Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Abbasağa Parkı’ndan notlar

Abbasağa Parkı’ndan notlar

İçerikGezi’nin 2. yıldönümünde Beşiktaş Abbasağa parkındaki etkinliğe yoğun sirkulasyonla birkaç bin kişi katıldı. Katılım belki az ama ruh hali ve içerik beklenenden iyiydi. En dikkat çekici yan da, geçtiğimiz 2 yıla oranla, işçi sınıfının sınıf olarak varlığı ve stant, forum ve sohbetlerdeki ağırlığının belirgin olarak artmış olmasıydı.

Forum öncesi standları dolaşıyoruz. Öne çıkan standlar TODAP, Emek-Sen ve Bağlantıyı Kes standları.

Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar standıntındaki arkadaşları Metal İşçilerinin Direnişi için yaptıkları anlamlı açıklama için tebrik ediyoruz. Yörsan işçilerinin direnişinden bu yana öne çıkan işçi direnişlerine psikologlar olarak gittiklerini, hem saha araştırması yaptıklarını hem de işçilere, işçi ailesi ve çocuklarına ellerinden geldiğince psikolojik uzmanlık desteği verdiklerini, en son Soma’daki işçiler ve ölen işçilerin aileleri ve çocuklarıyla böyle bir çalışma yaptıklarını anlatıyorlar. İçlerinde türbanlı bir kadın psikolog da var. İşçi sınıfına ilginiz neden? diye soracak oluyoruz. Hem bizimkisi en sosyal mesleklerden biri, hem de artık biz de işçiyiz, işçileşiyoruz diyorlar.

11349933_438166746349873_1573194467_nEmek-Sen standında, direnişçi Dora işçisi ve sendikacı abilerimizle sohbete geçiyoruz ardından. Sendikacı abilerimiz, 80 öncesi Maden-İş’ten bu yana işçi sınıfı mücadelesi içinden yükselen çınarlar gibi. Yalnız kendi otel-turizm sektörüyle de sınırlı değil ilgileri. 80 öncesi Maden İş’in MESS ve DGM grevlerinden, bugünkü metal işçilerinin direnişine, DİSK’in bugünkü durumuna, oldukça zengin bir sohbet yapıyoruz.

Bağlantıyı KES standında, bu kez beyaz yakalı işçilerle tartışıyoruz, metal işçilerinin direnişini, Gezi’yi, yeni işçi kitlelerinin örgütlenme ve sınıf bilinci sorunlarını. PEP’in sahaya inmediği için fazla yol alamadığını, saha çalışması ve örgütlenmesinin önemi, metal işçilerinin fiili taban inisiyatifi ve fiili grevlerinin ortaya çıkardığı durumun beyaz yakalı işçiler açısından nasıl değerlendirilebileceği, bu seferki sohbet konularımız.

Park boyunca çeşitli siyasetlerin bildirileri, yayınları, ajitasyonları havaya karışıyor. HDP standında Kürt gençler ve HDP’liler saatler boyunca durmadan halay çekiyorlar. En canlı stand onların ki, ama çevrelerine en ilgisiz, kendi çalıp söyleyen stand da onlarınki. HDP ve CHP standlarının işçi direnişleriyle, metal işçileriyle uzaktan yakından ilgisi yok.

11329035_438166779683203_271577003_nDevrimci Proletarya standı, hiçbir düzen partisine oy yok! demesiyle, özellikle gençlerin, işçi sınıfı vurgusuyla da işçilerin ilgisini çekiyor. Metal işçilerinin direnişine ilişkin İşçi Meclisi bildirisini dağıtıyoruz. Gezi kitabımızı çokça karıştıran oluyor, birkaç tane de satın alan.

Etkinliğin açılışıyla birlikte, ilk söz verilenler direnişteki işçiler. Divan Oteli işçileri, Dora işçileri, Bedaş işçileri, Kazova işçileri direnişlerini anlatıyor.

Dora ve Grand Otel işçileri, aynı gün sabah Taksim’de eylem yaptılar. Gezicilere odaklanmış polis, direnişçi işçilerin Taksim’de yürüyüşüne görünce önce ne yapacağını bilemedi, koşup ablukaya aldılar, ama saldıramadılar.

