Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » AKP’nin Türk bayraklı, İstiklal Marşlı reklam filmi üzerine!

AKP’nin Türk bayraklı, İstiklal Marşlı reklam filmi üzerine!

AKP’nin “altın vuruş” olarak ilan ettiği Türk bayraklı ve İstiklal marşlı provakatif seçim reklamı filminin yayını, Türk bayrağı ve İstiklal Marşı’nın seçim propagandası amacıyla kullanılmasını yasaklayan seçim yasaları nedeniyle YSK tarafından durduruldu.

Tabii film sosyal medyada dönmeye ve milyonlar tarafından izlenmeye devam ediyor.

Film, “alçakların son sığınağı şovenizmdir” özdeyişine uygun bir provokatif şovenist prodüksiyonu. Filmde, siyah pardösülü karanlık bir şahsiyet olarak resmedilen biri, dev Türk bayrağı direklerinden birinin mekanizmasına çomak sokup bayrağı düşürüyor. Derken bayrağın indirildiğini hisseden, herkes, okullardan, evlerden, parklardan, işyerlerinden, tarlalardan -bir Kürt köylüsü dahil- koşup, Boğaz Köprüsü’nü koşarak geçerek, denize atlayıp yüzerek karşıya geçerek filan bayrak direğine birbirinin sırtına basarak çıkıp bayrağı yeniden göndere çekiyor. Fonda resmi devlet müsameresi dokunaklılığıyla Erdoğan’ın kendisi, İstiklal Marşı’nın şiirini okuyor. Finalde tabii AKP-Erdoğan’ın klasik seçim ilanı, vb.

Filmde mega bütçeli Holywood prodüksiyonu “World War Z”den de esintiler ve Sony Playstation 2 reklamından kopyalama var. Ama asıl çalıntı Gezi’den. Özellikle, insanların birbirinden habersiz yığınlar halinde sokağa dökülmesi ve Boğaz Köprüsü’nü yığınlar halinde yürüyerek geçmeleri, vb film, Gezi imgelemini de tersine çevirmeye çalışarak, “Türk devletinin devleti ve milleti ile bölünmez bütünlüğü”, “tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek dil” tarzı küflü söylemleri en gerici iç güdüleri kaşıyarak zerk etmeye çalışıyor. Bir nevi bir anti-Gezi seferberliğine çağırıyor, ırkçı-şovenist linç histerilerini kaşıyor.

Filmin, hemen Newroz arifesinde devreye sokulması raslantı olmasa gerek. Urla’da, Fethiye’de ve sayısız yerde Kürt halkına karşı saldırı ve linç histerilerinin körüklendiği, Kürt halkına “ne özerkliği ulan, kitlemizi zor tutuyoruz” mesajlarının iletildiği bir dönem de, bu film Gezi’ye olduğu gibi Kürt halkına karşı saldırıları artırmaya dönük çok aleni işaret aynı zamanda.

Türk bayrağı üzerinden en ilkel, gerici, ırkçı-şovenist içgüdülerle oynanmaya başlanması, Türkiye’de her rejim krizi sürecinin bir klasiğidir.

Nitekim filmdeki gibi, 40 metrelik bayrak direkleri ve 96 metrekarelik türk bayrakları, 2005 Newroz’unda Mersin’deki bayrak provokasyonu ve Kürt halkı ve devrimcilere karşı linç histerileri eşliğinde her yere dikilmeye başlanmıştı.

Mersin’deki bayrak provokasyonunda, Türk bayrağını bir kaç çocuk tarafından çiğnenip yakılmasını tezgahlayanın kontrgerilla olduğu daha sonra açığa çıkmış, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği’nden Ali Mutlu adlı şahıs, bu nedenle Ergenekon davasından tutuklanmıştı. AKP’nin bugün anlaşarak tahliye ettiği Korkut Eken gibi faşist kontra şeflerinin yanında 2005-2006 dönemindeki bayrak provokasyonları ve linç histerisini körükleyen bu gibi şahıslar da var mı bilemeyiz, ama filmin AKP-Ergenekon ittifakını da pek güzel yansıttığı görülüyor.

En sonu, sosyal medyada film üzerine tartışmalarda, çoğu CHPli ve ulusalcının tepkisi. Filmi, AKP’nin yapmış olmasına rağmen “çok etkilendiklerini, hüngür hüngür ağladıklarını” itiraf eden epey bir AKP muhalifi görünümlü ulusalcı kesim var.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*