Anasayfa » GÜNDEM » Açlık grevi sürüyor, eylemler de…

Açlık grevi sürüyor, eylemler de…

Türk Tabipler Birliği (TTB), açlık grevleriyle ilgili olarak dün “Kritik günler kapıda” uyarısını yaptı. Adalet Bakanlığı’nın taleplerine henüz yanıt vermediğini belirten TTB, “Bir an önce sonlanmasını dilediğimiz bu sürecin can kayıplarına yol açmaması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır” çağrısında bulundu.

Türk Tabipler Birliği (TTB), Kürt siyasi tutsakların b açlık greviyle ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Kritik günlerin kapıda olduğu uyarısında bulunan TTB, Dünya Tabipler Birliği’nin 1991 tarihli Malta Bildirgesi’ni hatırlattı. Söz konusu bildirgede açlık grevcisinin “zihinsel olarak ehliyetli, açlık grevine kendi iradesiyle karar vermiş, bu nedenle belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddeden kişi” olarak tanımlandığına dikkat çeken TTB, “Açlık grevi bir intihar biçimi değildir. Bir protesto biçimidir. Kişi kendi iradesi ile bilinçli olarak yiyeceği reddetmektedir. Bir açlık grevi ölümle sonuçlanabilir fakat temel amaç ölüm değildir. Günlük belli miktarlarda su, tuz ve şeker alımını devam ettirme esasına dayanır. Ayrıca açlık grevi sonlandırıldığında kalıcı nörolojik sekellerin görülmemesi için B1 vitamini içeren preparatların mutlaka alınması gerekir” dedi.

“41. günü geride bırakırken grevlere ilk başlayan grupta belirgin olmak üzere uzun süreli açlığın olumsuz etkilerinin görülmeye başlandığına dair duyumlarımız artıyor” diyen TTB, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Şimdiye kadar yaşanan açlık grevi tecrübelerimizden de biliyoruz ki yaşamsal risklerin başladığı/başlayacağı günlerdeyiz. Hal böyle iken, kimi açlık grevcilerinin B1 vitamini almayı reddettiği, kimi cezaevlerinde ise grevcilerin yalnızlaştırmaya ve tecrite tabii tutulduğu, sağlıklı içme suyu, tuz, şeker ve B1 vitamini verilmediği yönünde haberler alıyoruz. Geçmişte açlık grevlerinin insan bedenine verdiği zararların –birçoğu basit önlemlerle engellenebilir- kalıcı sakatlıklarla ve ölümlerle sonuçlandığına üzülerek tanıklık ettik. Aynı süreçleri bir daha yaşamak istemiyoruz.”

TTB, “Bir an önce sonlanmasını dilediğimiz bu sürecin can kayıplarına yol açmaması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır” çağrısında bulundu. Vitamin almayı reddeden açlık grevcilerinin bu durumun bedenlerinde yaratacağı geri dönüşü olmayan zararlar hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini belirten TTB,”Bu katı tutumdan vazgeçmeleri yönünde çaba gösterilmeli, gerekli tıbbi takip ve muayeneleri hassasiyetle yapılmalıdır. TTB olarak bu konuda görev almaya hazır olduğumuzu geçtiğimiz günlerde kamuoyu ve Adalet Bakanlığı ile paylaşmıştık” dedi.

Adalet Bakanlığı’yla görüşme ve oluşturulacak heyetlerle cezaevlerini ziyaret etme taleplerine hala yanıt verilmediğini kaydeden TTB, “Yetkilileri bir kez daha ve acil olarak sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Cezaevleri yönetimlerince yalnızlaştırma ve tecrit benzeri uygulamalar asla dayatılmamalı, yaklaşan bayram tatili öncesi ivedi olarak sağlıklı içme suyu, tuz, şeker ve yaşamsal önemi olan B1 vitamini mutlaka temin edilmeli ve grevcilere ulaştırılmalıdır. Bilinmelidir ki, bu hassas süreçte aksi yaklaşımlar insan yaşamına kasıt anlamına gelecektir” uyarısını yaptı.

Tekirdağ yürüyüşüne saldırı
İSTANBUL – Cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çekmek için Esenyurt’tan Silivri ve Tekirdağ cezaevlerine doğru yürüyüş yapmak isteyen yüzlerce kişiye polis saldırdı. Kitle taşlarla karşılık verdi.

