Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Ahmet: “Yaşamak için pek zaman yok”

Ahmet: “Yaşamak için pek zaman yok”

Ozan Ahmet Tütüncü, insanca yaşanacak asgari ücret isteği ve mezarda emeklilik karşıtlığıyla 11 gündür yollarda. Malatya’dan başlayan yürüyüşün Pazar günü Ankara’da sonlanması planlanıyor. İnsanca yaşanacak asgari ücret yürüyüşçüsü Ahmet ile Yukarı Ulupınar köyü yakınlarında yol üzerinde soluklandığı bir söğüt ağacının altında yürüyüşe dair bir röportaj gerçekleştirdik.

İşçi Meclisi: Malatya’dan Ankara’ya hiç araç kullanmadan sadece yürüyerek gitmek, hemen hiç bir desteğe güvenmeden yola çıkmak hem cesaretli, hem de işçi sınıfının geniş kesiminin sorununu ifade eden talepleri öne çıkarman nedeniyle öncü bir iş. Bu eylemi tasarlama, hayata geçirme süreci nasıl gelişti?

Ahmet: Yıllardır asgari ücretle çalışıyorum. Asgari ücretli işçilerin yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları gördüm. Uzunca süre internet üzerinde, sosyal medyada insanlarla konuştum. Burada da Türkiye’nin her yerinden bir çok insanın tepkisini gördüm. Geleceğimi de bu koşullar altında iyi görmüyorum. Yasalara göre asgari ücretle 65 yaşına kadar çalışmam gerekiyor. Facebook’ta neler yapabiliriz diye konuşmak için bir sayfa kurdum. Bireysel olarak ta bu insanların seslerini, kendi sesimi nasıl duyurabilirim diye düşünmeye başladım. Beni yürüyüş fikrine götüren bu düşünceler oldu. Asgari ücretlinin insanca yaşayamadığını duyurmak için, ses getirmek için en ideal yolun böyle uzun bir yürüyüş olacağı fikrine vardım. Sosyal medyadaki insanlar da destek oldu. Yaklaşık 1,5-2 ay yürüyebilir miyim diye düşündüm. Ancak iş koşulları, kendim için hiç bir şey yapamadığım yaşamım, çok kötü geçse bile bundan kötü olamaz diye düşündürdü.

İM: Kaç yıldır işçisin? Hangi sektörlerde çalıştın?

Ahmet: Liseden çalışmak zorunda olmam nedeniyle ayrıldım, daha sonra çalışırken açıktan bitirdim. 6-7 senedir çalışıyorum. Neredeyse her şeyi denedim. Tarımda çalıştım. Fidancılık, inşaat, internet cafe, lunapark, yerel bir kanalda stüdyo kameramanlığı… Düğün salonlarında garsonluk yaptığım da oldu. Bir dönem aşçılık sertifikası aldım, Alanya’da çalıştım. Hemen hepsi asgari ücretli ve oldukça kötü koşullardaydı. 1,5 senedir çağrı merkezinde çalışıyorum.

İM: Çağrı Merkezi’nde çalışma koşullarından bahsedermisin?

Ahmet: Asgari ücret ve yorucu bir iş. Günün çok büyük bir parçasını iş yerinde geçiriyorum. Yaşamak için pek zaman yok. Ailemle sohbet etmek bile güç. Haftada 6 gün 11 saat çalıştıktan sonra dinlenmekten başka bir şeye vakit kalmıyor. Sektörde kalıcılık ta yok. Belli bir yaştan sonra o tempoya dayanmak zor. İlerde büyük ihtimalle çıkartılacağım. İşsizlik te gençler için önemli bir sorun.

İM: Yürüyüş kararını aldıktan sonra iş yerinden, çevrenden nasıl tepkiler aldın?

Ahmet: İş arkadaşlarımın çoğunluğu destekledi. Zaten anlattıklarım hepimizin yaşamını anlatıyor. Emeklilik yaşından dolayı kaygı duyan bir çok insanın da desteğini aldım. Ailem ilk etapta yürümemi istemedi. Başıma bir şey gelebileceğinden çekindiler. Ancak, bir süre sonra bu işte kararlı ve inançlı olduğumu görünce destek olmaya başladılar. Babam 30 senedir asgari ücret dolayında ücretlerle çalışıyor.

İM: Yürüyüşün başından beri işçi sendika ve örgütlerinden ne kadar destek aldın, yeterli olduğunu düşünüyor musun?

Ahmet: Sendikalar daha fazla desteklemeliydi bence. Bir kaç kez telefonla konuştuk, bunun dışında genel merkezlerinden çok destek gördüğümü söyleyemem. Yolda karşılaştığım bazı sendikalı işçilerden ise elbette çok iyi tepkiler ve destekler alıyorum. Sosyal medyadan belli bir destek de topladık. ÇMÇ-Der bana kendisi ulaştı ve başından beri yanımda olduğunu hissettiyor.

İM: Yürüyüşün şimdiye kadar geçen bölümünü kısaca değerlendirirmisin?

Ahmet: Umduğumdan iyi geçiyor. Yolda karşılaştığımız işçi ve yoksullardan büyük destek gördük. İşçilerin çok fazla sorunu var. Onlardan bahsediyorlar, sorunları biriktiriyoruz. İnsanların verdiği bir bardak su bile benim için oldukça kıymetli oluyor, moral, motivasyon artışı sağlıyor. Karşı çıkan, tepki gösteren insanlarla pek karşılaşmadık. Sadece belli bir konumda olduğu görünenlerin, patronların uzak baktığını, hoşnutsuz bakışlarla süzdüğünü hissedebiliyorsun, bu da normal. Güzergah üzerindeki işçiler ise yemek ve konaklama konusunda oldukça yardımcı oldu. Sizlerden gördüğüm destek, kilometreleri birlikte aşmamız hiç beklemediğim bir şeydi ve oldukça motive etti. Paris’ten, Almanya’dan telefonla arayanlar oldu. Bu da oldukça memnun edici ve duygulandırıcıydı.

İM: Yürüyüşün geleceğini nasıl görüyorsun? Destek olmak isteyenlerden beklentilerin neler?

Ahmet: Yürüyüşün her geçen gün daha fazla duyulduğunu telefonumun sürekli çalmasında anlıyorum. İstanbul’da ÇMÇ-Der tarafından bir çok kez yürüyüşü duyurma, desteği yaygınlaştırma çalışmaları yapılıyor, bunun etkisini de hissediyorum. İleride gireceğim kentlerde işçilerin, işçi sendikalarının desteklerini daha fazla görmeyi umuyorum. Şimdiye kadar gördüğümüz destek beni ileri adımlar için kararlı hale getirdi. Bir çok şeyin iyi olacağından eminim.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*