Divan işçisi kadınlar, Divan otelinin mutfak fabrikasında sabahtan akşama poğaca börek açtıklarını ama örgütlenince Koç grubu yönetiminin onları içeri kilitleyip yemek vermediğini, dışardan yemek almalarını da engelleyip düpedüz günlerce aç bırakıldıklarını anlatıyorlar. Divan otel ve lokantalarının tüm yemeklerini, tatlılarını biz yapıyoruz, aç bıraktıkları da biziz, diye haykırıyorlar.

İşçilerden sonra Kuzey Ormanları Savunması, 3. köprü ve havaalanı gibi mega neoliberal projelerinin yalnız ormanları, suyu değil 17 milyonluk nüfusuyla bütün İstanbul’u, hatta Marmarayı, Marmara Denizini ve canlıları tehdit ettiğini anlatıyor. Gezi’nin işçi ve doğa mücadelesiyle sürdüğünü söylüyorlar.

Parkta en büyük keder ve heyecan Gezi’deki ölülerimiz, sakatlananlarımız adına yapılan konuşmalarla doğuyor. Berkin’in ailesi, Berkin için Gezi’nin 2. yıldönümünde Gezi Parkı’na bir karanfil bırakmalarına bile polisin izin vermeyip itilerek uzaklaştırıldıklarını anlatıyor. Mücalla hocamızın konuşmasının Gezi’de ölenlerimize ilişkin bölümünde başlayan alkışlar, dakikalarca susmuyor.

gezi-2-yasinda-yurttaslar-abbasaga-ve-goztepe-ozgurluk-parki-nda-48961-1İstanbul Üniversitesinin öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından rektör seçildiği halde Erdoğan tarafından veto edilen fahri rektörü alıyor sonra sözü. Uğradığı haksızlığı hiç mevzubahis etmeden o da, Samsun’da öldürülen hekimi gündemleştirilip sağlıkçıların uğradığı saldırıları anlatıyor, herkesi Pazartesi günü hekimlerin yapacağı işbırakma eylemine çağırıyor.

Taksim Dayanışması adına yapılan resmi konuşmada da, hayret, yine işçilere ilişkin. Onlar da İstanbul’daki işçi direnişlerinden girip metal işçileriyle devam ediyorlar. Biz n’oldu bunlara, metal işçisi mi çarptı diye düşünürken, bizi daha da şaşırtıp Divan işçilerine özeleştiri veriyorlar. Bu bir nevi Gezi sırasında Divan otelin otoparkının Gezi yaralılarına fiilen revir yapılması nedeniyle Koç’a tutulan alkışın özeleştirisi. Divan işçilerinin 14 Haziran’da yapacağı eyleme Taksim Dayanışmasının dayanışma çağrısı yapması oya sunuluyor ve coşkulu alkışlarla hemen oybirliğiyle kabul görüyor.

11270969_438166796349868_763152047_nForum kısmı, sol halen bu forum meselesini pek anlamamış olmadığından, daha çok ajitasyon konuşmalarıyla geçiyor. Ancak dikkat çekici bir nokta söz alan 10-12 kadar konuşmacının yarısından fazlasının metal işçilerinin direnişine göndermede bulunması, dayanışma çağrıları. Tabii yine ağırlık “AKP faşizmi”, “diktatör” vb ama işçi sınıfının da kendini 2 yıl öncesine göre çok daha fazla gündemleştirmeye başladığı bir gerçek.

Direnişteki işçileri tekrar dolaşıyor, neden İstanbul’da ortak bir basın açıklaması düzenlemiyorsunuz, metal işçilerine ortak bir dayanışma açıklamasını gündemleştirmeye çalışıyoruz.

Ardından tabii Sulukuleli roman rapçiler, Bandista, Bulutsuzluk Özlemi ile bütün park hareketleniyor.

Müzikle birlikte, kitle de yavaş yavaş biralarını alıp çimlere doğru çekiliyor. Çarşı grupları, işçi grupları, gençlik grupları… Sohbetler Gezi anılarıyla iç içe metal işçileri, seçimler, şarkılar, neşeli kahkalarla birlikte yuvarlanıyor.

Devrimci Proletarya grubu, işçi arkadaşlarla birlikte, kendi içinde forumu bir işçi forumu olarak devam ettiriyor.

11289926_438166756349872_1214957815_n

11280160_438166676349880_1137967371_n

11281885_438166693016545_128746045_n

11358867_438166709683210_1888270997_n

11212425_438166719683209_2119439929_n

11245393_438166856349862_1508991226_n

 

11356163_438166626349885_1995922433_n

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*