Esenyurt’tan Silivri ve Tekirdağ cezaevlerine doğru yürüyüşe geçmek isteyen kitleye polis saldırdı. Sabah saatlerinden itibaren BDP Esenyurt İlçe Örgütü binasına girişlere izin verilmezken, Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak yürüyüşe katılmak isteyen yüzlerce kişinin meydana girişine engel olundu. Onlarca zırhlı araç meydana getirilirken, etraftaki kafelerde oturan yurttaşlar dışarı çıkarıldı. Esnaflar zorla dükkanlarının içine sokuldu. İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ve BDP İstanbul İl Eşbaşkanları yurttaşların yanına geldi. Meydanının etrafında biriken kitleye polisler biber gazlarıyla saldırdı. Kitlenin taşlarla karşılık vermesi üzerine. Esenyurt’ta en işlek mevki olan Cumhuriyet Meydanı savaş alanına döndü. En az 5 kişi gözaltına alınırken, olaylar devam ediyor.

8 kentte tutsaklarla dayanışma eylemleri
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile Kürtlerin demokratik taleplerinin kabul edilmesi için PKK’li ve PAJK’lı tutsakların başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 42. gününe girerken, Diyarbakır, Batman, Van, Erzurum, Ardahan, Hakkari, Ankara ve İstanbul’da birçok kesim tarafından açlık grevlerine dikkat çekmek için eylemler yapıldı.

ANF’nin aktardığı üzere, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) bileşenleri, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. STGM adına açıklama yapan Sarmaşık Derneği Genel Sekreteri Şerif Camcı, “İnsanlığın vicdanına sesleniyoruz” diyerek, Kürtlerin doğal ve haklı taleplerini görmezden gelen hükümetin her geçen gün daha fazla insanın yaşamını yitirmesine neden olduğunu belirtti. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinin 42. gününde olduğunu belirten Camcı, grev sona erdirilse bile çok sayıda tutsağın bedeninde telafisi mümkün olmayacak kalıcı hastalıkların oluşacağına dikkat çekti. “Ödettikleri bedeller yetmezmiş gibi hala bedel isteyen ‘ilahlar’ gencecik ana kuzularını masum ve haklı talepleri için ölüme terk ediyor” diyen Camcı, tıkatılan hak arama yöntemleri karşısında tek seçeneğin yaşamlarını ortaya koymanın olduğunu dile getirdi.

AYDIN, YAZAR VE SANATÇILARDAN DESTEK

Kürt aydın, yazar ve sanatçılar ise açlık grevindeki tutsaklara Dicle Fırat Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenledikleri basın açıklaması ile destek verdi. Açıklamada, “Vicdanların kosteri de mi bozuk?”, “Zindanların direniş ruhu özgürlüğün sembolüdür ölüm orucu 42. gün”, “Tutsakların istekleri bizim isteğimizdir” dövizleri taşındı. Kitle adına basın metnini okuyan Senarist İlham Bakır, 12 Eylül “faşist darbesinden” sonra “Kürdistan’dan” ve Türkiye’deki cezaevlerinden 12 Eylül faşizmine darbe indirildiğini belirterek, bu durumun bir yaprağın bile kımıldamadığı dönemde altın harflerle yazıldığını söyledi. “12 Eylül faşist darbesinin kalıntılarının hala devam ettiğini belirten Bakır, “Dünün politik teslimiyet noktasındaki oportünistleri bugün iktidarda ve 12 Eylül faşist zihniyetinin ardılı, beslemeleri ve sürdürücüleri konumundadır” dedi. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinin 42. gününe girildiğini ancak hükümetten daha bir tepkinin gelmediğini vurgulayan Bakır, “12 Eylül faşist cuntanın beslemesi olan hükümetten şimdiye kadar eyleme destek veren halka saldırmaktan başka cevap verilmemiştir” dedi. Tutsakların taleplerinin karşılanabilecek talepler olduğunu vurgulayan Bakır, “Bu talep yani Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, anadilde eğitim ve savunma hakkı barışın ve eşitliğin sağlanması anlamını taşıdığını biliyoruz” dedi. “Biji Serok Apo” diye slogan atan kitle eylemini sonlandırdı.

