Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Öğretmen intiharları çığ gibi büyüyor!

Öğretmen intiharları çığ gibi büyüyor!

Öğretmenlik ataması 8 yıldır yapılmayan Alim Koç, Aydın’da şah damarını keserek intihar etti.

Alim Koç, 8 yıl önce Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünden mezun olmuştu.

Yıllar yılı atama beklerken geçici işlerde çalışıyordu. Girip çıktığı işler, çoğundan 3 aya kalmadan çıkartılmak, bazılarından parasını bile alamamak ağırına gidiyordu.

Öğretmen emeklisi olan annesine sık sık “Ben mutlaka kendi ayaklarım üstünde durmalıyım” derdi. 33 yaşına geldiği halde, hala öğretmen anne-babasının evinde kalmak, onların eline bakmak zorunda kalmak ağırına gidiyordu.

Ailesi bir öğretmen ailesiydi. Annesi-babası öğretmen emeklisiydi. Çocuklarını da kendileri gibi bir zamanki öğretmen olma ideali ile yetiştirmişlerdi. Alim’in abisi de Mersin’de öğretmenlik yapıyordu. Ama öğretmenlik çoktan bir ideal olmaktan çıkmış, herhangi bir iş kapısı haline gelmiş, o kapı da hala o ideali umutsuzca yaşatmaya çalışan öğretmen ailesi çocuklarının da yüzüne kapanmıştı.

Alim 33 yaşına dayandığı halde halen atanmasının yapılmamasından, emekli anne-babasının eline bakmaktan ve evde bir sığıntı gibi yaşamaktan, girdiği her işten 3 aya kalmadan çıkarılmaktan, yakınıyordu. Kölece yaşama daha fazla dayanamadı. Daha önce de bir kez bileklerini keserek ve bir kutu ilaç içerek intihara teşebbüs etmiş, şans eseri kurtarılmıştı.

Bu sefer kurtarılamadı. Öğretmen olma, kendi ayakları üzerinde durma umudu tükendi.

Emekli öğretmen olan baba Yaşar Koç’un bir süre önce kalp krizi geçirdiği ve buna bağlı olarak kısmi felç yaşadığı ve iyileşmek üzere olduğu için oğlunun vefat haberinin kendisinden gizlendiği belirtildi. Emekli anaokulu öğretmeni olan Anne Nuray Koç ise, oğlunun Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünden mezun olduğunu ancak bir türlü atanmadığı için bunalıma girdiğini söyledi. Oğullarının Sürekli olarak kendilerine ‘’ Ben mutlaka kendi ayaklarım üzerinde durmalıyım’’ diyerek sitem ettiğini kaydeden acılı anne ‘’Oğlum bana girdiği işlerden yakınırdı. Sürekli kendisini üç ay çalıştırıp çıkartan iş yerlerini şikayet ederdi’’ diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

İntihar eden öğretmenler: 2008-2013 arası 30 öğretmen. Son 2 ayda 5 öğretmen.

Buyrun size “ulusal istihdam stratejisi”: Sermayenin neoliberal birikim stratejisi, işçi cesetleri üzerinden yükseliyor. Eğitim alanında da, bir yanda sermaye tekelleşirken, diğer yanda işsiz öğretmen cesetleri yükseliyor.

Öğretmen intiharları çığ gibi büyüyor!/Ekrem Durmuşoğlu/www.okuldersleri.com

Yıl 2017, Öğretmen intiharları çığ gibi büyüyor, psikologlar çaresiz durumda! Psiko-seferberlik ilan edildi.

Değerli okurlarım, 2000’li yılların başından beri süregelen öğretmen sorunu tam bir sosyal faciaya hatta katliama dönüştü. Dün öğretmen atamaları yapıldı 54 branştan toplam 2180 öğretmen ataması yapıldı, “bu kadar çok” öğretmen atamasının nedeni önümüzdeki yerel seçimler elbette ama buna rağmen 1 milyon 450 bin “ataması yapılmayan” öğretmen hüsrana uğradı.

Branşlara göre en düşük taban puanlar:

Din Kültürü 250 kadro puan: 98.156,
Okul Öncesi 110 kadro: puan 99.345
Rehberlik 80 kadro puan 99.432

Bu tablonun ortaya çıkmasıyla birlikte aynı gün 16 ayrı ilde 73 öğretmenin intiharına şahit olduk. Geçen yıl toplamda 487 öğretmen intihar etmiş ve 460 tanesi kurtarılamamıştı.

Arşivleri karıştırdığımda 2010 – 2017 yılları arasında toplamda 6240 öğretmen intihar etmiş. 2 yıl önce psiko-seferberlik adı verilen olağanüstü hal ilan edilmişti. Bugün ise bakanlık basında bir uyarı yayımladı. Uyarı aynen şöyle:

Öğretmen “adayları“nın ailesi, çocuklarının sıradışı davranışlarını fark ederlerse derhal kriz masası ekiplerini aramalarını (444 5749 – 444 KRIZ) ve psikolog ekipleri gelinceye dek onları yalnız bırakmamaları konusunda uyarıyordu.

Manisa’daki A.Ç adlı Türk dili ve edebiyatı öğretmenimizin intiharının hemen öncesinde yazdığı mektup bu facianın nasıl bu hale geldiğini açıkça göstermektedir. İşte o mektup:

2002 yılında üniversitemi en iyi derece ile bitirdim. Büyük bir heyecan ve aşk ile görevime başlayacakken önüme en büyük engel olan KPSS’yi koydular. Matematik bilmediğim ve yapamadığım için 15 yıl boyunca atanmadım. Beni özel dershanelere peşkeş çektiler. 8 yıl boyunca bir tek kuruş almadan çalıştırdılar ve stajyerliğimi kaldırmadılar. Açık artırmada diğer öğretmen arkadaşlarım daha çok para verdiği için onların stajyerliği kalktı ama ben yine hüsrana uğradım! 2009 yılında bir rektörün büyük bir müjde olarak verdiği açıköğretimli öğretmen (!) ordusu her yıl yüzbinlerce mezun vermekte ve hiçbiri atanamamaktadır. Dershanelerde bedavaya çalıştıkları için bizler de işsiz kaldık. Sonra 5 yıl boyunca hiç durmadan KPSS’ye çalıştım. Atanabilmem için 100 üzerinden 99.5 almam gerekiyordu hayatımın en güzel ve en verimli yılları matematik çalışarak, adını bile duymadığımız ülkelerin dış borçlarını ezberleyerek geçti! Ben bir edebiyat öğretmeniyim! Edebiyat öğretmeni!!! Ölümüme neden olanları saymama gerek yok hepsi kendini biliyor, sonraki hayatta hakkımı ödeyebileceklerini sanıyorlardır eminim ki!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*