işçinin işinden, boğazından, iliğinden kemiğinden, canından, geleceğinden, zaten dibe vurmuş geçim ve yaşam olanaklarından, umudundan yapacakları anlamına geliyor. Geriye kalmış kısmi güvenceler, haklar kaldırılacak. Formal istihdam biçimleri enformalleşecek. Taşeron, kiralık, güvencesiz, sözleşmeli, geçici ve kısmi çalışma biçimleri yaygınlaştırılacak. Tüm işçiler çıplak işgücüne indirgenecek. Daha düşük ücretlere, 3-4 kişinin işini yaparak aşırı çalıştırılma artacak.

Yaw he he, çorba-ekmeğe çalışır mıydınız?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*