BATMAN’DA BÜYÜK MİTİNGE KATILIM ÇAĞRISI

12 Eylül’den bu yana süren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine dikkat çekmek için 27 Ekim’de Batman Farabi Hastanesi önünde düzenlenecek olan “Ölümlere sessiz kalmayacağız taleplere yanıt verilsin” mitinginin hazırlıkları sürüyor. Dün akşam mahallelerde yapılan halk toplantılarına milletvekilleri de katıldı. BDP Batman Milletvekili Ayla Akat, Batman’ın Beşiri ilçesi ile Beşevler Mahallesi’nde halk toplantılarına katılırken, BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici ise Yavuz Selim ve Pazaryeri mahallelerinde halk toplantılarına katıldı. Toplantıda konuşan Binici, AKP hükümetinin 2002 yılından bu yana Kürt halkını kandırmaya çalıştığını belirterek, “Onların kandırmalarına ‘artık yeter’ diyoruz. Bizim halkımız da, dilimiz de var ve bu dil 20 milyon insan tarafından konuşuluyor. Önderimiz Sayın Öcalan 453 gündür İmralı’da zindanda ve direnmekte. Arkadaşlarımız 40 günü aşkın bir zamandır ölüm orucundalar. Düzenleyeceğimiz miting ile grevdeki tutsaklara destek olmalıyız. Komşumuzun, arkadaşımızın elini tutarak, miting alanını doldurmalıyız” diye konuştu.

ERZURUM’UN 2 KÖYÜNDE AÇLIK GREVİ

Erzurum’un Karayazı ilçesinin Yahyalı ve Melabadi köylerinde köy sakinleri tarafından açlık grevlerine destek amaçlı olarak açlık grevi başlatıldı. Tekirdağ 1 Nolu Cezaevi’nde açlık grevinde bulunan Serhat Göksu isimli tutsağın ailesinin de destek verdiği açlık grevi eylemi, Yahyalı köyünde kadınların öncülüğündeki 6 gündür devam ediyor. Melabadi köyünde açlık grevi yapan köylüleri, İHD Erzurum Temsilciliği üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri ziyaret etti.

VAN VE HAKKARİ TAİPLER ODASI BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

Van, Hakkari Tabipler Odası Başkanlığı, süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevlerinde siyasi tutsakların sağlık durumları ve ağır sağlık sorunları konusunda oda avukatının aracılığıyla cezaevine ziyaret yapılmak istendiği belirtilerek, “Şuana kadar ziyaret mümkün olmadı. Yetkili kurumlar, ziyaretimiz için yasal işlemleri başlatacaklarını söyledi. Kentte bulunan sivil toplum kuruluşları bir toplantı düzenledik. Oda olarak oluşacak sorunlar neticesinde çabalarımızla mücadelemize devam edeceğiz” denildi.

ARDAHAN’DA İÇ SAVAŞ UYARISI

BDP Ardahan İl Örgütü üyeleri, açlık grevindeki eylemcilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan BDP Ardahan İl Eş Başkanı Leyla Yılmaz, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinin 42. gününe girdiğine dikkat çekerek, “Kamuoyu, yetkililer çok sessiz, sanki içerdekiler bu ülkenin bu halkların çocukları değil. Kör, sağır ve dilsiz olan bir iktidar ile karşı karşıyayız. 12 Eylül cuntasından daha geri bir tavır ve tutum takınan bu iktidar, ülkemizi içerde ve dışarıda savaş, kan, gözyaşı, tutuklama girdabına sürüklenmiştir. Cezaevlerinde ölüm sınırına yaklaşan bedenler, ezilen işçi ve emekçiler, dağlarda süren ölümler, susturulmuş muhalif medya, her gün artan yoksulluk ne yazık ki yandaş medyanın gazete ve programlarında bir satır bile yer almamaktadır. Bu ülke batarsa siz de boğulursunuz. Bugün cezaevlerinde eğer ölümler yaşanırsa bu ülkede ne yazık ki, iç savaş ihtimali doğar. Bunun için vicdan sahibi, herkes tutsakların taleplerine kulak vermelidir” dedi.

YÜKSEKOVA’DA YÜRÜYÜŞ VE OTURMA EYLEMİ

Açlık grevlerindeki tutsaklara hükümetin “müdahale edileceği” sinyali vermesi üzerine Yüksekova’da yürüyüş ve oturma eylemleri kararı aldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Yüksekova BDP İlçe Başkanı Rüstem Demir, “Kürt özgürlük talepleri yeni bir evreye girdi. 30 yıllık savaşta özellikle bu süreçte devlet güçleri çok daha saldırganlaşarak ihlaller başladı. Hükümetin uygulamalarına bu halkın tahammülü kalmamıştır. Hükümet, Kürt halkının sabrını sınamasın. Bugün bu aşamada devletin sinyalini verdiği gibi bir müdahale olursa, inanıyorum ki, ‘hayata dönüş’ operasyonundan çok daha kötü sonuçlar olacaktır” diye konuştu. Demir, açlık grevindeki tutsaklara destek amacıyla her Cuma Yüksekova BDP İlçe binasından eski cezaevi kavşağına kadar yürüyüş ve oturma eylemini yapacaklarını, bayram sabah PKK’lilerin mezarlarını ziyaret edecekleri, bayramın ikinci günü özellikle açlık grevine giren tutsakların aileleri ile çatışmalarda yaşamını yitiren HPG’lilerin ailelerini ziyaret edecekleri ve saat 14.00’de yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştirecekleri ifade etti.

