Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Ahmet Ankara’ya ulaştı

Ahmet Ankara’ya ulaştı

İnsanca yaşanacak asgari ücret ve mezarda emekliliğe hayır sloganlarıyla Malatya’dan 14 gün önce yola çıkan Ozan Ahmet Tütüncü bugün Ankara’ya ulaştı. Saat 14.00’te Ankara girişinde Ortaköy’de OSTİM İşçi Sağlığı Meclisi, ÇMÇ-Der ve İşçi Meclisi okurları tarafından karşılanan Ahmet, saat 18.00’de de Yüksel Caddesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Ahmet bir önceki geceyi Kırıkkale’de geçirdi. Ahmet, 13. gün akşamı Elmadağ ilçesi çıkışına kadar ilerlemesine karşın havanın kararması ve sivil polislerin yoğun tacizleri nedeniyle Kırıkkale’ye dönmek zorunda kalmıştı. Bugün sabah erken saatlerde yürüyüş bir önceki gün kaldığı yerden yeniden başladı.

Ahmet Ortaköy’de “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni”, “Turnikeler ayırır, meydanlar birleştirir”, “İşçiler ölüyor sermaye büyüyor”, “İnsanca yaşanacak ücret” yazılı dövizlerle karşılandı. Ortaköy’den tekrar başlayan yürüyüş Kayaş, Mamak, Saimekadın, Dikimevi, Kurtuluş ve Kolej’den geçerek Yüksel Caddesine kadar sürdü. Kolej’den itibaren “İnsanca yaşanacak ücret için Malatya-Ankara yürüyüşünde 14. gün” yazılı ozalit açıldı. Umut-Sen üyeleri de Dikimevi’nden itibaren yürüyüşe katıldı.

IMG_8766

İnsanca yaşanacak asgari ücret yürüyüşçüleri Yüksel Caddesi’nde alkış ve sloganlarla karşılandı. “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni”, “Yaşasın Malatya-Ankara yürüyüşümüz”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları atıldı.

IMG_8788

 

Basın açıklamasında ilk sözü ÇMÇ-Der aldı. Çağrı merkezi işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarından bahsedilen konuşmada, bir çağrı merkezi işçisi olan Ahmet’in yürüyüşünün sahiplenildiğine ve çağrı merkezi işçilerinin asgari ücretle, kölelik koşullarıyla çalıştığına, Ahmet’in öne çıkardığı sorunların tüm sektörü kapsadığına değinildi. Ardından sözü 700 km yürüyerek Ankara’ya ulaşan Ozan Ahmet Tütüncü aldı. Ahmet’in basın açıklaması şu şekilde:

“İnsanca yaşanacak asgari ücret için, mezarda emekliliğe hayır diyebilmek için 14 gün önce Malatya’dan başladığım yürüyüşümü burada tamamlamış bulunmaktayım. Amacım bunların yanında ağır çalışma koşulları, yıpratıcı iş saatler, taşeron-güvencesiz çalıştırma, düşük ücret altında ezilen yaşamlarımızı dile getirmekti. Bu taleplerle yaklaşık 700 km’yi geride bıraktım.

Açlık sınırının 1020 tl, yoksulluk sınırının 3320 tl olduğu günümüzde asgari ücret 803 liradır. Bu ücret işçilerin en temel yaşamsal gereksinimlerini karşılamalarına dahi yetmemektedir. Asgari ücretli işçi çalıştıran patronların işçiler üzerinden kazandığı paralar ortadayken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik işçiye peynir, ekmek göstermektedir. Bizi çalıştıranlar milyar dolarlar kazanır, lüks içinde yüzerken biz üretenler sefalet koşullarına mahkum ediliyoruz. Yıllardır asgari ücretle çalışan bir işçi olarak artık susma vakti değil dedim ve yola koyuldum.
Türkiye’de hiçbir sektörde 65 yaşına kadar çalışmak mümkün değil. Hatta bu çalışma koşulları ve yaşam standartlarıya 50 yaşının üstündeki bir bireyin sağlıklı kalması da mümkün gözükmüyor. Yani bu mevcut emeklilik düzenlemesi genç işçiler için emekliliği imkansızlaştırıyor. Emeklilik hakkının açıkça gaspına karşı da susma vakti değil haykırışıdır bu yürüyüş.

Yürüyüş süresince karşılaştığım herkesten destek gördüm. Kimi evini açıp misafir etti, kimi sofrasını açıp yemeğini paylaştı. Herkes desteğini hissettirerek zorlu yolculukta moral ve motivasyonumun en üst düzeyde kalmasını sağladı.
Yolda karşılaştığım işçi dostlarım her yürüyüşün taleplerini sahiplendi hem de kendi sorunlarını ekledi, dillendirmemizi istedi. Asgari ücretle günde 12 saat çalışan petrol işçileri, Karayollarında taşeron çalışan ve yargı sürecini kazandıkları halde kadroya geçirilmeyen işçiler, sigortasız, kayıtdışı çalışan belediye ve tarım işçileri… Hem destekleri arkamızda hissettik hem de yürüyüşümüzü onların taleplerini sahiplenerek sürdürdük.

Buradan asgari ücretliye, emekliliği hayale çevrilenlere, taşeron, güvencesiz, sigortasız çalışan işçilere, uzun iş saatleri ve yıpratıcı çalışma koşulları altında bastırılan neredeyse tüm toplumumuza tekrar sesleniyoruz. Artık susma vakti değil. Ben bir ses yarattığıma ve bunun katlanarak büyüyeceğine inanıyorum.

Yarın saat 10.30’da buradan tekrar yürüyüşüme başlayacak ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gideceğim.”

IMG_8871

Basın açıklamasına İşçi Meclisi okurlarının yanında ESM Ankara 1 No’lu Şube, BDSP ve EHP’de katılarak destek verdi.

Ahmet yarın 10.30’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne yürüyecek ve yürüyüşünü bu noktada sonlandıracak.

IMG_8874

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*