İSTANBUL’DA ALEVİ KURUMLARINDAN ‘DUYARLILIK’ ÇAĞRISI

Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Divriği Kültür Derneği’nin de aralarında bulunduğu Alevi kurumları, cezaevlerinde Kürt tutsaklarca sürdürülen açlık grevlerinin 42. gününde İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde açıklama yaptı. Kurumlar adına açıklama yapan Alevi aktivist Hatice Altınışık, “Sessizliğe vicdanımızın sesi ile seslenelim” diyerek, gerekli önlemlerin hükümet tarafından alınmaması halinde ölümlerin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Altınışık, “AKP hükümeti ve sessizlikleriyle AKP politikalarına destek verenler her bir tutuklunun ölümünden sorumlu olacaklardır” diyerek taleplerin karşılanması gerektiğini vurguladı. Açıklamanın ardından bir anne ve kadın olarak açlık grevine destek amacı ile 3 gün boyunca Okmeydanı Cemevi’nde açlık grevi eyleminde olacağını belirten Altınışık, “Talepleri taleplerimizdir. Aleviler olarak bizim dışarıda talep ettiklerimizle onların talep ettikleri arasında bir fark göremiyorum” dedi. KCK adı altındaki operasyonla tutuklanarak kısa süre önce tahliye olduğunu dile getiren Özgür Demokratik Alevi Hareketi’nden Kemal Karagöz ise, içeride tutsakların neler yaşadığını ve onların taleplerinin neler olduğunu çok yakından bildiğini belirterek, destek amacıyla 3 gün boyunca açlık grevi yapacağını belirtti.

Ankara’da Emek Güçleri açlık grevcileri için yürüdü
İHD, TİHV, ÇHD, TTB, KESK ve DİSK üyeleri, cezaevlerinde yaşanan açlık grevlerine dikkat çekmek için Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Yürüyüşün ardından yapılan ortak açıklamada, cezaevlerinde açlık grevine giren tutsakların durumunun kritik olduğu belirtilerek, siyasi iktidarın ölümler yaşanmadan talepleri değerlendirmesi istendi.

PKK’li ve PAJK’lı tutsakların 42’inci güne giren açlık grevi eylemine dikkat çekmek amacıyla İHD, TİHV, ÇHD, TTB, KESK ve DİSK üyeleri, YKM önünden Adalet Bakanlığı Ek Binası’na yürüyüş gerçekleştirdi. “Cezaevleri ‘ölüm’ evleri olmasın” pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Tecridi kaldır ölümleri durdur” sloganları atıldı. Yürüyüşe, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ile kurum temsilcileri katıldı. Yürüyüş sırasında Adalet Bakanlığı Ek Bina önünde polisin yoğun önlemleri dikkat çekti. Yürüyüşün ardından kurumlar adına ortak açıklama yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 12 Eylül günü cezaevlerinde başlayan açlık grevlerinde 42. güne gelindiğini belirtti.

Türkdoğan’ın ardından konuşan KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise, hükümetin açlık grevlerini görmezden gelmesini eleştirerek, “Talepler ortadadır. Bu talepler Kürt sorununun demokratik çözümünün de talepleridir. Tutsaklarla ilgili yaşamsal sorunlar ortaya çıkmadan hükümet talepleri görmelidir. Hükümet talepler eksenli müzakere sürecini başlatmalıdır” dedi. Özgen’in ardından konuşan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı da, medyanın açlık grevlerine yaklaşımını eleştirerek, “Buradan manşetleri ve yayın politikalarını belirleyen gazetecilere sesleniyorum. Sizin 2000’li yıllarda attığınız iğrenç manşetler ‘Hayata Dönüş’ katliamını getirdi. Dezenformasyona izin vermeyin. O dönemki alçak tavrınızı yeniden kullanmayın. Basın artık bu süreçte tarihsel sorumluluğunu yerine getirmelidir” dedi.

(Ajanslardan derlenmiştir)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*